USA SABAH 21 Kasım 2017 Salı
RÖPORTAJLAR
İran karikatürü 10 yıl sonra fenomen olan Khalil Bendib: İran'ın amacı kendini korumak

Etiketler : ,

İran karikatürü 10 yıl sonra fenomen olan Khalil Bendib: İran'ın amacı kendini korumak

Ragıp Soylu

İran'ın Batılı güçler ile gerçekleştirdiği nükleer anlaşma İsrail'in sahip olduğu kitle imha silahlarını tekrar gündeme taşıdı.

Cezayir asıllı Amerikalı karikatürist Khalil Bendib'in 2004'te çizdiği ve Batılı ülkeleri İran'a odaklanırken İsrail'in nükleer başlıklarını görmezden geldiği için eleştiren karikatürü ise anlaşma ile ilgili yayın yapan internet sitelerinin en fazla kullandığı görsel oldu. Bendib'in İsrail'i adeta ifşa eden karikatürleri ABD'deki resmi İsrail lobisi ADL'i rahatsız etmiş durumda.

Cezayir'de aldığı lisans eğitiminin ardından 1982'de prestijli Güney California Üniversitesi (USC)'de heykelcilik alanında yüksek lisans diploması sahibi olan Bendib, karikatürleri ile bugüne dek 1700'den fazla küçük ve orta ölçekli gazetede yer almış durumda. 2008'de "ABD'nin ilk Müslüman Başkanı" adlı hayali bir karakter üzerinden bir kampanya başlatan Bendib'in çizimleri internette ise imzasız olarak en fazla paylaşılan eserlerin başında geliyor.

Bendib ile İran anlaşmasını, tepki çeken çizimlerini, Başbakan Erdoğan ve Mısır hakkındaki düşüncelerini konuştuk.



Bendib'in 2004'te çizdiği karikatürde, İsrail'in nükleer programını 1980'li yılların sonunda dünyaya duyuran Mordechai Vanunu'yu aldırmayan ABD, BM ve Avrupa, İran'a ait küçük füzeyi incelerken görülüyor. Bu ülkeler, "Yeter Vanunu, MEŞGULÜZ görmüyor musun?" diyor. Altta ise İsrail'in devasa füzesi için, "Bunlar mı? Bunlar süper büyük Koşer sosisleri" deniyor.

***

"TABULARI YIKIYORUM"

Bize 2004 yılında Batılı güçlerin İran'a nükleer programı dolayısıyla uyguladıkları çifte standardı eleştirdiğiniz karikatürün hikâyesini anlatabilir misiniz?

Belirli gerçeklerin konuşulmadığı ABD medyasında benim çizimlerim tabuları yıkabiliyor. Bu tabulardan biri İran gibi egemen bir devletin, neden kendi nükleer programına sahip olamayacağı sorusuydu. Hangi ahlaki prensibe dayanarak bazı ülkelerin belirli silahlara sahip olabileceğine, diğerlerinin ise bu hakka sahip olmadığını söyleyebiliyoruz? Yanlış anlaşılmak istenmem. Bence nükleer silahlar gerçekten korkunç şeyler ve dünya barışına birer tehditler. Fakat bu açık ve basit soru Batı medyası tarafından hiç sorulmadı. Hiçbir Batılı karikatürist bu konuyu ele almadı.

Takipçilerinizden binlerce web site üzerinde yer alan bu karikatürle ilgili ciddi geri dönüşler aldınız mı? Tepkiler ne yönde oldu?

Düzenli olarak karikatürlerimin yeniden basılması için günde onlarca talep geliyor. Bu karikatür de en popüler olanlarından. Sizin de söylediğiniz gibi yüzlerce belki binlerce web sitesi benim iznimi alma gereği bile duymadan kullanıyor. Bu karikatürün bu kadar popüler hale gelmesi beni memnun ediyor çünkü tamamen inandığım şeyi temsil ediyor.

Çiziminizin 10 yıl sonra bile dünyanın her yerinden binlerce kişi tarafından paylaşılması sizi şaşırttı mı?

Beni asıl şaşırtan 1995 yılında nispeten ana akım olan San Bernardino Sun gazetesinden istifa ettikten sonra bile muhalif çizgime rağmen bağımsız yayın organlarının benden karikatür talep etmesi oldu. 8 yıl boyunca çalıştığım bu gazeteden editörlerin ve yayıncının artan sansür çabaları yüzünden tiksinerek istifa ettim. Bunun ardından sol, ilerici, Amerikan şirketler dünyasının karşısındaki yayın organları benden sıklıkla karikatür talep etmeye başladı. Kariyerim bitti diye düşünürken kendime yeni bir alan buldum. Sorunuzun cevabı şu, benim çizgilerim ana akımın "geleneksel bilgeliği" hakkında sorular soruyor, zorla uygulanan "grup düşünceleri" üzerinde delikler açıyor. Bu da bana bağlı sadık bir takipçi kitlesi oluşturuyor.

"İRAN ANLAŞMASINI DESTEKLİYORUM"

İran'la yapılan son nükleer anlaşmayla ilgili olarak ne düşünüyorsunuz? İran'ın nükleer silah üretmeye çalıştığına inanıyor musunuz?

Karikatürde ifade etmeye çalıştığım "eşitlik" fikrine aykırı olsa da bu anlaşmanın gerçekleşmesinden çok mutluyum. Çünkü Ortadoğu'da başka bir savaş görmektense bu anlaşmayı görmeyi yeğlerim. İnanıyorum ki İran nükleer bir ülke olarak kendini İsrail ve Hindistan gibi korumaya çalışıyordu. Tarih gösterdi ki ABD, Rusya ve Çin gibi askeri açıdan zorba ülkeler sadece kendilerini tamamen savunabilme imkânına sahip ülkelere karşı saygı gösteriyorlar. Kişisel olarak İran rejimini hiç sevmesem de, egemen bir devlet olarak İran'ın saygı görmesi gerektiğini düşünüyorum.

İran'ın Esed rejimine olan desteğini nasıl yorumluyorsunuz?

Bence bu affedilemez, fakat şaşırtıcı da değil. Kendi halkını öldüren, kendi ülkesini yok eden bir rejim nasıl desteklenebilir. Tabii ki mollalar kendi vatandaşlarını da çok yakın değiller, neden Suriyeli sivilleri düşünsünler ki?



Gazze operasyonu sırasında Obama'nın kullanılan ABD yapımı silahlara rağmen üç maymunu oynaması...

"İSRAİL LOBİSİ BENİ ÇİZİMLERİM BAŞARILI OLDUĞU İÇİN HEDEF SEÇTİ"

Anti-Defamation League (ADL)'in hakkınızda özel bir sayfası var ve sizi çizimlerinizde anti-semitizm yapmakla suçluyor. Sizi hedef seçmelerinin nedeni karikatürlerinizin gücü mü?

ADL'in kendisi bir iftira ligi, insanları hakaret ediyor, onlara hakaret ederek kariyerlerini yok etmeye çalışıyorlar. Bu konuda okuyucularınıza İsrailli yönetmen Yoav Shamir'in "Defamation" (İftira) adlı belgeseli tavsiye ederim. ADL çok sinsi ve yasadışı yollarla harekete geçiyorlar. İsrail'i eleştiren herkesi "antisemitik" "kendinden nefret eden Yahudiler" olarak yaftalıyorlar. Karikatürlerime bakarsanız Yahudilerin kendimin de mensubu olduğu Araplardan daha kötü çizilmediğini görebilirsiniz. Ben insan gruplarına değil sadece politikacılara saldırırım, bunu da söyledikleri şeylere katılmadığım zaman yaparım.

ADL'in ABD için bir utanç olduğunu düşünüyorum, özellikle Amerikalı Yahudiler için. Bağımsız sesleri ekonomik olarak bastırmak istiyorlar. Aynı Senatör Joseph McCarthy'nin 1950'lerde yaptığı gibi.

"ERDOĞAN'IN MISIR'A TAVRI DOĞRU"

Görüldüğü kadarıyla Başbakan Tayyip Erdoğan'ı da zaman zaman ciddi bir şekilde eleştiriyorsunuz. Fakat aynı zamanda Türkiye'de gerçekleştirdiği reformlar nedeniyle ona bir kredi de veriyorsunuz. Peki Türkiye'nin Mısır'daki askeri müdahaleyi darbe olarak anmasını ve geçici hükümeti seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi'nin yargılanması nedeniyle azarlaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Mısır'ın Türkiye Büyükelçisini sınır dışı etmesini kabul edilir buluyor musunuz?

Mısır'ın bu hareketi oldukça acınası. Kendilerini Şili'de 1970'lerde iş gören Pinochet rejimini örnek alıyorlar. Bence Erdoğan pek hoşlanmadığım Müslüman Kardeşler'den yana taraflı olsa bile bu konuda haklı. Erdoğan'ın Araplar ve Müslümanlar için tüm dünyada saygı duyan bir figür haline getiren şey onun Türkiye için bile nadir bir ses olarak yüreklerimizi yakan Filistin sorunu hakkında dayanışma göstermesidir.

Erdoğan kendi ülkesinde komik duruma düşmesine neden olan çok şey yapsa da, Tunusluları, Mısırlıları, Libyalıları ve daha nicelerini hala temsil ediyor. Bu Türkiye'nin bir ülke olarak gelişkin bir halde olması ve Erdoğan'ın bir Müslüman olarak taşıdığı gurur ile çok yakından ilgili. Müslüman ve Arap ülkelerinin çoğu sömürgecilikten dolayı acı çekti ve kendilerini yüreklendirecek motivasyonlar arıyorlar.

Bu ülkeler modern ilerleme ve demokrasi ile çeliştiği düşünülen, çoğunlukla Müslüman olarak tarif edilen kökenlerine inanacak nedenler arıyorlar. Bu yüzden Erdoğan hatalı da olsa, ona özenecek bir figür olarak bakıyor, onu motivasyonuna bakılmaksızın hepimizin içinde bir şeyler uyandıracak bir şekilde İsrail'i eleştirmekte tek başına durduğu için affetmekte bir sakınca görmüyorlar. Türkiye her şeye karşın bir NATO üyesi ve hatta İsrail'in müttefiki. Dolayısıyla bir Türk Başbakanından bunları duymak eski sömürgeci kuvvetlere karşı bir bağımsızlık simgesi, adeta temiz bir hava almak gibi. Karikatürlerimde Erdoğan'ı sosyal konulardan muhafazakar eğilimleri ve devletçi tutumu nedeniyle eleştirme görevini ediniyorum fakat aynı zamanda İsrail ve ABD'ye karşı bir bağımsızlık gösterdiğinde de onu alkışlıyorum. Tüm bunlar tamamen sözden ibaret olsa da semboller de önemlidir.

Ve itiraf etmem gerekirse Cezayir doğumlu olmama rağmen benim de Türk kökenlerim var. Büyükannem bir Türk'tü ve kökenlerimiz Osmanlı imparatorluğuna kadar gidiyor. Ve bu yüzden Türkiye'yle gurur duyuyorum ve ülkenizin ilerleyişini büyük bir memnuniyetle izliyorum.

"İNTERNET ÇAĞINDA KARİKATÜRLER DAHA GÜÇLÜ"

"Kalem kılıçtan daha komiktir" diyorsunuz. İnternet çağında karikatürler önemini ve gücünü kaybediyor mu?

Bence böyle olmuyor ve tam tersi gerçekleşiyor. Ana akım gazeteler okuyucularına yalan söylüyor, özellikle bizi Irak savaşına sokan New York Times ve Washington Post gibi yayın organları kademeli bir şekilde bu çağla alakasız hale geliyor okuyucularını kaybediyor. İnsanlara yalan söylemenin oldukça zorlaştığı İnternet çağında iyi ve dürüst karikatürler okuyucunun vicdanında her zaman yer bulacak. Son birkaç yıldır politik içerikli grafik romanlar çizmeye başladım. Bu yolla hikayelerimi ve görüşlerimi daha fazla insana ulaştırmak istedim. İlk kitabım Zehra'nın Cenneti, Pegasus Yayınları'ndan Türkçe olarak da basıldı.

(USASABAH)
DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar