USA SABAH 20 Ağustos 2018 Pazartesi
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 09 Ağustos 2018 Perşembe 14:47
  • Güncelleme saati: 14:47

Türkiye Brunson’u gözü gibi bakıyor peki ya ABD?

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında krize neden olan Pastör Andrew Brunson olayıyla ilgili her gün bir gelişme yaşanıyor.

Öncelikle Türkiye'nin bu davaya çok hassas yaklaştığını söylemeli ve hakkını teslim etmeliyiz.

Türk yargısının, Pastör Brunson soruşturmasında sanık aleyhine çok ciddi delillere ulaşmasına karşın, tutukluluk tedbirini ev hapsine çevirmesi de bu hassasiyetin sonucu.

Bu noktayı biraz açalım. Çünkü Brunson davası, ilk gününden itibaren yarım asırlık Türk Amerikan ilişkilerini bozmaya yönelik girişimlerin gözdesi durumunda.

Kamuoyuna kadar yansıyan bu iddialar da doğal olarak yargıyı sanığın güvenliğini dair tedbirler almaya yöneltti.

Geçtiğimiz günlerde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar üzerine başlattığı bir soruşturma, kamuoyunun ve yargının kaygılarını doğrular nitelikte.

Basına sızan bilgilere göre, 100'den fazla suçtan mahkemelerce aranan 'Sercan' isimli bir kişinin Brunson'a cezaevinde kaldığı dönemde suikast yapması için görevlendirildi. Sercan isimli kişinin işi 3 milyon Dolar karşılığında aldığı ve Brunson cezaevinde çok sıkı korunduğu için cinayeti duruşmaya gidiş gelişlerde işlemeyi planladığı belirtiliyor.

Yeni Asır gazetesine konuşan Başsavcısı Ömer Faruk Aydıner, olayla ilgili İstanbul'da 3, Ankara'da ise 2 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Aydıner, bu 5 kişinin sorgulanmak üzere İzmir'e getirileceğini dile getirdi.

Neyse ki bu kez Türk yargısı ve güvenlik güçleri çok hızlı hareket ettiler. Brunson şu an İzmir'de kaldığı evde olağanüstü güvenlik tedbirleri altında yaşıyor. Yani Türkiye, Pastörü sadece kaçmaması için değil öldürülmemesi için de koruyor!

Peki, Brunson'a suikast yaparak ortalığı epeyce karıştırmaya hedefleyenler kimler?

ABD'de Ulusal Güvenlik Muhabirleri Koalisyonunun kurucusu olan gazeteci Sibel Edmonds net konuşuyor.

"Ne zaman Pastör Brunson'la ilgili bir (yargılama sürecinde) ilerleme olsa CIA içindeki derin bir yapı olaya müdahale ediyor… Hâlbuki Türk devleti onun hayatını kurtarıyor. CIA içindeki bu derin yapı ise Brunson'u Türk hapishanesindeyken zehirleyerek öldürmeyi ve suçu Türkiye'ye atmayı düşünüyor."

Edmonds'ın resmi yargı sürecindeki gelişmeleri tamamlayan iddiaları çok önemli.

Zira Brunson sıradan bir Pastör değil adı sürekli konumunu çok aşan skandallarla gündemde.

7 yıl önce yaşanan bir olayı hatırlatalım. Brunson 11 Nisan 2011'de kilise avlusunda arkadaşıyla sohbet ederken, Manisalı Mehmet Ali Eren'in silahlı saldırısına maruz kalmış ve yaralanmıştı. Saldırgan olay sırasında "Vatan hainleri, Manisa'daki kiliseyi bombalayacağız. Bunun hesabını El Kaide soracak" diye bağırmıştı. Sonra ise, bu saldırıyı düzenleyen kişi Brunson'un başında bulunduğu kilisenin müridi oldu. Hatta bu kişi Brunson'un eşi Norine Brunson'un getir götür işlerini yaptığı kaydedildi.

Davayı siyasete ve dış politikaya alet eden Trump yönetimi sorunun çözülmesine değil kilitlenmesine yol açan şovları ve tehditleri bırakmalı… Sonucundan ABD'nin bölgedeki çıkarlarının da etkileneceği bu iddiaları değerlendirmeli.

Çünkü böyle bir dönemde Türkiye'nin doğu bloğuna itilmesinin bedelini en çok Trump yönetimi öder. Kazanansa kuşkusuz ABD'nin rakipleri olur.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları