USA SABAH 19 Kasım 2017 Pazar
RÖPORTAJLAR
CAIR Direktörü Nihad Awad: Müslüman Amerikalılar IŞİD yüzünden bedel ödüyor

CAIR Direktörü Nihad Awad: Müslüman Amerikalılar IŞİD yüzünden bedel ödüyor

Ragıp Soylu - WASHINGTON, D.C.

ABD'de Müslümanları temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşu Amerikan İslami İlişkiler Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad ile IŞİD'i ve ABD'de yükselen islam karşıtlığını konuştuk.

Awad, geçen haftalarda IŞİD'in neden İslami olmadığını madde madde açıklayan ve tüm dünyadan 120 din adamının imza verdiği bir mektubun yayınlanmasından öncülük etti. Awad, SABAH'a verdiği özel röportajda Amerikan medyasını İslam'ı yanlış yansıttıkları için kınarken, uluslararası kamuoyunu da Suriye'de hareketsiz kaldıkları için suçladı. Aslen Filistinli olan Awad, ABD'de yükselen İslam karşıtlığının ise bu ülkedeki Müslümanlar nedeniyle değil, yurtdışındaki hadiselerden kaynaklandığını söylüyor.

***

IŞİD hakkında hazırladığınız mektupla başlayalım. Sizce bu mektup IŞİD sempatizanları için bir fark yaratacak mı?

IŞİD'in suçlarına bakan herkes tüm bunların İslam'a ve onun öğretilerine aykırı olduğunu görür. IŞİD'in aktiviteleri açıkça İslami değerler ve Kur'an'ın emirleri ile çelişiyor. Kur'an bize insan hayatını korumamızı emrediyor, buna savaşçıların hayatı da dâhil. Ayrıca sivil enstitülüleri ve varlıkları da korumanız gerekiyor. İkinci olarak biz İslam'ı bu suç örgütünün tekelinden almak için üzerimize düşeni yapıyoruz. Yayınladığımız açık mektup, klasik İslami kaynakları kullanarak madde madde IŞİD'in neden İslami olmadığını anlatıyor. IŞİD liderleri orada yer alan maddelerin aksine bir propaganda ile aktivitelerini meşrulaştırıyorlar. Tabi elbette daha fazla adım atılması gerektiği de bir gerçek.

Basından görebildiğimiz kadarıyla her geçen gün polisin ve FBI'ın Amerikalı Müslümanlar üzerindeki gözetimi artıyor. Sizce Müslüman cemaati IŞİD'in suçlarının bedelini mi ödüyor?

Ne yazık ki ABD'deki Müslümanların ve İslam'ın imajı, nasıl görüldükleri, hangi davranışa maruz kaldıkları ve nasıl algılandıkları kendi yaptıkları katkılara ve ABD vatandaşı olarak taşıdıkları kimliğe dayanmıyor. ABD'deki Müslümanların kimlik algısını ABD sınırları dışında gerçekleşen yabancı olaylar belirliyor. Dolayısıyla biz IŞİD gibi örgütler nedeniyle çok büyük bir bedel ödüyoruz. Biz bu bedeli ödüyoruz, İslam çok ağır bir bedel ödüyor. Çünkü bölgede yaşananlar İslami öğretilerin ve değerlerin kendini Müslüman olarak tanıtan insanlar tarafından doğrudan ihlal edildiğini gösteriyor.

Pew Araştırma Merkezi tarafından Temmuz'da gerçekleştirilen bir araştırma Müslümanların ABD'de ateistler, Yahudiler ve Evanjelik Hristiyanlardan daha az sevildiğini gösterdi. ABD'deki Müslüman topluluğunun yükselen İslamofobi dolayısıyla tehdit altında olduğunu düşünüyor musunuz?

ABD'de İslamofobi özellikle yabancı ülkelerdeki olaylar ve Ortadoğu'daki başarısız dış politika ile Müslümanlar hakkındaki tarihi önyargılar nedeniyle büyüyor. İkinci olarak Amerikan medyası İslam'ı deniz aşırı ülkelerde bazı Müslüman gruplar ya da suç çeteleri üzerinden tanımlıyor. Bu yüzden bence İslam'ın imajı Ortadoğu'da ve diğer ülkelerde yaşanan çatışmalara indirgenmiş durumda. Bu önemli. Çünkü düşünün mesela, ABD'de her gün 40 kişi ölüyor. Yabancı bir medya organı bu ölümler üzerine odaklansa ve Amerikan yaşam stilini burdan yola çıkarak tanımlasa ne olurdu? Bu hem adil olmazdı, hem de doğru olmazdı. Bu yüzden ortalama Amerikalının TV'den İslam hakkında gördüğü tek şey, kan, ölümler, işgal ve mücadeleden ibaret.



Ve öte yandan İslam karşıtı fikirlerin ana akım medyaya girme tehlikesi de var. Örneğin HBO'daki popüler talk show'cu Bill Maher'in İslam hakkında son dönemde söylediği şeyler. Maher, "İslam yanlış şeyi söylerseniz sizi öldürmekle tehdit eden ve mafya gibi hareket eden tek din" ve "Müslüman dünyasının IŞİD'le oldukça ortak yanı" var diyor. Daha önceden bu tür yorumları ana akım medyada görmüş müydünüz?

Bill Maher, konu dine geldiğinde oldukça bağnaz ve sofistike olmayan biri. Ve onun bu tür cahilce yorumları ateşi harlamaktan başka bir işe yaramıyor. Açıklamalaır hem yanlış hem de saldırgan. İslam'ın yanlış anlaşılması ve yanlış kavramsallaştırılması için oynadığı rol nedeniyle kınanması gerekiyor. HBO'nun otoritesini kullanarak bu kişiye baskı yapmasını isterdim. Eğer Müslümanlar hakkında bu söylediklerini Hristiyanlar, Yahudiler ya da siyahiler hakkında söyleseydi HBO onu çoktan kovmuş olurdu. Dolayısıyla bu bir çifte standart ve bu büyük platformu kullanarak kural dışı açıklamalarıyla tüm Amerikalı Müslümanların güvenliğini tehdit ediyor.

ABD'nin bölgedeki politikaları ile IŞİD'in ortaya çıkışı arasında bir bağ görüyor musunuz? Pek çok uzman Irak ve Suriye'de yapılan yanlışların mezhepçi tansiyonu yükselttiğini ve bu radikal örgütün burada köklenmesini sağladığını söylüyor.

Amerikalı politikacılar bilke bu önermeye katılacaktır. ABD Irak'ı yalanlar üzerine işgal etti. Irak'a şu anda baktığımızda yok edilmiş, parçalanmış bir ülke görüyoruz. Ve mezhepçi Nuri El Maliki hülümetine ABD yönetimi tarafından verilen destek, ki Maliki hükümeti Irak'ın büyük bir bölümünü karar alma mekanizmasından çıkardı, durumun daha da kötüleşmesine neden oldu. Önceki yönetimlerde gerçekleşen hatalar strateji yoksunluğu nedeniyle Obama döneminde de devam etti. Obama da bunu daha önce itiraf etmişti.

Bazı analistler Batılı güçleri Suriye'de ve IŞİD konusunda Batı'yı iki yüzlü davranmakla suçluyor. Örneğin Batılı güçler Esad rejiminin toplu katliamları ve barbar saldırıları karşısında sessiz kalırken, şimdi IŞİD karşıtı bir koalisyon Esad'ı yok sayıyor. Kimilerine göre Esad sorunun ta kendisi. Ne düşünüyorsunuz?

IŞİD kendi yaptıkları dolayısıyla suçlanması gerekse de suçu sadece onun üzerine atmamalıyız. IŞİD hastalığın kendisi değil, semptomu. Bölgede yer alan adaletsizlik, demokrasi yoksunluğu, masum insanların öldürülmesi, özellikle Suriye halkının Esad elinde can vermesi hastalığın kendisi. Bu tür nedenler IŞİD'i meydana getirdi. Sadece IŞİD'i bombalamak çözüm değil. Bu meselelere, IŞİD'in avantajına kullandığı sorunları ve yakınmalara çözecek, yanıt verecek kapsayıcı bir strateji olmalı.

"MÜSLÜMANLAR TÜRKİYE VE ERDOĞAN'A HAYRAN"

Eylül'de Kuzey Amerika İslami Toplumu (ISNA) toplantısı için Detroit'teydim. Bu toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye karşı büyük bir ilginin ve takdirin olduğunu gördüm. Sizce gerçekten de böyle bir teveccüh var mı?

Bence genel olarak Türkiye, Türkiye hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya çapında tüm Müslümanlardan büyük hayranlık görüyor. Buna Müslüman Amerikalılar da dahil. Müslümanlar medyanın yanlış yansıtmalarının ve iftira kampanyalarının kurbanı olmuş değiller. Günümüzdeki diğer ülkeler ve liderler içerisinde Türkiye modern İslam toplumunda yaşamak isteyen Müslümanlar için umutlu bir model olmayı sürdürüyor. Fakat verili durum ışığında bu tecrübenin mükemmel olduğunu söyleyemeyiz. İnsanlar Türk modeline bakıyorlar çünkü Türkiye ekonomik olarak büyüdü, gelişti, meydan okumalar ile yüzleşti ve Türk halkı kendisine hizmet ettiğine inandıkları kimselere, çıkarlarını en iyi temsil edenlere güven oyu verdi. Ortadoğu'da bir kaos ve lider yoksunluğu var. Büyük adaletsizlikler var. Türk halkı ve Türkiye hükümeti Arap Baharı'nı destekledi. Halklarla birlikte durdular, en önemlisi ezilmiş insanlarla birlikte durdular. Kişisel olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türk tecrübesine saygı duyuyorum. Pek çok Müslüman da bence bu şekilde düşünüyor.

DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar