USA SABAH 24 Haziran 2017 Cumartesi
Melih Altınok
  • Haber giriş tarihi: 18 Mayıs 2017 Perşembe 17:11
  • Güncelleme saati: 17:11

Türkiye-ABD ilişkileri için iyi bir başlangıç

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump Salı günü Beyaz Saray'da yaptığı görüşme Türkiye'de ve bölgede merakla takip edildi.

Görüşmenin, Başkanlık koltuğuna henüz oturan Trump'la Erdoğan arasındaki ilk temas olması zaten başlı başına ilgi çekiciydi.

Zira Trump'ın, ABD iç politikasının kalbinin attığı bir coğrafyada yer alan Türkiye ile kuracağı ilişkinin boyutu, bölgedeki dengeler için de hayati önemde.

Bu yüzden de, Rusya'nın, İran'ın, Suudi Arabistan'ın, Suriye'nin, hatta Erdoğan'ın ABD'den önce ziyaret ettiği Hindistan'ın ve ABD'nin asıl rakibi Çin'in gözü bu ziyaretteydi.

Türkiye ile üyelik müzakereleri konusunda sorun yaşayan Avrupa Birliği ülkelerini ve ABD'den silah yardımı alan PKK-PYD'li teröristleri ise söylememize bile gerek yok sanırım.

Peki, zirve beklentileri karşıladı mı?

Elbette bu sorunun yanıtı ilerleyen günlerde netleşecek.

Ancak Türkiye'nin yarım asırlık müttefiki ABD'den beklentileri, biz Türklerin dediği gibi söylersek, atla deve olmadığı için uzlaşının mucize olmayacağı ortada.

Ana taleplerimiz, Erdoğan'ın kameralar karşısında da deklere ettiği gibi iki maddeden ibaret:

1- ABD'nin, üst yapısını terör örgütü olarak tanıdığı illegal Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Suriye kolu olan YPG-PYD'nin desteklenmemesi.

2- Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ terör örgütünün liderinin ve yöneticilerinin ABD tarafından korunmaması.

Erdoğan'ın bu vurgularına karşın Trump verdiği mesajlar da son derce olumluydu.

Son derece diyorum, çünkü içeride Obama döneminin ABD'ye zarar veren politikalarını kendisine dayatan ittifaka karşın Trump olabildiğince ılımlı ve samimiydi.

Trump "Türkiye'ye PKK, DEAŞ gibi terör gruplarıyla mücadelede destek veriyor ve terör gruplarına güvenli alan bırakmama konusunda güvence veriyoruz" şeklinde sözleriyle muhatabının kaygılarını anladığını birinci ağızdan aktardı.

Başkan ayrıca iki ülke ararsındaki köklü işbirliği ve müttefikliğin ABD için vazgeçilmez olduğunu da önemle teyit etti.

Elbette zirvenin içeriği, iki liderin Beyaz Saray'daki 1 saat 10 dakika süren temaslarından ve sonrasındaki resmi açıklamalardan ibaret de değil.

Erdoğan'ın ziyaretinden günlerce önce ABD'ye giden üst düzey Türk heyetinin yaptığı "politik iklimlendirme" çalışmalarında da epeyce mesafe kat edildi.

Ancak her ne olursa olsun, dışarıya son derece pozitif bir havanın yansıdığı görüşmede, karizmatik yönleri ağır basan Erdoğan ve Trump'ın yüz yüze gelmesi çok önemli bir aşamaydı.

Çünkü diyalog geliştiren iki liderin samimi jestlerle birbirini tartması ve tanıması bundan sonraki süreçte taraflara illa ki sorumluluk yükleyecektir.

Sanırım şimdiden, halkları için de kendileri için de düşmanları bir olan Türkiye Cumhurbaşkanı ile ABD Başkanı iyi bir başlangıç yaptılar diyebiliriz.
Yazarın Önceki YazılarıTüm Yazıları