USA SABAH 17 Aralık 2018 Pazartesi
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 05 Temmuz 2018 Perşembe 13:35
  • Güncelleme saati: 13:35

Türkiye ana muhalefeti bölünmenin eşiğinde

Geçen hafta bu sütunda Türkiye'deki 24 Haziran seçimlerini değerlendirmiş ve sonuçların ana muhalefet partisini bölebileceğinden bahsetmiştik.

Bir hafta geçmeden bu beklentiye dair ciddi gelişmeler oldu. Son seçimlerde yüzde 22,6 oy alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçmenine yaşattığı büyük hezimetin yankıları devam ediyor.
Seçmen, CHP'nin, 16 yıldır iktidarda olan ve 24 Haziran'da yüzde 42,5 oy alan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (Ak Parti) altında kalmasına isyan ediyor.

Göreve geldiği 2010 yılından beri dokuz seçimin tümünü kaybeden ancak partinin genel başkanlık koltuğunu koruyan Kemal Kılıçdaroğlu belki bu sonucu da geçiştirebilirdi. Çünkü bürokrasiden gelen Kılıçdaroğlu rakipleri karşısında başarılı olamasa da parti içi muhalefeti susturma konusunda çok becerikli.
Ancak partinin cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Muharrem İnce'nin yüzde 30,8 oyla CHP'nin oylarının önüne geçmesi Kılıçdaroğlu'nu epeyce zora soktu. İnce, seçimlerin galibi Erdoğan'ın 22 puan gerisinde kalsa da parti içinde müthiş karizma yaptı.

Hafta başında partinin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile bir yemek yiyen Cumhurbaşkanı adayı İnce net bir şekilde CHP'nin yönetimini istedi. İnce Kılıçdaroğlu'na "Kurultayı topla partinin genel başkanlığı bana ver. Sen de onursal başkan ol. Yoksa işi örgüt çözer" teklifinde bulundu.

Tehdit içeren bu teklife mevcut genel başkan Kılıçdaroğlu'nun tepkisinin ne olacağı merak ediliyor. Ancak görüşmeden sonra açıklama yapmayan Kılıçdaroğlu ne yapacağını, seçim öncesinde aldığı tedbirlere bakarak tahmin etmek mümkün.

Örneğin Kılıçdaroğlu ilk adımı, İnce'yi, kendisinin yarışma cesareti bulamadığı güçlü rakibi Erdoğan'ın karısına çıkartarak partiden uzaklaştırmak olmuştu. Ardından da partide İnce'ye yakın ne kadar isim varsa üzerine çizmişti.

Ne var ki Kılıçdaroğlu planı ters tepti. Muharrem İnce 11 milyon fark yese de Erdoğan'la yarışarak seçmen nezdinde prestij sağladı. Dahası muhalefetin her seçimde sarıldığı ve artık seçmenin başarısızlık bahanesi olarak gördüğü "oylar çalınıyor" masalına anlatmadı. Cesurca kameraların karşını çıkıp Erdoğan'ı tebrik etti ve "Açıkça bir seçim zaferi bunu kabul etmeyeceksek neyi kabul edeceğiz" dedi. Bir dahaki seçimlerde aday olacağını ve kazanacağını da ekledi.

İşte İnce'nin bu gerçekçi ve iddialı tavrı, yıllardır seçim zaferi bekleyen muhalif seçmende umut yaratmış durumda.
Peki, CHP'yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Cevap, 1923'yılında kurulan modern Cumhuriyet'ten daha eski olan CHP kodlarında ve pratiklerinde saklı. Yüzyılın başında tüm dünyada yaygın olan tek parti sistemine göre dizayn edilmiş partide genel başkanlık makamı olağanüstü yetkilerle donatışmış durumda.

Dolayısıyla Kılıçdaroğlu'ndan elindeki tüm imkanları kullanıp direnmesi bekleniyor. Ancak bu durumda da İnce'nin partiden koparttıklarıyla yeni bir parti kurması ihtimalini beraberinde getiriyor.

Özetle, 24 Haziran'da iktidar sorununu çözen Türkiye bugünlerde yine ana muhalefet problemiyle meşgul. Ve aslında gerçek sorunu da bu. İktidarı denetleyecek, yönlendirecek gerçek bir muhalefetinin olmaması.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları