USA SABAH 14 Aralık 2017 Perşembe
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 12 Ekim 2017 Perşembe 17:02
  • Güncelleme saati: 17:02

Bu kez geri adımı ABD atmalı

Bu hafta İstanbul Atatürk Havalimanı'na inen ABD vatandaşları beklemedikleri kötü bir sürprizle karşılaştılar. Çünkü Türkiye'ye giriş yapamadan geri dönmek zorunda kaldılar.

Onca yol, planlar, programlar ve boşa giden masraflar…

Havalimanına indiği halde ülkesine geri dönmek zorunda kalan ABD'li bir kadın şunları söylüyordu:

"Ben Türkiye'ye birçok kez geldim ve geliyorum. Benim için sürpriz oldu. Hayal kırıklığı yaşadım. Ne yapabilirim. İşlerimi düzenlemem gerek ve ne yapacağıma karar vermeliyim."

Tüm bu yaşananların nedeni, ise ABD Büyükelçiliğinin geçtiğimiz günlerde yaptığı şu açıklama:

"Son zamanlarda yaşanan olaylar, ABD Hükümeti'ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin ABD misyonunun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır. Söz konusu değerlendirme sürecinde, Büyükelçiliğimiz ve Konsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla, şu andan itibaren geçerli olmak üzere, Türkiye'deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetleri askıya alınmıştır."

Bu anlamsız karar üzerine her egemen devlet gibi Türkiye de uluslararası ilişkilerin temel refleksi olan mütekabiliyeti işletti.

Ankara, ABD Büyükelçiliğinden yapılan açıklamadaki gerekçelerin aynısını dile getirerek vize işlemlerinin askıya alındığını açıkladı.

Peki, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert'in "Bizimle ve Beyaz Saray'la koordinasyon içinde alındı" dediği ABD'nin vize kararının gerekçesi ne?

Yapılan açıklamalara göre ABD İstanbul Başkonsolosluğunda çalışan Metin Topuz isimli bir şahsın yargısal bir soruşturma nedeniyle gözaltına alınması.

Topuz hakkındaki iddialar ciddi. Kendisinin 15 Temmuz'daki asker darbe girişimden sorumlu olan imam Fetullah Gülen'in örgütüyle irtibatta olduğuna dair yüzlerce delil var.

İşin garip tarafı, ABD Dışişlerinin uğruna yarım asırlık müttefikleri olan Türkiye ile ilişkilerini bozmaya göze aldığı bu şahsın, ABD konsolosluğunda çalıştığının Türk resmi makamlarına bildirilmemiş olması!

Sizce bu garip değil mi?

Öyle ya ABD Dışişleri, çalışanları olan Topuz'u Türk resmi makamlarına bildirmeyecek kadar önemsemiyorsa, gözaltı alındığında niçin ortalığı ayağa kaldırıyor?

Üstelik Topuz bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve diplomatik dokunulmazlığı yok. Yani kanunlar önünde bizlerle eşit durumda. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım dediği gibi, ABD'de gözaltına alınan kamu bankası müdürü gibi "yeşil pasaportu yok!"

Evet, belli ki adı geçen şahıs, ABD'nin Türkiye gibi Orta Doğu ülkelerindeki haber alma elemanlarından biri.

Ve işlerin eskiden yapıldığı gibi sürmesine alışık olan Washington, Avrupa Birliği hukuk sistemiyle uyumlu işleyen Türk yargısının bu ve benzeri şahısları eskiden olduğu gibi önemsemesini istiyor.

Kusura bakmasınlar ama mevcut Türk yönetim bunu yapsa bile biz seçmenler olarak artık bu eşitsiz ilişki biçimini içimize sindiremeyiz.

Çünkü devletimizin, ABD ve diğer yönetimler gibi ülkemizin aleyhine çalışan casuslarla mücadele etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ve yargınıza dış müdahaleyi kabul edemiyoruz.

Türkiye'de bunu aksini halka izah edebilecek hiçbir siyasi de yok.

Dolayısıyla ABD yönetiminin, değişen bölgesel dengeleri ve halkların uyanışını dikkate alıp bu anlamsız vize restine bir an önce son vermesini bekliyoruz. Ancak sonra Ankara'dan adım beklemeliler.

Gerçekçi ve hakkaniyetli olan gelişme budur.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları