USA SABAH 25 Mayıs 2018 Cuma
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 11 Mayıs 2018 Cuma 18:15
  • Güncelleme saati: 18:15

24 Haziran senaryoları

Türkiye 24 Haziran'da kritik bir seçime gidiyor. Bu seçimde hem Cumhurbaşkanı hem de meclis üyeleri ayrı ayrı seçilecek ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş yapacak. Önümüzdeki beş yıl boyunca Türkiye'yi 24 Haziran'da seçilecek olan Cumhurbaşkanı ve oluşan parlamento birlikte yönetecek. 24 Haziran'da kurulacak sandık yeni sistemin ilk seçimi olacak. Kurulan ittifaklara bakıldığında karmaşık bir tablo var. Önce adaylar ve ittifakları anlatıp daha sonra 24 Haziran'da çıkacak sonucu analiz etmeye çalışacağım.

24 Haziran seçimlerinde seçmenin önünde iki pusula olacak. Birincisi Cumhurbaşkanlığı seçimleri pusulası. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir ittifak adayı, bir de adaylar bulunuyor. İktidar partisi AK Parti ve muhalefet partisi MHP Cumhur İttifakı kurarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tek aday olarak gösterdi. Cumhur İttifakı hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem de milletvekili seçimlerinde ortak hareket edecek. Cumhur İttifakı'nın kuruluş çalışması bir hayli zamandır sürüyor. Protokolünden planlamasına tüm çalışmaları, beklentileri, vaatleri hazır. Bu yönüyle Cumhur İttifakı'nın rakiplerine oranla seçimlere fazlasıyla hazırlıklı gireceğini söylemek yanlış olmaz.

Cumhur İttifakı'nın adayı Erdoğan'ın karşısında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde birden çok isim çıktı. Muhalefetin burada kafasının karışık olduğunu, ortaya çıkan mevcut tabloyla ilk planlamaları arasında önemli oranda farklar bulunduğunu söylememiz gerekiyor. Anamuhalefet partisi CHP'nin öncülüğünde Cumhur İttifakı'na karşı bir ittifak oluşturma çabası bir süredir yürütülüyordu. İlk plan tıpkı Cumhur İttifakı gibi hem Cumhurbaşkanlığında hem de genel seçimlerde ittifak kuracak bir formülasyon üzerinde tüm muhalefet partilerinin uzlaşmasını sağlamaktı. Bu kapsamda CHP'nin başını çektiği muhalefet partileri önce Cumhurbaşkanlığı için ortak aday belirleme çalışması yaptı. Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2007'de "kardeşim" diyerek Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği Abdullah Gül'ün ismi gündeme geldi. CHP'nin amacı karşısına yine eski AK Partili bir ismi aday çıkararak Erdoğan'ı köşeye sıkıştırmaktı. Abdullah Gül de bunu kabul etti. Ancak diğer muhalefet partileri bu isim üzerinde uzlaşamadılar. Gül muhalefet partilerinde tam bir mutabakat sağlanamadığını görünce adaylıktan vazgeçti.

Bunun üzerine muhalefetin Cumhurbaşkanlığı için ortak aday çıkarma stratejisi çöktü. Bunun yerine muhalefet partileri sadece genel seçimler için ittifak kurma kararı aldı. Yani ideal olan ilk plandan uzaklaşılmış oldu. Dört parti -CHP, Saadet Partisi, İyi Parti ve Demokrat Parti- kurdukları ittifaka "Millet İttifakı" adını verdi. Bu partiler Mecliste yapacakları ittifakı Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalırsa oraya da taşıma kararı aldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri içinse her parti kendi adayını gösterdi. Muharrem İnce, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu CHP, İyi parti ve SP'nin adayları. Muhalefet partilerinin ittifaklarına girmesine izin vermediği HDP ise Selahattin Demirtaş'ı aday olarak gösterdi.

Peki, 24 Haziran'da nasıl bir sonuçla karşı karşıya kalacağız? Aday ve ittifakların avantajları ve dezavantajları neler? 24 Haziran'ın favori adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan. Sebebi Erdoğan'a bağlı, icraatlarından memnun ve kendisine güvenen yüzde 50'lik bir seçmen kitlesinin olması. Erdoğan son olarak 10 Ağustos 2014'te sandık yarışına girmiş ve seçimleri yüzde 51'le kazanmıştı. Daha sonra 1 Kasım 2016'da Erdoğan'ın partisi AK Parti yüzde 49,5 ile yeniden tek başına iktidar oldu. 2016'dan bu yana Türkiye'de sismik bir değişim olmadığı, hatta Zeytin Dalı operasyonu gibi başarılı operasyonlara imza atıldığı düşünülürse Erdoğan'ın bu oy oranını koruduğu söylenebilir. Dahası Erdoğan Cumhur İttifakı'nın adayı. Oy oranı yüzde 10'un üstünde olan MHP seçmenlerinin de Erdoğan'ı destekleyeceği öngörülebilir. Diğer bir deyişle Cumhur İttifakı'nın yüzde 50'nin üzerinde bir potansiyele hitap ettiği söylenebilir. Cumhur İttifakı'nın ittifak sürecini çok önceden tamamladığını ve seçimlere en hazırlıklı aktör olduğunu daha önce de vurgulamıştık.

Muhalefet partileri güçlü bir aday üzerinde ittifak edebilseydi bunu tersine çevirme şansları olabilirdi. Ancak Akşener'in reddetmesi nedeniyle tek aday üzerinde uzlaşamadılar. Üstelik bu adaylar –özellikle İnce ve Akşener- Erdoğan'ın tabanından oy çalmaktan çok birbirlerinin tabanlarına hitap ediyorlar. Buna HDP'nin Demirtaş'ı aday göstermesi ile muhalefette yeni bir bölünme yarattığını da eklememiz gerekiyor. Şu an karşımızda Cumhurbaşkanlığı için 3'e bölünmüş bir muhalefet görüntüsü var.

Bu bölünmüşlüğün sebebi muhalefet partilerinin tüm hesaplarını ikinci tur üzerine yapması. Muhalefetin adayları ilk turda Erdoğan'dan sonra ikinci sırayı kapma yarışı yapacaklar. Eğer Erdoğan ilk turda kazanamazsa ilk turda en çok oyu almış ikinci isim olarak ikinci tura kalmayı ve muhalefetin tüm oylarını elde etme stratejisi izliyorlar. Erdoğan 24 Haziran seçimlerinde ilk turda Cumhurbaşkanı olursa tüm planlar suya düşecek. Eğer seçimler ikinci tura kalırsa Erdoğan'la yarışmış ve muhalefetin desteğini kazanmış bir aday olarak tarihe geçmek ve şanslarını denemek isteyecekler. 24 Haziran'daki Cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan'ın elinin güçlü olduğunu söyleyerek bitirelim. Parlamento yarışındaki senaryoları bir sonraki yazıya bırakalım.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları