USA SABAH 21 Kasım 2017 Salı
RÖPORTAJLAR
Akademisyen Micha'el Tanchum: “İran-PKK anlaşması Türkiye için kabus olur”

Akademisyen Micha'el Tanchum: “İran-PKK anlaşması Türkiye için kabus olur”

Ragıp Soylu - WASHINGTON

İsrailli akademisyen Dr. Micha'el Tanchum'un bu ay başında Amerika merkezli tanınmış dergi Foreign Affairs'e yazdığı makale İran ve PKK arasındaki ilişkinin boyutları üzerine bir tartışma başlattı.


Yazısında İran ve PKK arasındaki bir işbirliğinin Türkiye'nin güneyinden Suriye'nin kuzeyine kadar olan bir bölgeyi İran'ın etkisi altına sokacağını söyleyen Dr. Tanchum, PKK lideri Cemil Bayık'ın DAEŞ'e karşı işbirliği çerçevesinde İran'ı tercih edilebilir bulduğunu belirtiyor. İsrailli yazara göre Bayık'ın İran tercihi geçmişte PKK saflarından büyük destek görürken, Irak Kürdistanı içerisindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Değişim Hareketi gibi gruplar da İran ile yakın koordinasyon içerisinde. ABD'nin Suriye'nin kuzeyindeki PYD'yi terk etmesi durumunda, PKK, PYD, KBY ve Değişim Hareketi'nin İran'ın da desteğiyle bir bölgede büyük bir Kürt yönetimi kurabileceğini söyleyen Dr. Tanchum, "PJAK hâlihazırda İran ile çatışmalarını durdurmaya çalışıyor. Kürt-İran işbirliği bölgedeki jeo-stratejik satranç tahtasını değiştirebilir. Türkiye'nin güneyi de etkisi altına girer" diyor.

Aynı zamanda Hebrew Üniversitesi, Barışın İlerlemesi için Truman Enstitüsü'nde araştırmacı olan Dr. Tanchum enerji ve jeostrateji konularındaki çalışmaları biliniyor. Kendisi ile bölgedeki son gelişmeleri ve İran'ın yükselişini konuştuk.
***

-Bölgede bir PKK-İran uzlaşmasının sonuçları ne olur? Son makalenizde bunun Tahran'ı Türkiye'nin topraklarının çeyreğini de içerecek bir şekilde bölgede önemli bir güç yapacağını söylüyorsunuz.

Ben bunu Ankara'nın gerçek stratejik kabusu olarak anıyorum. PKK-KYB önderliğindeki bir alternatif koridor, Iran ile Irak sınırından Mahmur'a ve buradan da Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgelerine uzanabilir. Durum Türkiye'nin güneydoğusu için daha da kötü olacaktır. İran'ın PKK kapasitesini artırması, Türk güvenlik güçlerinin devletin isteklerini bölgede uygulamasını büyük ölçüde zorlayacaktır. PKK alternatif devlet yapısını gerçek bir şekilde kurabilir. Dahası, bu PKK'yı İran'in buyruklarına karşı minnettar kılacaktır.

"TÜRKİYE İRAN'A KARŞI KÜRTLERLE KARŞI KOYABİLİR"

-PKK , İran anlaşmasının açıklanmasının ardından ateşkesi bitirdiğini açıkladı. Sizce İran açıklamasının PKK'nın son saldırılarıyla bir ilgisi var mı?

BM Daimi Üyesi 5 ülke ve AB'nin İran'la imzaladığı anlaşma Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki stratejik pozisyonunu zayıflatıyor. İran'ın güçlenmiş eline yanıt vermek için Türkiye'nin bölgede sahada bulunan güçlere ilişkin iki seçeneği bulunuyor. 1- Kürtler ile büyük pazarlık, 2- İslami ya da İslami olmayan ve Türkiye'ye de gerçek bağlılıkları olmayan rakip gurplar arasında bir koalisyon kurmak. AKP hükümeti İran anlaşmasına ikinci şıkkı seçerek yanıt verdi. Bu stratejik bir hata. Ankara'nın seçimi de PKK'nın hesaplarını değiştirdi. Yavuz Sultan Selim kendi zamanında ilk olarak İdrisi Bitlisi'yi tercih etmişti. Bu Osmanlı örneği bize şu anki durumla ilgili olarak çok şey söylüyor. Türkiye, Kürt nüfusuyla anlaşmadan İran'ın yükselen gücüne karşı etkili bir şekilde karşı koyamaz.

"PKK İLE ORTAKLIK TAKTİKSEL"

-Türkiye'deki pek çok kişi PKK'nın İran'ı, Suriye ve Irak'ta DAEŞ'e karşı müttefik olarak gördüğünü ve bu yüzden İranlı güçlere saldırılarını sonlandırarak güçlerini Suriye'ye kaydırdığını söylüyor. Sizce Tahran, halihazırda Irak Kürdistanı ve Suriye'de gizli bir mücadele içinde olduğu Türkiye'ye karşı PKK'yı cesaretlendirdi mi?

Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin Rojava olarak adlandırdıkları bölge PKK'nın en büyük kazancı. Bu Türkiye'deki Kürtlerin kalbini kazandığı gibi İran'daki PKK destekçileri için de önemliydi. PYD'nin kontrol ettiği özerk kantonlar PKK'yı Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile özellikle Mesut Barzani ile aynı kulvara soktu. Bu yüzden İran'daki PKK savaşçılarının Suriye'de savaşması sürpriz değil. İran ve PKK'nın ortak bir düşmanının olması geçici ve taktiksel bir işbirliği sağlıyor.

"iRAN, KÜRDİSTAN'DAKİ PARTİLERİ BİRBİRİNE KARŞI DESTEKLİYOR"

- Sizce İran bölgedeki durumdan fayda sağlayarak, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Değişim Hareketi ile yakınlaşıyor ve Irak Kürdistanı iç politikasını karıştırıyor mu?

İran'ın KYB ile uzun bir geçmişi var. DAEŞ Irak'ta ilerlediğinde İran, Kürtlere silah sağlayan ilk ülkeydi, özellikle KYB'ye. İran'ın KYB'nin pozisyonunu güçlendirmek için bir fırsatı bulunuyor, ki bilindiği üzere KYB Irak Kürdistan'ın resmi sınırları içerisinde zayıfken, tartışmalı olan (Kerkük gibi) topraklarda güçlü. İran, Kürdistan'ın bağımsızlığını önlemek istiyor ve evet Kürdistan Demokrat Partisi'ne baskı uygulayarak onun Tahran'ın çıkarlarına yönelik daha fazla taviz vermesini sağlamaya çalışacak. Bunu da Kürdistan içindeki partileri birbirine karşı destekleyerek yapıyor.

-Ruhani'nin İran Kürdistanı'na yaptığı ziyareti ve Kürtçe dilinin üniversitede öğretimiyle ilgili yaptığı açıklamayı nasıl değerlendirmeliyiz?

Ruhani'nin ziyareti iyi bir bölgesel politika ama aynı zamanda Kürtlerin seçimlerde ona verdiği büyük desteğin bir geri ödemesi. Nükleer anlaşma ile içerde eli güçlenen Ruhani şu an Kürtlerin sorunlarına yanıt verecek politik kapitale sahip. Bunu da kendi ziyareti sırasında söyledi.

DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar