USA SABAH 20 Kasım 2017 Pazartesi
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 05 Ekim 2017 Perşembe 14:42
  • Güncelleme saati: 14:42

ABD evine döndüğünde geç olmasın da

Evet, Orta Doğu karışık. Suriye'deki iç savaş, bölgede PKK-YPG gibi terör örgütlerini kurumsallaştırıyor. Kaosun estirdiği bağımsızlık rüzgârları, etnik temelli savaşların közlenmiş ateşini alevlendiriyor.

Yıllarca tek bir kurşunun bile atılmadığı sakin doğu şehirleri, ABD'nin bölgeye gelmesiyle her gün intihar saldırılarına sahne oluyor.

Ama bu durum uzunca bir süredir bizim buraların rutini olsa da kaderi değil.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı bağımsızlık referandumu sonrası yaşananlar bir değişimin işaret fişeğiydi.

Zira herkes biliyor ki, bu bağımsızlık girişimi, Mesut Barzani'den ziyade ABD'nin uzun vadeli hedefinin bir ayağı. ABD Washington'un düşük perdeden itirazlarının tek nedeni de Barzani'nin düğmeye basmakta biraz acele etmesi.

İşte ABD'nin bu planı, Irak'ın yanı sıra Türkiye, İran ve Rusya gibi bölge devlerinin aynı yöndeki tepkileriyle karşılaştı.

Hatta Birleşik Krallık, İspanya ve Fransa da bu sonu görünen projeye karşı çıktılar.

Bu küresel yan yana gelişin anlamlı şudur.

Tek kutuplu dünyadan, iki değil, çok kutuplu dünyaya geçiyoruz.

Artık dünya sahnesinde var olma mücadelesine aktif olarak katılan hiçbir devlet eskisi kadar kolay ikna olmuyor. İddia sahibi olan hiçbir lider, ABD'nin dünyanın stratejik noktalarındaki tasarruflarını sorgusuz sualsiz kabul etmiyor.

Çünkü AB, NATO, BM gibi "eski dünya düzenine" ait olan kurumlar ve dolaysıyla onları domine eden ABD'nin boyaları dökülmeye başladı.

Devletler ve yönetimler, ulusal çıkarlarını, 2. Dünya Savaşı Kurumlarına tabi olarak korumanın mümkün olmadığını ilan etmekten çekinmiyorlar.

Kuşkusuz bu cürette ABD müesses nizamıyla uyum sorunu yaşayan Trump'ın geçiş dönemi de etkili oldu.

Daha önceleri görece olarak bütünlükçü bir görünüm arz eden ABD sistemi Trump'ın marjinal söylemlerle Başkanlık koltuğuna oturmasıyla bölündü.

Trump içeride ittifaklar aramak için seçim öncesi dile getirdiği "içe dönüş" adımlarını ertelese de ABD'nin muktedirleri memnun değil.

Yeni Başkanın göreve gelir gelmez bir silah tüccarı gibi dünyayı dolaşması ve iyi satışlar yapması da içeridekileri tatmin etmiş görünmüyor.

ABD kentlerindeki çatışmalar ve son olarak Las Vegas'ta 58 kişinin hayatını kaybettiği konser katliamı, daha önce "dışarıyı karıştıran unsurların" bu kez ülkenin için odaklandığını gösteriyor.

Çin'in ve Rusya'nın dolarla uluslararası ticarete getirdikleri kısıtlamalar ve Bitcoin gibi uzun vadeli projelerin doların egemenliğine zarar vermesi de içerideki kaygıları derinleştiriyor.

Bakalım, kim galip gelecek ve ABD'deki bu sallantıda kimler ayakta kalacak?

Ama hangi odak galip gelirse gelsin ABD'nin efsanevi Başkanı Abraham Lincoln 'ün şu sözünü aklından çıkartmamalı:

"Bazı insanları her zaman kandırabilirsiniz, herkesi bazen kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız."

Ve yeryüzünde ABD tarafından kandırıldığını anlamayan çok az yönetim, devlet kaldı.

Yani oltasını atanın bir şeyler kaptığı dünya deniz kurudu. Herkes mahallesine dönmeli geleceğini orada aramalı. Ötesi macera.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları