USA SABAH 24 Haziran 2018 Pazar
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 07 Mart 2018 Çarşamba 11:40
  • Güncelleme saati: 11:40

ABD’nin yeni Menbiç kararı

Önce bir hatırlatmayla başlayayım. NATO'daki müttefiki ABD'nin terör örgütü PKK/YPG'ye desteğinden rahatsız olan Türkiye, sınır güvenliğini sağlamak, vatandaşlarını terör saldırılarından korumak için Afrin'de Zeytin Dalı operasyonunu başlattı. Operasyon bir ayı aşkın bir süredir devam ediyor. Bu süreçte 2300'den fazla terörist etkisiz hale getirildi, 500 kilometrekarelik bir alan kontrol altına alındı. Terörden temizlenen yerler arasında Afrin'in en büyük beldelerinden Raco da bulunuyor. Haftasonu sivillere zarar vermeden, titiz bir şekilde yürütülen bir operasyonla ele geçirilen Raco, meskun mahalde TSK'nın operasyon yeteneğini de ortaya koydu.

Ankara Afrin'den sonra sıranın Menbiç'e geleceğini açıklamıştı. Bu ABD-Türkiye ilişkilerinde tansiyonun yükselmesine neden olmuştu, çünkü Menbiç'te ABD askeri varlığı bulunuyor ve Washington bu askeri varlıkla terör örgütü YPG unsurlarına kol kanat geriyor. ABD Ankara'dan Afrin'deki operasyonu sınırlı tutmasını istedi. ABD'den yapılan açıklamalarda Ankara'nın Menbiç'ten uzak durmasını istediğine yönelik işaretler de yer aldı.

Ancak Ankara teröre karşı askeri operasyonlarda kararlı bir duruş ortaya koyunca ABD uzun bir sürenin ardından ilk kez Ankara ile iletişime geçmek için adım attı. ABD Savunma Bakanı Mattis Türk muhatabı Canikli ile görüştü, Dışişleri Bakanı Tillerson da Türkiye'ye gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile bir araya geldi.

ABD'nin bu hamlesinin iki amacı vardı: Ordusuyla Afrin'e müdahale ederek dengeleri değiştiren Türkiye ile temasta kalmak ve elinden geliyorsa onu yönlendirmek. İkincisi Washington'da hazırlanan yanlış politikalar nedeniyle Rusya ile işbirliğine itilen Türkiye'yi yeniden kazanmaya çalışmak.

Ankara'daki görüşmelerde Tillerson'a Türkiye'nin Menbiç'teki terör varlığını da ortadan kaldıracağı net bir şekilde anlatıldı. Ancak ABD'ye bunun için iyi bir teklif de sunuldu. Ankara'nın teklifi şuydu: "PKK/YPG unsurlarını Menbiç'ten çıkarın. Menbiç'i TSK, ABD ve ÖSO askerleri birlikte korusun." Bu teklif Tillerson için sürpriz olmalı ki ilk etapta tam olarak Ankara'nın beklediği yanıtı veremedi. ABD Dışişleri Bakanı, basın toplantısında konuya ilişkin bir soruyu yanıtlarken Menbiç'in ABD için stratejik bir bölge olduğunu söyledi, ardından "Menbiç'in müttefiklerimizin kontrolünde olduğundan emin olmak isteriz" dedi.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Washington'a döndükten sonra Ankara'nın bu teklifini uzun uzadıya çalışmışa benziyor. Ankara'ya bu teklifle ilgili yanıtlarını ilettiler mi bilmiyorum ancak ABD'nin Menbiç konusunda nasıl bir karar vereceğine ilişkin güçlü işaretler ortaya çıkmaya başladı. Bu işaretlerden biriyle ilgili detay vereyim:

Geçtiğimiz Perşembe günü bir ABD'li diplomat Ankara'da bazı Türk gazetecilerle bir araya geldi. Ben toplantıya katılmadım. Ancak toplantıda konuşulanlarla ilgili detayları gazeteci arkadaşlarımla konuşarak öğrendim.

O görüşmede ABD'li diplomat oldukça pozitif mesajlar veriyor. ABD'nin YPG ile kurduğu ilişkinin tamamen taktiksel olduğunu, DEAŞ ile mücadele tamamlandığında YPG'ye verilen desteğin kesileceğini kesin bir şekilde söylüyor. "Biz YPG'ye kesinlikle müttefikimiz demiyoruz çünkü bizim müttefikimiz Türkiye" diyor. Tüm bunların yanı sıra Menbiç'le ilgili çok önemli bir noktaya geliyor ABD'li diplomat. Edindiğim bilgilere göre ABD'nin yeni Menbiç pozisyonu şöyle:

"Biz YPG'nin Münbiç'teki varlığı konusunda daha önce Türkiye'ye verdiğimiz sözlere bağlıyız. Münbiç'te bir takım güvenlik ayarlamaları gerekiyor. Çok sayıda insanın olduğu bir şehir. Biri bir şekilde güvenliği sağlamalı. Bizim niyetimiz bunun (Menbiç'te güvenliği sağlayanın) YPG olmaması."

Yani? ABD Türkiye'nin "Menbiç'te güvenliği birlikte sağlayalım" teklifine göz kırpıyor. Bu konuda bir anlaşmaya varmak için Ankara ABD'den somut bir adım atmasını bekliyor.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları