USA SABAH 22 Kasım 2017 Çarşamba
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 03 Kasım 2017 Cuma 13:34
  • Güncelleme saati: 13:34

ABD imparatorluğu duraklama devrine girdi

Terör saldırılarının nerdeyse sıradanlaştığı ABD'de yine bir katliam yaşandı.

Bu kez de, New York'ta Dünya Ticaret Merkezi yakınlarında bir sürücünün kamyonetini bisiklet yolunda insanların üzerine sürmesi sonucu ölenler ve yaralananlar oldu.

Her zaman olduğu gibi yetkililerden yaşanan olayın terör saldırısı olup olmadığına dair çelişki açıklamalar geliyor.

Ama bu resmi beyanatların aslında hiçbir önemi yok.

Zira Donald Trump'ın başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana yaşanan benzeri saldırlar bir rahatsızlığın ve dahası karışıklığın ifadesi.

Çünkü yaşanan tüm olaylar bir sinir ucunu kaşıyor. Ve genel olarak bu olayların hepsi, Trump yönetimini sorumlu gösterecek ayrıntıları barındırıyor.

Yani hedefte Trump'ın köşeye sıkıştırılması var gibi.

Ancak Trump'ın seçim zafer konuşmasında bahsettiği "yıllardır Washington çevresinde kümelenmiş oligarşik yapı" yalnızca yeni başkanı ehlileştirmekle uğraşmıyor.

Bu yapı bir yandan da ABD'nin dünya üzerindeki hegemonyasını eski usullerle sürdürmekte kararlı.

Örneğin, seçimler öncesi Trump'ın "barışacağız" dediği Rusya ile ABD ilişkilerinin Obama döneminden daha kötü hale getirilmesi gibi…

Washington her gün Rusya'ya dair bir yaptırım kararı alıyor. Son olarak önemli Rus şirketlerine dair Kongre'ye gönderilen liste New York Times'ta yayınlandı.

Listede Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) ve Rusya Askeri İstihbaratı (GRU) yer aldı. Ambargolu Rus şirketlerinden bazıları da şunlar:

Kalaşnikov, İjmaş, Tupolev, Rosteh, Mig, Suhoy, Amiral Tersaneleri, İjevsk Mekanik Fabrikası, Oboronprom, Uralvagonzavod.

ABD, daha önce İran'a yaptığı gibi şimdi de Rusya'yı tecrit etmek istiyor.

Ve muhtemelen Rus silahlarını almamaları konusunda ikna edilemeyen devletlerin gözü, bu yaptırımlarla korkutulmaya çalışılıyor.

Ancak egemen devletlerin ABD'nin dış politikadaki hamlelerini "kanun hükmünde" kabul ettiği o günler geride kalıyor gibi.

Örneğin ABD'nin Batılı ülkelerle ilişkisinin kesilmesini istediği Rus silah şirketi arasında S-400 füzelerini üreten 'Almaz-Antey' ve bu füzelerin dış ülkelere satışını gerçekleştiren 'Rosoboronexport' var.

Daha önce Suriye'ye ve NATO üyesi Yunanistan'a füze savunma sistemi satan bu şirket şimdilerde s400 için Türkiye ile görüşüyor. Ve ne Ankara ne de Moskova ABD'nin bu şeytanlaştırma faaliyetlerinden etkilenmiş görünüyorlar.

Üstelik ABD hegemonyasına karşı bu isyan dalgası, Dolar kullanımını fiilen durdurma hedefine sahip diğer ülkeler arasında da yaygınlaşacak gibi duruyor.

Yani, ABD için "İmparatorluk" tanımını kavramsallaştıran Michael Hardt ve Antonio Negri'nin bahsettiği enternasyonal dayanışma, halklardan çok yönetimler tarafından sergileneceğe benziyor.

Çünkü ABD, terörist örgütler ve demokratik meşruiyeti olmayan diktatörlükler dışında dünyadaki tüm müttefiklerini kaybetmeyi başardı!

Evet, cin şişeden çıktı. Bakalım içteki çift başlılık nedeniyle duraklaması görünür hale gelen ABD imparatorluğunun gerilemesinin fitilini ne ateşleyecek?

Washington yenidünya düzenine uygun bir paradigmayla içerideki sorunlarına odaklanmaz ve devasa iç borcu çevirmek için yine savaşı seçerse, görmek için çok bekleyeceğimizi sanmıyorum.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları