USA SABAH 20 Kasım 2017 Pazartesi
RÖPORTAJLAR

Suriye Amerikan Konseyi Direktörü Muhammed Ghanim: ABD hayal kırıklığı yarattı

Nur Özkan Erbay / WASHINGTON, DC

ABD'deki Suriye muhalefetinin çatı kuruluşu Suriye Amerikan Konseyi Direktörü Muhammed Ghanim ile Suriye'deki son durumu, Suriye halkının beklentilerini, ABD'nin politikalarını ve bundan sonraki süreçte olabilecekleri değerlendiren bir mülakat gerçekleştirdik.

***


Suriye ve Türkiye'den yeni döndünüz. Gözlemlerinizi alabilir miyiz? Son durumu aktarabilir misiniz bizlereoradan, Suriye halkının durumuna ilişkin?

Şu anda en rahatsızlık verici gelişme Esed rejiminin balistik füzeleri kendi halkına doğrultmuş olması. Rejim kısa ve uzun menzilli füzelerle Suriye'nin kuzeyini hedef alıyor ki bunların sadece askeri hedefleri değil yer yer sivilleri, kadın ve çocukları da vurabileceği düşünüldüğünde durum hayli endişe verici. Esed, aynı füzeleri kimyasal silaha da dönüştürebilir. Bunun yanında Özgür Suriye Ordusu ile ilgili olumlu gelişmeler var ve direnişcilerin başkente yaklaştığını ve hatta Şam'daki bazı mahallelerde üstünlük sağladığını biliyoruz. Son duruma bakıldığında Esed'in durumunun ve elinde bulundurduğu gücün her geçen gün azaldığını görüyoruz.

Peki Esed'in kendi kabinesinden gelen destek ne durumda? Özellikle askeri kanattan sonra aralarında Cihad Makdisi'nin de bulunduğu dışişleri kanadından önemli isimlerin ard arda ayrıldı.

Ordudan, yargıdan ve medyanın önde gelen isimlerinin Esed rejimini terk etmesi neredeyse günlük hale geldi. Hergün onlarca kişi Esed rejiminden ayrılıyor. Ancak burada bir problem varki, Esed bu insanların rejimi terk etmelerini hayatını, ailelerin hayatını tehlikeye sokarak, tehdit ederek zorlaştırıyor. Esed, Ürdün sınırına yüzlerce nişancı yerleştirdi. Böylelikle ordudan ve rejimden ayrılanların sayısını minimize etmeye çalışıyor. Neredeyse her gün sürekli yeni kopuşlar duyuyoruz, ayrılanlar ya Türkiye'ye ya da diğer komşu ülkelere gidiyorlar. Diğer yandan Esed'e bağlı güvenlik güçlerinin kendi aralarında sorunları ve anlaşmazlıkları olduğu haberleri geliyor. Anlaşılacağı üzere artık işler Esed için geçmişteki gibi kolay değil.

"SURİYE HALKI ABD YÜZÜNDEN HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYOR"

Amerika'daki Suriyelilerin çatı kuruluşunun bir temsilcisi ve Amerikan yönetiminin bu konudaki üst düzey yetkilileri ile de doğrudan görüşen biri olarak Amerika'nın mevcut Suriye politikası üzerine neler söylersiniz?

ABD'nin Suriye'ye yönelik politikasında Suriye halkının genelindeki hayal kırıklığı devam ediyor. ABD'nin seçim öncesi ve sonrası politikasında herhangi bir değişiklik yok. Bununla birlikte Suriye Ulusal Koalisyonunu tanımış olması önemli bir gelişme ancak ABD yönetiminin dış politikası bağlamında çok da kayda değer bir gelişme olmadı bu süreçte. Seçimler öncesinde ABD muhalefete ve Özgür Suriye Ordusu'na herhangi bir silah yardımı yapma konusunda çekimser kalmıştı, şimdi de durum aynı. Dolayısıyla Suriye muhalefetindeki isimler ABD'nin Ulusal Muhalefet Koalisyonu'nun tanınmasında çok da yeni bir boyutunun olmadığını düşünüyor. Geçtiğimiz yıl muhalefet zaten tanınmış ancak yardım alamamıştı. ABD'den muhalefetteki çatı kuruluşu ile Suriye'deki yerel muhalif gruplar arasındaki iletişim kanalının işlemesi yönünden de gerekli destek gelmiyor. Genel olarak ABD'nin geçmişte sürdürdüğü o kesin ve katı politikasında yer yer olumlu değişimler gözlense de bu değişim beklenen ve ihtiyaç duyulan yardımların hayli gerisinde kaldı.

"ABD'DEN BEKLEDİĞİMİZ SİLAH YARDIMI"

ABD yönetimi Suriye Ulusal Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu Başkanı Muaz Hatip'i Washington'a davet etti. Washington'ın bundan sonraki adımı ne olabilir?

Bundan sonra ABD'nin hızlı hareket etmek ve muhalefet kanalıyla Suriye halkına daha fazla destek verme adına durumla daha istikrarlı ve ciddi bir şekilde ilgileneceğini düşünüyorum. Bunun dışında ABD'den beklenen silah yardımı. Frederick Hoff, Foreign Policy dergisinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan yazısında sorunun ancak Özgür Suriye Ordusu'na silah desteği verilerek sorunun çözülebileceğini söyledi. ( Hoff, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Suriye ile ilgili 2 önemli isimden biriydi.) Bu ABD'den beklenen birincil nokta. Fransa ve İngiltere yerel sivil örgütlerle yakındanve verimli bir temas halinde. ABD'nin Avrupa'daki ortakları ile bu konuda Suriye halkının beklediği yardımları koordineli bir şekilde yapabileceğini ve bu yardımların genişleyebileceğini düşünüyoruz. Böylelikle Esed'in sivilleri hedef alan saldırılarının ve çatışmanın diğer ülkelere ve bölgeye sıçramasının önüne geçilmiş olacak. Böylelikle ülkede Esed sonrası demokratik geçiş güvenli bir şekilde gerçekleşebilecek ve yaşanabilecek bir kaos ortamı da engellenebilecek.

"ESED KİMYASAL SİLAHLARI KULLANMADAN ÖNCE HAREKETE GEÇİLMELİ"

ABD muhtelif bir askeri müdahale için kırmızı çizgi olarak Esed'in kimyasal silahları kullanma ihtimalini gösteriyor. Bu kırmızı çizginin aşılması noktasında yaşanabilecekler neler olabilir?

Başkan Obama'nın da dediği gibi ABD'nin ancak Esed'inkimyasal silahları kullanması halinde bir askeri müdahalesi düşünülüyor. Bunun dışındaki bir durumda herhangi bir askeri müdahale seçeneğinin masada olduğunu düşünmüyorum. Kaldıki Suriye halkı bir müdahale istemiyor. Suriyelilerin istediği Özgür Suriye Ordusuna askeri, istihbarati ve teknik destek verilmesi. Zaten, Esed kimyasal silahları kullanıncaya kadar beklemek gibi bir durum da söz konusu olamaz. Her geçen gündaha fazla Suriyeli ölüyor. Esed'in böyle bir girişimde bulunmasından önce harekete geçmeliyiz sonrasında değil.

"NUSRA BÖLGE HALKINA YARDIM EDİYOR"

ABD'nin Suriye Ulusal Koalisyonunu tanırken diğer taraftan da Nusra Cephesini "terörist grup" listesine aldığını görüyoruz. ABD'nin Nusra'ya ilişkin kararını nasıl değerlendiriyor Suriye halkı ve muhalefet? Bununla bağlantılı bir diğer soru ise Suriye Muhalefetine yönelik geçmişte getirilen "birlik olamama" eleştirileri. Bugün Suriye Ulusal Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu ile bu birlik sağlandı mı?

Nusra'nın "terör" listesine dahil edilmesi konusunda Suriye halkından farklı sesler yükseliyor. Nusra cephesi azınlık bir grup. Nusra 7-8 ay önce yoktu. Nusra iyi finanse edilmiş bir grup ve alanını genişletiyor. Biz ABD yönetimini, Ulusal Konsey, Kongre'deki uzmanları uluslararası toplumun hareketsiz kalınması halinde Suriye'deki boşlukların iyi ya "da kötü bazı aktörler tarafından doldurulacağını söylüyoruz. Diğer yandan, Suriye'de görüştüğüm aktivistler desteklemeseler de çoğunluk olarak Nusra'nın El-Kaide ile bir bağlantısı olduğu fikrini paylaşmıyor. Halk, belki içlerinde belirli kişler olabilir ama Nusra'nın genelinde böyle bir bağlantı olduğuna inanmıyor. Görüştüğüm Suriyeliler ideolojik olarak Nusra ile herhangi bir yakınlık içerisinde olmasalar da Nusra'nın kendilerine destek verdiğini belirtiyorlar çünkü kendilerine bu güvenliği sağlayan ve köylerini koruyan başka bir grup yok. İnsanlar bir an önce önceki hayatlarına dönmek istiyorlar. Bununla birlikte Amerika'daki uzmanlar da ABD'nin bu kararının zamanlama olarak durumu daha da zorlaştırdığını söylüyorlar. Birinci olarak birçok Suriyeli Nusra'ya doğru yöneldi çünkü ABD ve diğer ülkelerden yardım gelmiyor. Bir taraftan günde iki yüz Suriyeli hayatını kaybediyor. Nusra halkın beklediği güvenliği sağlıyor ve sosyal desteği veriyor. Öte yandan kimse böylesi bir desteği vermeye yanaşmıyor. Nusra'yı terörist ilan etmek Suriye halkı ve aktivistler nezdinde bir karşılık bulmadı bu yüzden. Diğer yandan beğenilir ya da beğenmez Nusra Suriye halkına hizmet veriyor, gıda ve temel ihtiyaçlar konusunda da. Bulunduğu şehirlerde güvenliği sağlamanın yanında onarım, elektriğin sağlanması gibi konularda da hizmet veriyor. Eğer ben bugün orada yaşasaydım ve sadece Nusra bu hizmetleri sunsaydı ve ülkemde her gün iki yüz kişi öldürülseydi, ben de bu karara öfke duyardım. ABD bugüne kadar Suriye halkının ihtiyaç duyduğu şeylere karşılık veremedi. Bu nedenle Nusra'nın listeye dahil edilmesi mevcut duruma yardımcı olmayacak, ayrılıklar yaratacaktır. Zamanlaması büyük bir sorun. ABD yönetiminin bunun bilincinde olduğunu düşünüyorum.

"LİBYA'DAKİ MUHALEFETTEN DAHA ORGANİZEYİZ"

Ya Suriye muhalefeti genelindeki durum?

Suriye muhalafetinin birlik olmasındaki süreçte önemli bir mesafe kaydedildi. Ne yazık ki Suriye'deki siyasi ortamın yarım yüzyıldır durgun ve hareketsiz olması ülkede gerçek bir muhalefetin oluşmasına engel olmuştu. Müslüman Kardeşler'in ülkeye girmesi yasaklandı örneğin. Muhalif diğer seküler figürler de ancak Avrupa'da varlığını sürdürebildi. Bu yüzdendir ki devrim başladıktan sonra da muhalefetin oluşması zaman aldı. Farklı kesimlerden gelen muhalif grupların takım halinde çalışması zaman aldı ve bu zor bir durumdu. Uluslararası camia için de zor bir durumdu. Ancak Suriye halkının düşüncesine göre her şeye rağmen Suriye Ulusal Konseyi Libya'dakinden çok daha organize. Buna rağmen uluslararası camianın Libya'da harekete geçmesi çok kısa bir zamanda olurken bu Suriye'de yetersiz kaldı. Uluslararası camia, Suriye muhalefetinin genelde yurtdışında olduğundan uluslararası toplumun harekete geçirilmesinde hızlı ve yeterli olmadığını düşündü. Şimdi Suriye Muhalefeti her kesimden, sekülerden İslamcı grupları içine alan geniş bir yelpazede birleşti. Askeri bir müdahale olsa da olmasa da bugün Suriye'nin birlikte hareket eden ve Suriye halkının tercih ettiği bir muhalefet koalisyonu var.

"TÜRKİYE'YE MİNNETTARIZ"

Tüm Suriye halkı genelinde Türkiye'nin bugüne kadar attığı adımlar nasıl değerlendiriliyor?

Suriye halkı, Amerika'daki Suriyeliler, İngiltere ve dünyanın her yerinden Suriyeliler Türk hükümetinin ve Türk halkının bugüne kadar verdiği destekten ve yardımlardan dolayı kendilerine minnettar. Suriyeli mültecilerin yaşadıkları kamplar arasinda en iyisi Türkiye'deki mülteci kampları. Türkiye'deki kamplar Birleşmiş Milletlere bağlı kamplarda yaşayanlardan çok daha iyi. Ürdün'deki kampların durumu çok kötü, adeta çölde bir ölüm kampına benziyor ve çocuklar ölüyor. Türkiye'nin yaptığı fedakarlıkları bir gün ödeyebileceğimizi umuyoruz. Sorunlardan arınmış bir Suriye aynı zamanda Türkiye'nin menfaatine de olacak. Zira, mevcut haliyle bu durum Türkiye'nin ulusal güvenliğini de tehdit ediyor. Ticari ilişkiler de aynı şekilde zarar görüyor. Sınırın diğer yanındaki halk, Suriye halkı Türkiye'ye minnettar.


Suriye muhalefeti herhangi bir askeri müdahaleye sıcak bakmadı. Bundan sonraki dönemde de bu tavır sürecek mi sizce?

Evet Suriye'de kimse bir uçuşa yasak bölge ya da askeri müdahale istemiyor. İstenilen askeri yardım ve destek. Birkaç öncesine kadar bile belki uçuşa yasak bölge ilanı işe yarayabilirdi ama şimdi buna gerek yok. Nerdeyse sona geldik ve Esed yürüyen bir ölü adam şimdi. Bu oyun Esed için bitmiştir. Neredeyse ikinci Seneyi doldurduk ve başkente yaklaşıyoruz hem de uluslararası toplumun desteği olmadan.

"ESED ÜÇ AY İÇİNDE DÜŞEBİLİR"


Esed'in düşüşü için bir takvim verebilir misiniz?

Spekülatif olacaktır belki ama benim okuduğum kadarıyla belki haftalar olabilir, belki de 3 ay. Bundan daha uzun da sürse de Özgür Suriye Ordusu her geçen gün daha da fazla başarı sağlıyor. Başkent Şam'a birkaç kilometreye kadar gelindi. Şu an moraller çok yüksek seviyede.

Peki ya Esed'den sonra? Geçiş döneminde her farklI görüşe, inanca, etnisiteye ve siyasi gruba kucak açılacak mı?

Esed'den sonra Suriye geçiş sürecine girecek. Bu konuda belli sorunlar yaşanabilir belki ama Suriye halkının yaşadığı tüm bu güç zamanlara rağmen, Esed'in mezhep üzerinden Alevi, Türkmen, Kürtler üzerinden yaptığı ve yapmaya çalıştığı tüm çatışmaya rağmen Suriye halkının kendi arasında çatışmaya prim vermeyeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Dünyanın 17'inci büyük ordusuna uluslararası toplumun desteği olmadan mücadele vermiş bir halk ülkesini hak ettiği ve olması gerektiği yere getirecektir. Sorunların varlığını kabul ederek doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Amerikan iç savaşı 10 sene sürdü ve ancak anayasayı yapabildiler. Hiçbir şey bir gecede olmuyor. Sorunlar olsa da tüm bunların üzerinden gelecek Suriye halkı. Kim gelirse gelsin demokrasiyi benimseyeceğiz. Suriye halkı 40 sene üzerine yeni bir diktatörü istemeyecektir.

DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar