USA SABAH 19 Eylül 2018 Çarşamba
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 13 Nisan 2018 Cuma 16:00
  • Güncelleme saati: 16:00

Trump aslında ne istiyor?

ABD dış politikasını artık okumakta güçlük çekiyoruz. Bunun nedeni sahada ABD'nin uyguladığı politikalarla yetkililerin yaptığı açıklamalar arasında yer alan derin çelişkiler yumağı. Bu çelişkiler ABD dışpolitika yapıcılarının sahip olduğu fikir ayrılıklarının bir yansıması. Ancak tek neden bu değil. ABD sahada ve strateji belirleme konusunda önemli sorunlarla boğuşuyor. Suriye özelinde daha önce tercih ettiği müttefiklerin maliyetini ödüyor. Bu kısma daha sonra geleceğiz.

ABD başkanı Donald Trump'ın "Suriye'den çekileceğiz" şeklinde açıklaması uluslararası gündeme damgasını vurdu. Trump'ın önce şaka yaptığı sanıldı ancak bu görüşünü ısrarlı bir şekilde vurgulayınca mesele farklı bir boyuta taşındı. Trump'ın açıklamasının ardından Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon'dan çekilmeme yönünde açıklamalar geldi ve Trump'ın Amerikan askerlerinin Suriye'de bir süre daha kalmaları konusunda ikna edildiği belirtildi.

ABD Suriye'den çekilmeyi düşünmüyor. Bunu ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde yeni üsler inşa etmesinden anlıyoruz. Yani Trump'ın açıklamalarının aksine Amerikan ordusu Suriye'de uzun süre kalmak için plan yapıyor. Bunu bize anlatan diğer sebep ABD'nin İran konusundaki hassasiyeti. Washington bundan sonra tüm enerjisini İran'ı çevrelemek için harcayacak. İran'a karşı mücadelesini de Suriye'den başlatacağı anlaşılıyor. Bölgede İsrail'in güvenliğini de sağlamak isteyen ABD'nin İran ile İsrail arasına yerleştirdiği askerlerini geri çekmesi yakın vadede mümkün olamaz.

Peki Trump neden Suriye'den çekilmekten bahsediyor? Trump'ın açıklaması hem müttefiklerini hem de sahada rakip olarak gördüğü aktörleri hedef alıyor. ABD'nin sahada rakip olarak gördüğü aktörler Türkiye, Rusya ve İran. Bu üç ülkenin Suriye'nin geleceğinde daha fazla belirleyici rol üstlenmesi ABD'nin alanını daraltıyor. ABD üç ülkenin belirleyici rolünü bozmak için kaotik belirsizlik yaratmaya çalışıyor.

Diğer yandan ABD Suriye sahasındaki müttefiklerinden yeterli "bağlılığı" görmediğini düşünüyor. Örneğin Türkiye Afrin operasyonunu başlattığında terör örgütü PKK/YPG Suriye'nin doğusunda ABD öncülüğünde yürütülen operasyonlardan ayrıldığını ve birliklerini Afrin'e kaydırdığını duyurmuştu. Üstelik terör örgütü PKK/YPG Afrin'de çuvalladı. Türk askerinin karşısında tutunamayan örgüt kısa sürede büyük bir hezimete uğradı. ABD SDG çatısı altında örgütlenen terör örgütü PKK/YPG üzerinden uzun vadeli bir Suriye politikası yürütemeyeceğini Afrin operasyonunun ardından gördü. Terör örgütü PKK/YPG hem zayıf hem de Türkiye ile ilişkilerini bozduğu için ABD'ye maliyet üretiyor. ABD bunun üzerine kendine daha nitelikli müttefikler aramaya başladı. Trump'ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşmesi, bu görüşmenin ardından Fransa'dan Suriye konusunda daha istekli açıklamalar gelmesi not edilmeli. ABD ayrıca Suriye'den çekilme sinyali vererek terör örgütü PKK/YPG gibi müttefiklerine "Suriye'den çekilirsem yalnız kalırsın" mesajı veriyor.

Bu arada Trump sık sık Amerikan vatandaşlarının vergilerinin Suriye'de boşa harcandığını vurguluyor. "Suriye'den çekileceğiz" açıklaması yaparak Suudi Arabistan gibi müttefiklerine mali açıdan elinizi taşın altına sokun mesajı veriyor. Trump bunu bizzat söyledi. "Eğer Suriye'de kalmamızı istiyorsa Suudi Arabistan paramızı ödesin" dedi.

Tüm bunlar alt alta konduğunda Trump ABD'sinin Suriye'de şu politikayı izlediği söylenebilir: Suriye'nin kuzeyinde yeni üsler kuran ABD Suriye'den çıkmak istemiyor. Ancak Suriye'de varlığını sürdürmek için yeni müttefikler arıyor. Mevcut müttefiklerinden de hem bağlılıklarını artırmalarını hem de daha fazla ekonomik katkı bekliyor.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları