USA SABAH 19 Kasım 2017 Pazar
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 15 Ağustos 2017 Salı 12:16
  • Güncelleme saati: 12:16

ABD'nin İdlib'i ele geçirme planı

ABD'nin terör örgütü YPG'yi bir maymuncuk gibi kullandığı Rakka operasyonu bitmeden Suriye'nin kuzey batısında, muhaliflerin yoğunlukta olduğu İdlib kentinin geleceği tartışılmaya başlandı. Bu tartışmanın görünür sebebi El Kaide ile irtibatlı olduğu söylenen Heyet Tahriruş Şam (HTŞ) isimli örgütün İdlib'in kontrolünü ele geçirmesi. Bu gelişme üzerine ABD Başkanı Trump'ın DEAŞ'la mücadele özel temsilcisi McGurk İdlib'in El Kaide'nin yuvalandığı bir merkez olduğunu açıklayarak Türkiye'ye yönelik üstü kapalı suçlamalarda bulundu. Ankara'nın buna tepkisi ise sert oldu.

McGurk'ün İdlib açıklaması Lazkiye'nin hemen kuzeyinde yer alan ve Akdeniz'e yakın olan kente ABD'nin ilgi göstermeye başladığını bizlere söylüyor. Bu ilginin nedeni ise sadece HTŞ'nin burada kontrolü ele geçirmesi değil.

İdlib şüphesiz rejimin Halep'te kontrolü sağlamasının ardından önemli hale geldi. Yakın zamana kadar muhaliflerin elinde olan bu kentin geleceği Türkiye, Rusya ve İran arasında yapılan çatışmasızlık bölgeleri konusunda ele alınmıştı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın yaptığı açıklamaya göre Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri anlaşması hayata geçerse İdlib Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde olacaktı. Ancak 22 Haziran'da yapılan bu açıklamanın ardından çatışmasızlık bölgeleri konusunda kaydadeğer bir adım atılamadı. Tam da bu esnada HTŞ İdlib'in kontrolünü ele geçirdi.

İstihbarat örgütlerinin ılımlı muhalifleri temsil eden Özgür Suriye Ordusu'nu zayıflatmak ve parçalamak için bazı girişimlerde bulunduğu ve ÖSO içindeki farklı grupları birbirlerine karşı çatışmaya zorladığı, kimini ise angaje ederek ÖSO'dan ayırdığı biliniyor. İdlib'de El Kaide'ye yakın grupların güç kazanması bu tür çabaların bir sonucu mu bu soru işareti. Zira kentin kontrolü konusunda Türkiye ve Rusya'nın adım atmaya hazırlandığı bir dönemde bir terör örgütünün sivrilmesi İdlib'i iki ülkenin etkisinden uzaklaştırdı. Aynı zamanda İdlib'i 'Terörle mücadele' kisvesini kullanarak Suriye'de nüfuz alanını genişleten ABD ve ABD destekli YPG gibi aktörlerin radarına soktu.

Türkiye'nin hemen güney sınırında bulunan İdlib, Ankara'nın güvenliği için kritik önem taşıyor. Bu yüzden şehrin güvenliği ve kontrolü gibi konular Türkiye'nin hassasiyetle üzerinde durmasını gerektiriyor. Bugüne kadar terör örgütü YPG'nin Suriye'de saha kazanmasını desteklemiş olan ABD, İdlib'deki El Kaide varlığını gerekçe göstererek YPG'yi İdlib üzerine yönlendirebilir. Bu, terör örgütü YPG'nin Akdeniz'e ulaşan bir terör koridoru kurmasını önlemek için Fırat Kalkanı operasyonunu düzenleyen Ankara'nın çabalarını boşa çıkarabilir. ABD'nin İdlib politikasını ve YPG'ye ödünsüz desteği gözönüne alındığında bir süredir rafta bekleyen Afrin operasyonu için düğmeye basmak gerekebilir. ABD destekli YPG İdlib'e girer, şehir yeniden savaş alanına dönerse bu Türkiye için ciddi bir güvenlik açığı doğurur. İdlib konusunda Ankara'nın zaman kaybına tahammülü olmadığını vurgulamak gerekiyor.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları