USA SABAH 22 Kasım 2017 Çarşamba
Yahya Bostan
  • Haber giriş tarihi: 29 Mayıs 2017 Pazartesi 12:44
  • Güncelleme saati: 12:44

Türkiye-AB ilişkilerini Merkel zehirliyor

24 Nisan'da bu köşede kaleme aldığım yazıda AB-Türkiye ilişkilerinin dönüm noktasına geldiğini, Brüksel somut adım atmazsa Ankara'nın müzakere sürecini gözden geçireceğini yazmıştım. Beni buna yazmaya iten neden ikili ilişkilerin hiç olmadığı kadar zehirlenmesiydi. Tek mesele AB'nin Türkiye'ye mülteciler ve Türk vatandaşlarının serbest dolaşımına ilişkin konularda verdiği sözleri tutmaması değildi.

Türkiye'de yapılan 16 Nisan referandumu öncesi Hollanda ve Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri Türk siyasetçilere diplomatik teamülleri yıkan görülmedik tutum ve davranışlarda bulunmuşlar, bir Türk bakanı 6 saat bir araçta neredeyse rehin tutmuşlardı. Üstelik başta Almanya olmak üzere kimi Avrupa ülkeleri 15 Temmuz darbesine karışan firari askerlere kucak açmıştı.

O tarihten bugüne beklenen üst düzey ikili temas geçtiğimiz günlerde Brüksel'de gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO liderler zirvesine katılmak üzere bulunduğu Brüksel'de Fransa Cumhurbaşkanı Macron, AB Konseyi Başkan'ı Donad Tusk ile Avrupa Komisyonu Başkan'ı Juncker ve Almanya Başbakanı Merkel ile bir araya geldi.

Türk yetkililerin yaptığı açıklamalardan Erdoğan-Macron görüşmesinin oldukça verimli ve pozitif bir havada geçtiğini anlıyoruz. Erdoğan-Tusk-Juncker üçlü zirvesinden ise AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğini yakından ilgilendiren bir sonuç çıktı. Üç isim de görüşmelerde ikili ilişkilerin yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu görüşmeyi 'Referandum sürecinde yaşananları geride bırakmamız gerekiyor' sözleriyle özetledi. Görüşmeden ikili ilişkilerin güçlendirilmesi için 12 aylık bir takvimin çıkarılması kararı çıktı.

Peki bu pozitif hava AB-Türkiye ilişkilerinin yeniden canlanmasına yetecek mi? Buna olumlu yanıt vermek güç. Çünkü karşımızda Almanya gibi kocaman bir sorun var. Almanya AB'nin lokomotif gücü ve Türkiye-Almanya ilişkileri bir düzleme oturmadan AB müzakerelerinin canlanmasını beklemek hayalcilik olur.

Peki, Almanya-Türkiye ilişkilerinde ilerleme kaydedilebildi mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan Brüksel'de Almanya Başbakanı Merkel ile de bir araya geldi. Ankara'nın sadece Merkel görüşmesinin ardından bilgilendirme yapmadığını hatırlatalım. Bu görüşmenin tatsız geçtiğinin bir göstergesiydi. Zaten Erdoğan'ın daha sonra yaptığı açıklamalar da bu tezi doğruladı. Yani referandum öncesi Almanya'yla aynı hasmane tutumu takınan ülkeler Türkiye ile ilişkileri yenilemek için hamle yaptılar ancak aynı şeyi Almanya için söylemek mümkün değil.

Genel fotoğrafa bakıldığında Almanya-Türkiye ilişkileri negatif durumu besleyen bir kısırdöngüye dönüştü denebilir. Referandumdan sonra Almanya'nın 15 Temmuz darbesine katılan firari darbecilere ve FETÖ mensuplarına iltica hakkı tanımaya devam etmesi Ankara'yı öfkelendirdi. Bunun üzerine Ankara, İncirlik'teki Alman askerleri ziyaret etmek isteyen Alman parlamenterlere izin vermedi. Berlin 'Alman ordusu parlamentonun ordusudur. İzin verilmezse İncirlik'ten çekileceğiz' diyerek askerlerini bölgedeki başka ülkelere taşıyabileceğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da 'kendileri bilirler' diyerek geri adım atmayacaklarını söyledi.

Almanya ile yaşanan İncirlik geriliminin çözümü için Erdoğan-Merkel görüşmesinde bir formül bulundu. Ankara, terör örgütü PKK'ya destek mahiyetinde açıklamaları bulunan milletvekillerine izin vermeyeceğini ancak diğer Alman milletvekillerinin İncirlik'i ziyaret edebileceğini söyledi. İki ülke dışişleri bakanları isimlerin belirlenmesi için birlikte çalışacaklar.

Bu sorun kısmen çözülse de Merkel Türkiye ile ilişkileri zehirleyen pozisyonunu sürdürüyor ve bundan geri adım atmayacağa benziyor. Nitekim Merkel'in darbeci askerlere kucak açmaktan uyarılara rağmen vaz geçmeyeceği değerlendiriliyor. Peki, Merkel'in bu tutumunun ardında ne var? Türk yetkililer Almanya'da önümüzdeki aylarda yapılacak seçimler geçmeden Ankara-Berlin ilişkilerinin rayına oturmayacağını düşünüyor.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları