USA SABAH 20 Ekim 2018 Cumartesi
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 08 Ekim 2018 Pazartesi 16:37
  • Güncelleme saati: 16:37

Suudi gazeteci nerede?

Gazeteci Cemal Kaşıkçı Ortadoğu ile ilgili haberleri takip edenlerin yakından tanıdığı bir isim. Suudi Arabistanlı gazeteci Washington Post için çalışıyordu. Riyad'daki yönetim değişikliğinde yaşanan tutuklama dalgasından Cemal de nasibini almıştı. Kaşıkçı bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmış, bunun üzerine ülkesini terk ederek ABD'ye yerleşmişti. Kaşıkçı Suudi yönetimine yönelik eleştirileri nedeniyle Riyad'ın hoşlanmadığı isimlerden biriydi. Geçtiğimiz hafta Kaşıkçı ile ilgili diplomatik kriz potansiyeli yüksek, polisiye romanlarını aratmayan ilginç bir olay yaşandı.

Buna göre Kaşıkçı 2 Ekim'de evlilik işlemleri için Suudi Arabistan'ın İstanbul başkonsolosluğuna gitti. Yanında nişanlısı Hatice de vardı. Kaşıkçı içeriye girerken nişanlısına cep telefonunu verdi ve "Uzun bir süre buradan çıkmazsam şu kişileri ara" dedi. Suudi Başkonsolosluğu'na girdiğinde bir daha dışarı çıkamayacağından endişe ediyordu. Bu endişesini Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı ile de paylaşmış, "Suudi bir yetkili ile görüşmem sıkıntı olur mu" diye sormuştu.

Kaşıkçı Başkonsolosluk binasına girdikten sonra bir daha dışarı çıkamadı. Gazeteciler ve nişanlısı Hatice konsolosluk binası önünde Kaşıkçı için beklemeye başladı. Daha sonra Türk Dışişleri Suudi Büyükelçiyi çağırarak konuyla ilgili izahat istedi. Suudi tarafı Kaşıkçı'nın Başkonsolosluk binasını terk ettiğini söylüyordu ancak bunu kanıtlayacak bir görüntü paylaşamıyordu. Türk polisi Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili soruşturma başlattı.

Soruşturma sürerken Riyad'dan konuyla ilgili bir açıklama geldi. Veliaht Prens Muhammed Bin Selman Türkiye'nin konsolosluk binasını arayabileceğini söyledi. Bu açıklama konuyu araştıran Türk güvenlik birimleri tarafından tuhaf bulundu. Çünkü Riyad Kaşıkçı'nın konsolosluktan ayrıldığını gösteren görüntüleri paylaşamıyor ancak kapılarının Türk polisine açık olduğunu söylüyordu.

Türk polisi soruşturmayı derinleştirince ilginç detaylarla karşılaştı. Bu detaylar yapılan bir açıklamayla kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre Cemal Kaşıkçı 2 Ekim'de Başkonsolosluk binasına girmiş, bir daha çıkmamıştı. Aynı saatlerde Suudi Arabistan'dan gelen iki özel uçaktaki 12 Suudi yetkili de Başkonsoloslukta bulunuyordu. Emniyet aynı kişilerin daha sonra ülkelerine döndüğünü açıkladı.

Bu açıklama akıllara "Cemal Kaşıkçı bu kişilerle birlikte Riyad'a mı götürüldü" sorusunu getirdi. Kimsenin aklına tanınmış bir gazetecinin, üçüncü bir ülkede, bir diplomatik misyonda öldürüldüğü gelmiyordu. Çok geçmeden Reuters'e düşen son dakika haberleri bu konudaki soru işaretlerini dağıttı. Reuters'e konuşan iki Türk yetkili Kaşıkçı'nın Başkonsolosluk binasında öldürüldüğüne inandıklarını belirtti.

Bunun üzerine konuştuğum kaynaklarım bu haberi doğruladı. Hatta bir kaynağım daha ileri giderek Kaşıkçı'nın sadece öldürüldüğüne inanmadıklarını, ellerinde bunu kanıtlayacak delillerin de olduğunu, soruşturmanın ilerlediğini ve Türk yetkililerin bununla ilgili bir çok bilgiye ulaştığını söyledi. Kaşıkçı'nın nasıl öldürüldüğüne ilişkin iddialar ise uluslararası kamuoyunu derinden sarsacak türden.

Tüm bunlar ne anlama geliyor? Eğer iddialar doğruysa ortada çok vahim bir durum var demektir. Suudi Arabistan bir gazeteciyi başka bir ülkede vahşi bir şekilde öldürüyorsa bunun adı haydutluktur. Haydut devlet tanımlamasını bundan daha iyi anlatan bir örnek her halde daha önce yaşanmamıştır. Cemal Kaşıkçı gerçekten Suudi yetkililer tarafından başkonsolosluk binasında öldürüldüyse bunun hukuki, siyasi ve diplomatik sonuçları olacaktır.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları