USA SABAH 22 Kasım 2017 Çarşamba
RÖPORTAJLAR

Mağrip Merkezi Başkanı Dr. Nejip Ayachi: Tunus halkı Türkiye modelini istiyor

(USASABAH)

Nur Özkan Erbay / Washington DC


Çeyrek asırlık Ben Ali iktidarının devrildiği Tunus'da, "Arap Baharı" sonrası ilk demokratik seçimler geçtiğimiz günlerde yapıldı. Seçim sonuçlarına göre oyların yüzde 41'ini alan Ennahda Partisi seçimi ezici bir üstünlük sağlarken genel kuruldaki 217 sandalyeden 90'ının kazandı. Seçimlerin ardından hemen koalisyon görüşmelerine başlayan Ennahda Partisinin lideri Raşit Gannuşi dostluk ve kardeşlik mesajları verdi.


Öte yandan, gerek seçimlerin galibi Ennahda partisinin lideri Raşid Gannuşi'nin gerekse merkez sol eğilimli Ettakatol Partisinin sözcüsü Muhammed Bennur'un ''Türkiye'nin demokrasi yönünden Tunus için mükemmel bir örnek'' olduğu yönündeki açıklamaları uluslararası çevrelerce hayli dikkat topladı.

Kuzey Afrika'da ve Arap dünyasında esen değişim rüzgarının ilk kalesi olan Tunus'u yeni dönemde neler bekliyor? Tunus Halkının yeni yönetimden talepleri neler? Nahda nasıl bir yönetim sergileyecek? Türkiye'nin Tunus siyasetindeki önemi nedir? İşte tüm bu soruları merkezi ABD'de bulunan Maghreb Center (Kuzey Afrika-Mağrip merkezi) düşünce kuruluşunun kurucusu ve başkanı Tunuslu Dr. Nejib Ayachi ile görüştük.

Dr. Ayachi, ABD'de Kuzey Afrika alanında çalışmalar yapan tek düşünce kuruluşu Maghreb Center'daki görevinin yanı sıra George Washington Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve ABD Dışişleri Bakanlığı Dış Servis Enstitüsü'nde de Kuzey Afrika üzerine dersler vermiş bir isim. Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'nden doktora unvanına sahip olan Ayachi USASABAH'ın sorularını yanıtladı.

***

Tunus'da seçimler Ennahda'nın zaferi ile sonuçlandı. Bundan sonraki dönemde Tunus'daki siyasi hayatın nasıl şekilleneceği yönünde birçok soru var. Ülkede Türkiye'yi örnek alma eğilimi olduğu görülüyor…

Mısır'daki devrimde de gördüğümüz gibi Tunus Türkiye'ye benzeme konusunda istekli olmuştur. Halk, İslami, askeri bir devlet istemiyor. Sivil anayasaya sahip bir Tunus istiyor ve bu anlamda Türkiye'ye benzer bir model arayışında. Bunu gerçekleştirebilmesi için Nahda'nın Tunus'daki tüm diğer siyasi gruplarla çalışmaya ihtiyacı var. Nahda çoğunluğu kazanmıştır ancak tek başlarına ülkeyi yönetemezler bunun için parlamentoda yeterli sandalyeleri yok. Bu nedenle Nahda'nın uzlaşmaya gitmesi gerekiyor. Seküler gruplar ile çalışmak zorundalar. Ülkeyi ileriye götürmek için hepsinin bir araya gelip masaya oturması ve uzlaşması gerekiyor.

"NAHDA AK PARTİ'NİN SAĞLADIĞI BAŞARIYI ÖRNEK ALACAK"

Sizce Türkiye bu anlamda hangi alanlarda örnek alınacaktır?

Ak Parti Türkiye'yi İslam'ın gereklilikleri ile devletin sekülerliği arasında sağladığı denge ve uzlaşı ile başarılı kıldı. Tunus siyasetindeki İslami hareketin de bu anlamda AK Parti'nin bu yönünü örnek alacağını düşünüyorum.

Tunus'daki en büyük sorunlar nelerdir şu anda?

Evet ekonomi Tunus'da şu anda en büyük sorun. Güvenlik alanında da bir nebze sorun var. Polisiye kuvvetlerde reform gerekiyor. Aynı zamanda adalet sisteminde de ciddi sorunlar var, şu anda sistem büyük bir yozlaşma içerisinde, savcılar ve hâkimlerde de reform gerekiyor.

Mısır, Libya, Suriye bağlamında "Arap Baharı"nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Tunus için anlamı nedir bu sürecin?

Bu ülkeleri kapsayan bölgede gençlerin ülkelerindeki otoriter rejimlere artık tahammülü kalmamıştı. Bunun yanında işsizlik, ekonomideki yolsuzluklar, yozlaşma ve toplumda saygın birer iş sahibi olamamaları… Sesleri bir türlü duyulmayan bir gençlikten bahsediyoruz. 18-35 yaş aralığındaki bu genç nüfusun da Kuzey Afrika'da nüfusun büyük bir bölümünü oluşturduğunu düşündüğümüzde her şey açıklığa kavuşuyor.

"LİBYA İLE TİCARİ İLİŞKİLER HEP İYİ OLDU"

Uluslararası ilişkiler boyutuna geldiğimizde Tunus'un bundan sonraki dönemde gerek diğer komşu ülkeler gerekse Avrupa ile ilişkileri nasıl olacaktır?

Avrupa ile ilişkiler iyi açıkçası. Hatta birkaç ticaret anlaşması var imzalanan. Tunus'da özellikle Fransa ve İtalya'dan olmak üzere Avrupa'dan birçok ülkeden yatırımlar var. Yabancı sermaye tabi hukukun üstünlüğü gibi konuları göz önünde bulunduracak. Tunus da ülkesine olan yabancı sermaye akşının sürmesini isteyecek, bunun için gerekli teminatları vermesi gerekecek. Bu arada Tunus'ta Libya sınırından gelen 1 milyon dolayında mülteci bulunuyor. Libyalılara sağlık, gıda hizmetleri sunuluyor. Libya ile ilişkiler çok iyi ve sağlam, ticari ve ekonomik ilişkileri önümüzdeki dönemde daha da ilerletebiliriz.

"FRANSA ARTIK TUNUS'DA POPÜLER BİR ÜLKE DEĞİL"

Peki Tunus'da yabancı etkisi nedir şu anda? Mesela Fransa'nın uzun yıllar ekonomik, siyasi ve kültürel alanda etkisini biliyoruz Tunus'ta… Bu sizce gelecek dönemde de sürecek mi?

Evet Fransa'nın Tunus'taki etkisi biliniyor. Mesela geçiş dönemi hükümetinde yer alan birçok teknokratın çoğu Fransa'dan geldi ve orada eğitim aldı, oradaki üniversitelerde öğretim üyesi, bankacı olmuşlardı. Fransa'da uzun yıllar yaşadıklarından pratikte Fransız da olmuş sayılabilirler. Fakat Fransa artık Tunus'da geçmiş yıllarda olduğu gibi fazla popüler değil. Tunuslular Ben Ali rejimini protesto etmeye başladıkları ilk zamanlarda Fransa Dışişleri Bakanı çıkıp, ihtiyaç olması halinde Tunus polis güçlerine destek olacaklarını, eğitimleri ve güçlendirilmelerinde yardım edebileceklerini söyledi. Bu Tunus halkı tarafından hiç de hoş karşılanmadı ve Fransa'nın Tunus halkının yaşadıklarını, devrimi anlamadığında karar kılındı. Zira Fransa Libya'da Kaddafi, Tunus'da Ben Ali ile yaşamaya alışmıştı. ABD'nin Tunus'ta Fransa'nın yapamadığını yapması, muhaliflerin ve değişimi isteyenlerin yanında yer alması Tunuslularca memnuniyetle karşılandı ve bu desteği vermeye devam etmesi umut ediliyor.

Peki, Ben Ali'nin Suudi Arabistan'a sığınması? Bazı çevrelerce ileri sürülen Suudi Arabistan etkisi?

Ben Ali Suudi'lerden sığınma istedi ve oraya gitti. Suudiler de kendisini bırakmadı. Zaten Suudilerin bu devrimlerden memnun olup olmadıklarından emin değilim çünkü oradaki yönetim çok muhafazakar. Suudi Arabistan'ın ve diğer körfez ülkelerinin Nahda'ya mali destekte bulunup bulunmadıklarına yönelik ise net bir şey söyleyemeyiz. Bazı dedikodular var ama bunların doğru olup olmadığını bilmiyoruz.

Peki Tunus halkı, Ennahda'nın başarılı bir model olarak istikrarlı bir şekilde iktidarda kalabilmesi için yönetimin nelerden uzak durmasını istiyor?

Örneğin kadın hakları konusunda geriye bir dönüş olursa bir kriz yaratabilir. Tunus'taki bayanlar Türkiye'deki gibidir; hayatın ve iş yaşamının her safhasında bulunurlar, üniversitede akademisyen olabilirler, mühendis, doktor olarak çalışırlar. Bu önemli bir nokta. Bunun yanında güncel hayattaki özgürlüklerin dini sebeplerden herhangi bir şekilde kısıtlanması da Tunus halkı nezdinde olumsuz karşılanır. Nitekim Tunus halkı Akdenizlidir, bir turizm ülkesidir, Avrupa'ya açıktır, birçok Tunuslu Avrupa'dadır. Tunus halkının yaşamını yaşama şekline müdahale edildiğinde, örneğin alkollü içeceklerin servis edildiği yerlerin kapatılması gibi durumlar ters etki yaratacaktır.

"Arap Baharı" sonrasında ortaya çıkan değişimin beraberinde getirdiği jeopolitikte sizce Kuzey Afrika, Mağrip ülkelerini nasıl bir gelecek bekliyor?

Uzun yıllardır bir Mağrip birliği üzerinde konuşuluyor. Resmi olarak böyle bir birlik var ama pratikte yok. Somut adımlar atılamıyor. En önemli problem Batı Sahra problemidir. Batı Sahra bağımsızlığını istiyor, bu talep Cezayir tarafından da destekleniyor. Ancak Fas'ın bu ülke üzerinde bazı arzuları var. Bu anlamda Fas ve Cezayir arasındaki ilişkiler çok kötü ve bu da ekonomik entegrasyonun önünde de bir engel. Bu durumun çözülmesi Tunus ve Fas'a büyük katkı sağlayacaktır. Kaldı ki Tunus ve Fas petrol üreten ülkeler değil Cezayir ve Libya gibi. Bu nedenle Cezayir ve Libya'nın ekonomik entegrasyona ihtiyacı yok, finansal sıkıntıları yok. Fas ve Tunus ekonomileri bu anlamda daha canlı olmak, üretici ve ürünlerini komşularına, gelişmekte olan pazarlara pazarlayabilen, satabilen ülkeler olmak durumunda. Bu anlamda Tunus ve Libya'nın yakın olarak çalışabilecek, ekonomik açıdan birbirlerine destek verebilir gelecekte.

"TUNUSLULAR TÜRKİYE'NİN BAŞARISINDAN MUTLU OLUYOR"

Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz ay Tunus'un da aralarında bulunduğu Kuzey Afrika ülkelerini ziyaret etti. Türkiye'nin Tunus halkı nezdindeki imajı nasıl sizce? İki ülke ilişkilerinde önümüzdeki dönem için öngörüleriniz nelerdir?

Türkiye Tunus'ta güçlü bir itibara sahip. Bu daha Osmanlı'nın hüküm sürdüğü döneme kadar gidiyor. Türk asıllı birçok kişi o dönemde Tunus'a gelmiş. 20 yıl öncesine kadar birçok ailede Türkçe konuşuluyordu Tunus'ta. Tunus bayrağına bakıldığında Türkiye bayrağının kopyasını görürsünüz. Tunuslular modern, Avrupalı bir Müslüman ülkenin bu denli başarılı olmasından büyük mutluluk duyuyor. Tunus halkının bu yolda yalnız olmadığını, bir başka büyük ülkenin de önünde olduğunu bilmesi önemli. Bu arada Nahda'nın kurucusu Gannuşi'de zaten bu anlamda Türkiye'deki modelden, AK Parti'den etkilendiğini yazılarında ve konuşmalarında sıklıkla ifade etmiştir. Ben AK Parti'nin Gannuşi üzerinde iyi etki yaratacağını umuyorum. Önümüzdeki dönemde Tunus halkı Türkiye'den ekonomik alanda da gelecek yatırımlara hoşnut bakacak ve açık olacaktır.

DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar