USA SABAH 21 Ekim 2018 Pazar
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 08 Şubat 2018 Perşembe 13:50
  • Güncelleme saati: 13:50

Vekâlet savaşları bitti, bakalım ABD ne zaman uyanacak?

Pentagon ve CIA özellikle 9/11'den beri teröristlerin epeyce ekmeğini yediler.1990'lı yıllarda ve öncesinde silah verdikleri grupların içinden çıkan El Kaide mesela… "Barış gücü"nün hala, zengin lityum kaynakları olduğunu yeni öğrendiğimiz Afganistan'da varlığının en sağlam gerekçesi…

Bu teröristlerin varlıklarıyla, yüzlerce milyar dolarlık bir çarkı döndüren ABD'nin ulusal güvenliğine dayalı yenidünya düzenine sağladıkları katkı da cabası…

Ne var ki her var ki her yalanın, kumpasın bir raf ömrü var.

ABD'nin ve bazı emperyalist güçlerin "vekâlet savaşı" adı verilen terörist kullanma stratejisi de artık miadını doldurdu. Irak'ta ve Suriye'de nihayet iyice afişe oldu.

Azıcık hafızanızı zorlayın...

"Saddam için yutturdukları "kimyasal silahı var" yalanını 2010 sonrası bölgedeki yönetimleri devirmek için kullanamadılar. Derken batılı ülkelerin istihbarat servislerinin cirit attığı sakin sokaklar bir anda karıştı. Ardından uygun ortam yaratılan terörü hortladı!

O güne dek anı sanı bile duyulmamış DAESH diye kiralık katil çetesi iniverdi gökten… İki günde önemli petrol kentlerini alıverdiler.

ABD sınırı bile olmasa da binlerce mil ötedeki petrol coğrafyasındaki askeri varlığını ve hak iddiasını sürdürecek tehdidi bulmuştu işte!

Yeni Çağın aranan bahanesi, kötü adamalar yine radikal İslamcı kimliğindeydiler.

Pentagon ve CIA, o gün bugündür bu zombileri yok edeceklerini söyleyerek bölgede desteklemediği, kullanmadığı terörist grup bırakmadı.

Terör örgütü olarak kabul ettikleri PKK'nın Suriye kolu YPG'ye, DAESH isimli belayı yok etmesi için açıktan 4000 tır silah bile verdiler. DAESH'in elinde uçak varmış gibi, uçaksavar mermileri ya da roket vermeyi de ihmal etmediler elbette. Bu arada, geçtiğimiz günlerde Suriye'de düşürülen uçağın ABD malı bir silahla vurulduğunu da hatırlatalım.

Ama gariptir, ABD'li komutanlar, daha sonra YPG'lilerle birlikte Rakka kentinde sıkıştırdıkları DAESH'lileri sanki hız ihlali yapmış sürücüler gibi, anlaşma yaparak salıverdiler. Kefalet neydi hala öğrenemedik.

Ancak kurumsal destek verdikleri YPG'li teröristler hırslanmış atlar gibi gemi azıya aldı. NATO'nun sınır ülkesi olan Türkiye'nin dibinde, yani batının güvenlik noktasında herkes için tehdit oluşturacak bir yapılanmada ısrar ettiler. Suriye'nin kuzeyinde ABD'nin koordine ettiği bir terör devleti inşa etmeye başladılar.

Evet, tarihin bu en ciddi terör devleti girişiminin altında ABD'nin imzası olduğunu anlamayan devlet kalmadı… Türkiye'nin, Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör operasyonuna tüm dünyadan gelen destekler bunun kanıtı.

Bizim buralardaki farkındalığın seviyesi görmek isteyenler de anketlere bakabilirler… PKK'nın yasal kanadı HDP dışında, iktidar ve ana muhalefet partilerinin tümü Afrin operasyonunu destekliyor.

Bu günlerde Türkiye'ye geleceklerini öğrendiğimiz ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı H. R. McMaster umarız ki bu uyanışın ve dayanışmanın farkındadırlar... Ve Başkan Trump da, elçilerinin çantasına bu yeni duruma uygun bir şeyler koymayı unutmamıştır. Aksi halde sadece yorulmuş olacaklar.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları