USA SABAH 19 Kasım 2017 Pazar
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 27 Haziran 2017 Salı 15:26
  • Güncelleme saati: 15:26

Katar'daki Türk üssünün işlevi

Türkiye'nin Katar'da kurulan askeri üssü Körfez krizi patlak verince yeniden gündeme geldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin başını çektiği Körfez ülkeleri Katar'a yönelik ekonomik, diplomatik ve insani ambargo kararını açıkladığı günlerde Ankara Katar'daki askeri üsse beş bin Türk askerinin konuşlandırılmasını öngören tezkereyi TBMM'den geçirdi. Ankara'nın bu hamlesi Körfez krizine yönelik bir tepki olarak algılansa da gerçek tam olarak böyle değil. Körfez krizinden bağımsız olarak Türkiye ve Katar arasında üsle ilgili trafik zaten yürüyordu ve sözkonusu tezkere zaten TBMM'nin gündemindeydi. Ayrıca 80 Türk askeri Katar'da kurulan üste görev yapmaktaydı. Tezkere TBMM'den geçtikten sonra, geçtiğimiz hafta 23 Türk askeri daha üsse gönderildi. Özetle daha önceden planlanmış, kararları alınmış, hatta Körfez krizi patlak vermeden önce hayata geçmiş bir projeden bahsediyoruz.

Türk askeri üssü Körfez krizi kapsamında ikinci kez Körfez ülkelerinin Katar'dan istediği şartlar bağlamında gündeme geldi. Hatırlarsanız krizin ardından yaşanan tartışmalarda ABD Başkanı Doland Trump Körfez ülkelerinin yanında yer almış ancak zaman geçtikçe ABD'den farklı sesler gelmeye başlamıştı. Bu çıkışlardan en ilgi çekici olanı ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nauert'e aitti. Nauert Körfez ülkelerinin Katar hakkındaki endişelerini henüz detaylandıramadığına dikkat çekerek 'Amaç gerçekten terörizm mi' diye sormuştu. Bu açıklamanın ardından Körfez ülkeleri Katar'a bazı taleplerini içeren bir liste verdi. Resmi ağızlardan yapılan bir açıklama henüz olmasa da bazı haber ajansları Katar'dan 13 maddelik bir talepte bulunulduğunu duyurdu. Bu listede Katar'ın İran'la diplomatik ilişkilerinin seviyesini düşürmesi, El Cezire kanalını kapatması, Müslüman Kardeşler gibi örgütlere desteğini çekmesi gibi maddeler bulunuyor. Eğer ajanslarda yer alan haberler doğruysa Katar'dan Türk üssünü kapatması ve Katar topraklarında Türkiye ile yürütülen askeri işbirliğine son vermesi de isteniyor.

Bu bilgi bize Türk askeri varlığının kimi çevrelerde rahatsızlık yarattığını söylüyor. Peki Katar'daki Türk askeri varlığı rahatsızlık yaratmalı mı ya da kimleri rahatsız etmeli?

Bu sorunun yanıtını ararken yurtdışındaki Türk askeri varlığının amaç ve faaliyetlerine değinmek gerekiyor. Türkiye uluslararası barış gücü kapsamında Kosova ve Afganistan'da birlik bulunduruyor. Bu birliklerin sözkonusu ülkelerin istikrar ve huzuruna sağladığı katkı Türkiye'nin müttefiklerinin ısrarla vurguladığı bir durum. Bunun yanı sıra Türkiye'nin yurtdışında doğrudan kurduğu üç üs bulunuyor. Bunların biri Irak'ın kuzeyinde Başika'da kurulan üs. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin talebiyle kurulan bu üste DEAŞ'la savaşan yerel birliklere eğitim veriliyor. Bu üssün bir işlevi de Türkiye'ye yönelecek DEAŞ terörü tehdidini sınır ötesinde karşılamak. İkinci üs Somali'de bulunuyor. Somali'deki üste Somali askerlerine eğitim veriliyor. Bu Türkiye'nin, istikrarsızlık, terör ve açlık tehlikesiyle karşı karşıya olan Somali'yi ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak ayağa kaldırma, bölgeye istikrar kazandırma stratejisinin bir parçası. Türkiye Somali'ye hiçbir ülkenin yapmadığı kadar yardım yaptı. Somali'nin istikrarının güçlü bir ordu ile sağlanacağı düşünüldüğünde Türkiye'nin Somali ordusuna yaptığı yardıma da şaşırmamak gerekiyor.

Türkiye'nin üçüncü üssü Katar'da bulunuyor. Katar'a üs kurulması çalışması, Katar'ın talebiyle 2014 yılında başladı. Üssün kurulmasındaki amaç Katar'ın güvenliğine katkı sağlamak. Üssün kuruluş tarihi dikkate alındığında Suriye'de ve bölgede yaşanan gelişmelere, İran yayılmacılığına da işaret etmek gerekiyor. Yukarıdaki örnekler de dikkate alındığında Türkiye'nin askeri üs açma stratejisinin dost ülkelerin istikrar ve güvenliğine katkıda bulunmak, ayrıca kendi güvenliğiyle ilgili önleyici tedbir sağlamak olduğu anlaşılıyor.

Peki Körfez ülkeleri Katar üssünden gerçekten rahatsız olmalı mı? Türkiye ile Körfez ülkelerinin bölgesel meselelere yaklaşımı mikro konularda yaşanan fikir ayrılıkları dışında neredeyse paralel diyebiliriz. Türkiye ile özellikle Suudi Arabistan Suriye'de Esad rejiminin yerinden edilmesi konusunda aynı düşünceye sahip. Yemen'de yaşanan gerilimde Türkiye Körfez ülkelerini desteklemişti. Temel bir sorun olan İran'ın yayılmacı politikaları konusunda iki taraf da benzer kaygılara sahip. Diğer bir deyişle Katar'daki Türk askeri varlığı, Suudi Arabistan'ın başını çektiği Körfez ülkelerinin çıkarlarını zedeleyen değil, onların elini güçlendiren bir rol oynuyor. Üssün Körfez ülkelerinin aleyhinde bir işlevi olmadığını vurgulamak gerekiyor.

O halde Körfez ülkeleri Katar'dan neden bu talepte bulundu? Katar'daki ABD üssüne ses çıkarmazken neden Türk askeri varlığının ülkeden çekilmesini istiyorlar? Bunun sebebini sadece Türkiye'ye bakışlarında aramak yanlış olur. Körfez ülkelerinin Katar'dan taleplerine bakıldığında şunu görüyoruz: Sözkonusu ülkeler Katar'ı kendi nüfuz alanlarında görüyor. Doha'nın diplomatik ve ekonomik yönlerden tamamıyla kendilerine bağımlı olmasını istiyor. Katar'ın elini güçlendirecek hiçbir aktörle ilişkide olmamasını, bağımsız davranabileceği hiç bir alanın kalmamasını hedefliyor. Türk askeri üssünün kapatılması talebi Katar'ın elini zayıflatma amacı taşıyor.

Peki bu, üssün kapatılması için geçerli sebep mi? Körfez krizi ilanihaye süremez. Özellikle bölgede yükselen rekabet ortadayken bu krizin geçici olduğu, ülkelerin bir süre sonra ilişkileri normalleştirmek zorunda kalacağı söylenebilir. Bu yüzden ne Türkiye ne de Katar geçici krizler nedeniyle böylesine stratejik bir hamleden vazgeçebilir. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin, Katar'daki Türk askeri varlığının ileride kendi güvenlikleri için de hayati olacağını anlayacaklarını düşünüyorum.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları