USA SABAH 18 Kasım 2017 Cumartesi
Yusuf Selman İnanç
  • Haber giriş tarihi: 17 Aralık 2013 Salı 17:01
  • Güncelleme saati: 14:01

Suriye’de kim kiminle savaşıyor?

Suriye'de Mart ayında üçüncü senesini dolduracak olan iç savaş gittikçe daha karmaşık ve vahim bir hal alıyor. Savaşın başlangıcında sıradan Suriyelilerden ve Suriye ordusundan ayrılan birliklerden oluşan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) neredeyse yok olmanın eşiğine geldi.

BBC'nin tahminine göre Suriye'de irili ufaklı yaklaşık bin grup savaşıyor. Savaşan gruplar hem mezhep, hem savaş sonrası Suriye tahayyülü hem de destekçileri bakımından birbirlerinden ayrılmış durumda.

Savaşın başlangıcında bir tarafta muhtelif siyasi çıkarlar sebebiyle Rusya ve İran gibi ABD karşıtı ülkeler tarafından desteklenen Esed rejimi, diğer tarafta ise başta ABD, Katar ve Türkiye olmak üzere Avrupa tarafından desteklenen ve seküler ve demokratik bir Suriye hedefleyen ÖSO vardı. Ancak savaş ilerledikçe ülkedeki kaotik ortamı fırsata çevirmek isteyen ve özellikle Suudi Arabistan tarafından desteklenen Selefi gruplar da savaşa dahil oldu. Demokratik bir yönetim yerine kendilerince bir İslam yönetim biçimi öngören El Kaide bağlantılı gruplar mutlak hakimiyet elde etmelerine engel teşkil eden ÖSO'yu aradan çıkartma isteğindeler. ÖSO hala bölgede etkinliğini devam ettirse de Batı'nın desteği Selefi grupların tehlike olarak görülmesinden ötürü gün geçtikçe azalıyor. Selefilerle ipleri tamamen koparan ÖSO bu sefer de Selefilerle savaşmak zorunda kalıyor.

Selefilik İslam inancı içerisinde özellikle İbn-i Teymiyye ile başlayan ve sadece Peygamber ve onun dönemindekileri örnek almayı öngören bir akım olmakla birlikte modern zamanlarda tahrifata uğrayarak bir ideoloji haline geldi. Batı'nın her türlü tesirine karşı çıkarak 'öz'e dönme amacı güden ve bu öze dayanarak İslam'a ait bir siyasi rejim oluşturma gayretinde olan modern Selefilik sadece Batılılaşma taraftarlarını değil İslam'ın hakim olduğu bölgelerde asırlar içerisinde ortaya çıkmış gelenekleri muhafaza etme meylinde olanlara da karşı çıkıyor. Yekvücut bir organizasyon olarak görülemeyecek olan Selefi grupları 3 çatı örgüt altında değerlendirebiliriz.

Nusra Cephesi

Nusra Cephesi 2011'in ortalarında El Kaide'ye bağlı bir örgüt olarak kuruldu. Liderliğini Ebu Muhammed El Cevlani'nin yaptığı örgütün tahminlere göre 7 bin savaşçısı bulunuyor. Özellikle Halep ve Deyr Ez Zor'da etkinliği olan grup halk desteğini kazanabilmek için ele geçirdiği bölgelerde yürüttüğü sosyal hizmetleriyle dikkat çekiyor. Suyun olmadığı bölgelere tankerle su taşıyan, seyyar hastaneler ve fırınlar kuran grup ile ÖSO arasında belli bölgelerin hakimiyeti için çatışma olduğu biliniyor.

Irak Şam İslam Devleti

İngiltere'den Ürdün'e sürülen Filistin asıllı Ebu Musab El Zerkavi tarafından kurulan IŞİD El Kaide lideri Eymen El Zevahiri'nin Suriye'de El Kaide'nin silahlı kanadı olarak sadece Nusra Cephesi'nin kalacağını açıklamasının ardından bağımsız bir örgüt haline geldi. Halep, İdlib ve Rakka'da savaşan örgütün tahminen 5 bin civarında savaşçısı bulunuyor. Ayrıca IŞİD'e bağlı olarak hareket eden Ceyş el Muhacirin ve el Ensar isminde, savaşçılarının çoğu Çeçenlerden oluşan bir örgüt daha var. IŞİD ile ÖSO arasında çatışmalar devam ederken Nusra Cephesiyle ise çatışmalar birkaç ay önce durdu.


İslami Cephe

Suriye'de ÖSO'nun zayıflamasının ardından Esed'e karşı mücadele yürütmek için 7 farklı örgütün birleşmesiyle geçtiğimiz Kasım ayında kurulan İslami Cephe tüm muhaliflerin içerisinde en güçlü olanı olarak gözüküyor. Yaklaşık 45 bin savaşçısı olan örgüte daha önce kurulmuş olan Suriye İslam Cephesi'nden de birçok grup katıldı. Kendisini 'bağımsız, askeri ve toplumsal bir hareket olup Esed rejimini devirerek yerine İslami bir rejim kurmak amaçlı' bir örgüt olarak tarif eden İslami Cephe diğerlerinin aksine El Kaide bağlantılı değil. Suudi Arabistan tarafından desteklendiği iddia edilen İslami Cephe diğer El Kaide bağlantılı gruplardan bağımsız olsa da henüz aralarında bir çatışma sözkonusu değil. Ancak ÖSO ile olan ilişkileri net değil. Bazı haber kaynakları İslami Cephe'nin ÖSO'ya baskın yaptığını, silah depolarını ele geçirdiğini iddia etse de görüştüğüm ÖSO yetkilileri bu iddiaları yalanlayarak aralarında ne işbirliği ne de çatışma olduğunu söylüyorlar.

ÖSO ve Selefi grupların haricinde ülkedeki Kürtler de silahlı örgütler kurmuş durumda. Rejim tarafında da muhaliflerle sadece rejim değil aynı zamanda Hizbullah ve bazı diğer ufak çaplı gruplar savaşıyor.

Suriye'deki savaş düzenli orduların olduğu, tarafların net, kimin ne istediğinin belli olduğu bir savaş değil. Ülkede şu an tam anlamıyla bir kaos hakim. Rejimin elinden çıkan bölgelerde çatışma bitmiyor. Aksine muhalif grupların kendi aralarında çatışmalar baş gösteriyor. Her ne kadar Selefileri 3 temel gruba ayırsak da bunlar yüzlerce ufak gruplardan oluşuyor. Bu kadar bölünmüşlük içerisinde Şam rejimi devrilse bile Suriye'de savaşın ve çatışmaların bitmesi mümkün gözükmüyor.

@yusufsinanc

yusuf.inanc@sabah.com.tr


Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları