USA SABAH 23 Kasım 2017 Perşembe
RÖPORTAJLAR
Simit Sarayı İcra Kurulu  Başkanı Abdullah Kavukçu: Hamburgerin merkezinde simit burger satıyoruz

Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu: Hamburgerin merkezinde simit burger satıyoruz

Aslıhan Başgül Ergün - NEW YORK

2002 yılında, Boğaziçi Üniversitesi'nin karşısında küçük bir dükkan olarak açılan Simit Sarayı, bugün dünyanın 14 ülkesinde 78 ve yurt içinde 200'ü aşkın mağaza ile dünya markası olma yolunda ilerliyor. Yeni dünyaya Manhattan 5. Cadde'de açılan mağazasıyla giriş yapan Simit Sarayı'nın İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu'yla yeni mağazayı ve Amerika pazarını konuştuk.


***
Simit Sarayı markası olarak, Manhattan'ın en merkezi caddelerinden birinde bir mağaza açtınız, tepkiler nasıl?

Beklentimin çok daha üzerinde. Zaten 2015 sonuna kadar Manhattan'da 10 tane mağaza açacağız. Şu anda ikinci mağazayı tuttuk, üçüncü lokasyon için konuşuyoruz. İlk önce Manhattan'da büyüteceğiz, daha sonra eyaletlere yayılacağız.

Peki Amerika'lıların tepkileri ?


Çok iyi... Şu anda yüzde 95 yabancı, yüzde 5 Türk müşterimiz var.

Simiti 'Turkish bagel' olarak tanıyorlar, sizce simit, bagela rakip mi, ne düşünüyorsunuz?

'Turkish bagel' olarak tadım yaptırıyoruz zaten, inanılmaz tepkiler alıyoruz. Tattıklarında hemen mağazanın içine giriyorlar almak için. Fiyatımız çok ucuz, bir dolara simit satıyoruz.

Simit Sarayı hikayesinin Boğaziçi Üniversitesi'nin karşısındaki küçük bir dükkandan başladığını biliyoruz, şimdi dünya markası olma yolunda. Bu yolda New York mağazasının nasıl bir rolü var?


Dünyada şu anda 14 ülkede operasyon yapıyoruz. Yurtdışında 78-80 tane mağazamız oldu. Türkiye'de 200'u aşkın mağazamız var. Yıl sonu itibariyle toplam 318 mağazamız olacak. Tabii ki New York'a çok daha farklı bakıyoruz. Aslında Türkiye'de bu kadar mağazası dahi olmayan markalar bile dünya markası olabiliyor. Dünya markası olduk demiyoruz fakat eğer Türkiye'den gıda sektöründe bir dünya markası çıkacaksa da onun basında Simit Sarayı geliyor. 5 yılda Türkiye'dekinden daha fazla yurtdışında mağazamız olacak. Şu anda sözleşmeler yaptığımız yaklaşık 150 tane mağaza var yurt dışında. Zaten bunları açtığımızda Türkiye'deki mağaza sayımızı neredeyse geçeceğiz.

Ürün çeşitliliği nasıl ?

Bizim 60 çeşit ürünümüz var, simit bunlardan sadece bir tanesi. Yani ciromuzun sadece %10'u simit.

Tercih ettiğiniz özel bir ürününüz var mı?

Hepsi, hepsi... Ben şöyle söyleyeyim, 13 senedir simitle alakalı iş yapıyorum, yine de her gün simit yiyorum, bıkmadım, bıkmazsınız da simit öyle bir şey. Bir de bizim markamız; Simit Sarayı, simitin çok ötesine geçmiş bir bakery burası. Herkesi kucaklayan bir konseptimiz var. Şu anda New York mağazasında bunu izliyoruz. Cuma günü açtık, açıldığımız günden beri bir gelen, bir daha geliyor. Hergün geçen gün katlanarak artıyor. Bugün mesela, sokağa kadar uzanan bir kuyruk vardı. Çok iş yapacağımıza inanıyoruz.

Simit 1 Dolar olarak kalacak mı?

Şu anda açılış paketi olarak 1 Dolar olarak yaptık, bizim Türkiye'deki fiyatlarımız ne ise burada da o olacak. Türkiye'de biz iki senedir 1 Lira'ya satıyoruz simiti, yeni fiyat da diyelim 1,25 oldu burası da 1, 25 olacak.

Peki Amerika'ya özgü sunumlar var mi? Aşağıda gördük, simit-çay konsepti simit-kahve olarak değişmiş gibi.

Çayı da yeni getirdik. Öğreniyor insanlar, daha önce İngiliz çayını biliyorlardı. Türk çayını hiç bilmiyolardi. Şimdi biz Türk çayını da yaymaya başladık.

Bir anlamda kültür elçiliği yani...

Tabii, tabii... Bizim bulunduğumuz yer Türkiye'nin tanıtımı, bu markanın sahibi Türkiye. Yoksa şirketimizi satın almak isteyen o kadar çok yabancı şirket var ki...

Peki bugünki konjonktürde dünya pazarında bir Türk olarak iş yapmanın zorlukları ve avantajları nedir sizce?

Zorluğu şu; piyasayi daha az tanıdığımız için tanıdıklarımızla iş yapalım istiyoruz. Bazen öyle olduğunda işini doğru yapmayanlar olabiliyor. Biz o durumda o kişilerle ikinci defa çalışmıyoruz. İşin doğru yapılması bizim için çok önemli. Sonuçta bizim gibi bir şirketi kaybetmiş oluyor. Birisi doğru iş yapıyorsa devam ediyoruz, yapmıyorsa etmiyoruz. Türk mantığı budur, bile bile lades hiç bir zaman demeyiz. Pazara girmeye gelince, Amerika pazarı çok zor bir pazar ama şunu da söyleyeyim, Türkiye'de iş başarmak dünyada başarmaktan daha zor.

Ne tür zorluklar mesela?

Şimdi görüyorsunuz burada açtık ve çok özel bir ilgi alaka var. Türkiye'de biz ilk açtığımız zaman elli tane taklit çıktı. Taklitte Türkiye, Çin'i geçmiş durumda. Burada da bir marka gelmiş, bir mağaza açmış ama simiti öyle bir kötü tanıtmışlar ki, insanlar bu simitle onun ne alakası var diyorlar.

Diğer simitin tadına bakma fırsatı buldunuz mu?

Bakmama gerek yok. Gördüğüm zaman anlıyorum ben simitin nasıl olduğunu. Yani şimdi yoğurtçu da simit satıyor fakat Türk simiti diye satıyorlar. Bunlar simitin imajına çok zarar veriyor. Keşke herkes Türk simitini doğru yapsa, kaliteli yapsa. Kalitesiz ürün yaptığınız zaman Türk simitinin tanıtımı da kötü oluyor. Biz bunlara çok dikkat ediyoruz. Çünkü biz, Türkiye'yi temsil ediyoruz.

New York çok liberal bir yer, yabancılara çok açık, çok kültürlü bir yer ama yine de bir Ortadoğu'lu imaji var. Pazara girerken onunla ilgili sorun yaşadınız mı?

Biz Ortadoğu değiliz, biz Avrupa'yız. O bakış açısını böyle değiştireceğiz işte. Biz onu kabullenmiş durumdayız ama söylemeyelim ki bununla ilgili hiç bir zorluk yaşamadık. Artık Türk insanı, Türk şirketleri bir yere gittiği zaman inanılmaz ilgi alaka görüyor. Sanılanın tam aksi yani.

Bunun sebebi nedir sizce, ne değişti?

Türkiye'nin ekonomisini düşünsenize, bir milyar dolara muhtaçtı. Şimdi milyar dolarlık şirketler var. bizim ülkemiz son yıllarda çok büyük gelişme gösterdi.


Burada iş yapmak isteyen Türk iş adamlarına neler önerirsiniz?

Türkiye'de çok ciddi markalar var, kesinlikle hiç kimse arkasına bakmasın. Mutlaka gelsinler ve burada mağaza açsınlar. Tabii ki ticaret risktir, onlar da riski göze alsınlar. Biz riski göze aldık, şu an çok mutluyuz. 2015 sonuna kadar 10 tane mağaza yapacağız. Bizim binlerce Türk markamız olması lazım. Onun için insanların gelip buralara yatırım yapması gerekiyor. Bence bunun yolu da New York'tan geçer.

New York'ta farklı bir kaç farklı lokasyondan bahsettiniz. İçlerinden hangisi prestij mağazası olacak?

Fifth avenue prestij mağazamız zaten. Şimdi Times Square'de yer bakıyoruz. Çok iyi yerlerde olacağız biz. Bize neden Simit Palace olarak degil de Simit Sarayı olarak geliyorsunuz diye soruyorlar. Ben zamanında Mcdonalds'ı Burger King'i nasıl öğrendimse öyle öğrenecek insanlar Simit Sarayı'nı . Yani yeter ki sen ürününü kaliteli yap, doğru yap. Bakın bizim simit burgerimizi mutlaka deneyin. Simit burgerimiz burdaki hamburgerlerden daha lezzetli ve daha iyi. Şu anda Amerikalilar simit burgere inanılmaz talep gösteriyorlar. New York mağazamızda simit kadar simit burger satıyoruz. Bu da işe bambaşka bir boyut kazandırıyor. Düşünebiliyor musunuz? Hamburgerin merkezine gelmişiz simit burger satiyoruz. ''Amerikalilara burger satiyoruz''. Bakın hep beraber izleyelim bir sene sonra tekrar konuşalım. Bir yıl içinde Simit Sarayi'nın geldiği noktayı, simit burgerin geldiği noktayı görün. Bakın simit burgerin bile taklitleri olacak burada.







DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar