USA SABAH 24 Kasım 2017 Cuma
RÖPORTAJLAR

Suriye Ulusal Konseyi Üyesi Prof. Murhaf Jouejati: “Türkiye’ye teşekkür ediyoruz”

(USASABAH)

Nur Özkan Erbay / Washington DC

Suriye Ulusal Konseyi (SNC) üyesi Dr. Murhaf Jouejati Washington'da bulunan National Defense University (Ulusal Savunma Üniversitesi)'nde Orta Doğu Çalışmaları Profesörü. Aynı zamanda Middle East Institute düşünce kuruluşunda da Suriye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Jouejati 1998-2000 yılları arasında Avrupa Komisyonu'nun Suriye delegasyonun danışmanlık yapmış bir isim. Jouejati Suriye'deki son gelişmeleri ve bölgesel - uluslararası alandaki yansımalarını USASABAH'a değerlendirdi.

***

İlk olarak Suriye'de yaşananlara ilişkin genel değerlendirmelerinizi almak istiyorum.

Şu anda Suriye'de rejim artan oranda bir tehdit altında. Rejime karşı olan muhalefetin Suriye Ulusal Konseyi şemsiyesi altında toplanması da Suriye'yi korkutuyor. Çünkü ilk kez Esed rejimine alternatif oluşturabilecek bir güç ortaya çıkmış oldu. Suriye Ulusal Konseyi uluslararası camiada da Suriye halkını temsil eden bir güç haline geliyor.

Suriye Ulusal Konseyi'nin şu ana kadar Esed rejiminin devrilmesinde çok da fazla etkili olmadığı yönünde eleştiriler var…

Bence bu doğru değil. Suriye Ulusal Konseyi sadece Suriye dışında yaşayan Suriyelilerden oluşmamaktadır. Konseyin üyesi olanların arasında Suriye'de yaşayanlar da bulunmaktadır. Bu politik gücün arkasındaki önemli etmen yerel olarak Suriye halkına ulaşmasıdır ve bu oluşum protestoların içindedir. Bu yüzden Konseyin Suriye'de halkta başarılı olmadığını söylemek yanlıştır.

Peki bugün itibariyle, Esed'in devrilmesi ihtimalini nasıl görüyorsunuz?

Esed rejimi çökecek ama bunun tarihinin ne olacağı ve ne şekilde olacağı konusunda net bir şey söyleyemeyeceğim. Suriye halkı ve Esed rejimi arasındaki kopuş şu anda toplumun çok geniş bir alanına yayılmış durumda. Bu yüzden Esed rejiminin yıkılışının çok da geç olmayacağını düşünüyorum.

Kürt muhalif liderlerden Mashaal Tammo suikastini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mashaal Tammo suikastı Suriye Ulusal Konseyi üyelerinin rejim tehdidiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çok etkili bir başka muhalif lider Riad Saif Şam'da aynı gün saldırıya uğramıştır. Yine aynı gün Suriye Ulusal Konseyi'nin 2 üyesi Kahire'de saldırıya uğramıştır. Esed rejimi tüm kapasiteleri ile Suriye Ulusal Konseyi'ne zarar vermek için elinden geleni yapmaktadır.

RUSYA'YA GÖNDERİLMEK ÜZERE MUHALEFET İCAT EDİLDİ

Rusya ve Çin geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler'de Suriye'ye karşı yaptırımları içeren bir tasarıya karşı çıktılar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye'deki mevcut rejime karşı bölgesel ve uluslararası güçlerin söyleminde, tonunda bir değişme görüyoruz. Bazı Arap ülkelerinin özellikle Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin başta sessiz kaldıklarını biliyoruz. Sonrasında bu tavırlarında değişikliğe gittiler. Katar Emiri Suriye Ulusal Konseyi'ne desteğini açıklayarak Esed rejimini şiddet ve cinayet eylemlerini durdurmaya çağırdı. Tunus büyükelçisini geri çekti. Arap Ligi Suriye'yi tartışmaya başladı. Bu yüzden Arap dünyasının söylemlerinde yavaş da olsa bir değişme görüyoruz. Tabi bunun daha da hızlanmasını arzu ediyoruz. Çin ve Rusya Esed rejimine karşı yaptırımları içeren tasarıyı reddetti ancak dün Rusya Devlet Başkanı Medvedev açıklama yaparak, "Suriye yönetimi reformları yapsın aksi halde yönetimden çekilsin" dedi. Reformların aciliyeti bakımından Çin'den de aynı mesajlar geliyor. Süreci olumlu buluyoruz.

Rusya'nın muhalefete verdiği destek ne ölçüde şu anda?

Rusya şu anda Esed rejimi ve onun muhalefeti arasında arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Ancak Suriye'de rejim kendisine başka bir muhalefet icat etmiştir. Bu muhalefet Esed rejiminin bir ürünüdür ve Suriye muhalefetini temsil etmemektedir. Bu kişiler göstermelik bir eylem olarak Moskova'ya gönderilmiştir. Meşru bir muhalefet Suriye'deki mevcut rejim sivilleri öldürürken onlarla pazarlık yapamaz / yapmaz. Bu grubun içindeki üyelerden bir tanesi Hama ve diğer katliamlarda elini kana bulayan Hafiz Esed döneminde özel kuvvetler ordusunda yer alan biridir. Rusya bu yüzden kendini yanlış bir konumda buldu.

İran hakkında ne düşünüyorsunuz?

İran'a geldiğimizde ise; İran ve Suriye'nin stratejik müttefik olduğunu hatırlayalım. İran'in bölgesel hegemonya davasını sürdürebilmek için Suriye'den ve buna bağlı olarak Esed rejiminin ayakta kalmasından büyük çıkarları bulunmaktadır. Bu nedenle İran'dan fazla bir şey beklenmemeli. Buna rağmen İran Devlet Başkanı Ahmedinecad son olarak yaptığı açıklamada Suriye'de rejim ve muhalifler arasında diyalogun desteklenmesi yönünde görüş belirtmiştir.

"ESED'İN REFORMLARI BİRER MAKYAJ"

Esed rejiminin yapmaya söz verdiği bazı reformlar oldu… Halkın buna bakışı nasıl?

Bir kere Esed rejimin önerdiği reformlar kozmetiktir ve bu yüzden Suriye halkı tarafından reddedilmiştir. Bunlar Baas partinin, rejimin ve başkanının mevcudiyetini devam ettirmek adına önerilmiş reformlardır ve kimse tarafından kabul görmemektedir. Bunların reform olduğunu söylemek insan zekâsıyla alay etmektir. Suriyelilerin Esed rejiminin görevi bırakması talebinden ve ülkeyi geleceğe taşıyacak meşru bir anayasa talebinden geri dönüşü söz konusu değildir. Esed geçmişte önemli reformlar yapma fırsatını yakalamış ancak bunu kaybetmiştir. Reform diye nitelendirdiği şeyler Esed ailesinin Suriye'yi yönetmeye devam etmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Suriye Muhalefeti, Ulusal Konsey aracılığıyla Türkiye'de toplantılar yaptı. Bu süreçte Türkiye'nin ev sahipliği, desteği ve politik duruşunun Suriye muhalefeti için anlamı nedir? Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'nin alacağı bir dizi tedbiri de açıkladı Başbakan Erdoğan…


Türk hükümeti Esed rejimine karşı gerçekten büyük sabır gösterdi ve reformları nasıl yapacağı konusunda ona yol gösterdi ancak bu nasihatler Esed rejimi tarafından dinlenmedi. Sonunda rejim Türkiye'nin sabrını taşırdı. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu gerçekten Esed rejiminin reformları yapmaya zorlama ve sonuç alınması konusunda elinden geleni yaptı. Ancak Esed rejimin büyük bir kifayetsizlik ve akılsızlık örneği göstererek bölgede çok değerli bir müttefiki, Türkiye'yi kaybetmiş oldu. Türkiye bir dizi toplantının Türkiye'de düzenlenmesi konusunda Suriye muhalefetine karşı çok cömert ve hoşgörülü oldu. Türkiye Suriye halkının gerçek dostu olduğunu da göstermiştir.

"SURİYE'DE OLANLARIN TÜRKİYE'Yİ İLGİLENDİRMESİ DOĞAL"

Ancak Esed rejimi "Türkiye'nin Suriye'nin içişlerine karıştığı"nı iddia etmeye başladı.

Suriye Türkiye'nin komşusudur ve Türkiye en uzun sınırını Suriye ile paylaşmaktadır. Türkiye tabiî ki Suriye'de ne olup bittiği ile ilgili endişelenme hakkına sahiptir. Suriye rejiminin Türkiye'nin içişlerine karıştığı gibi iddialar ise saçma. Esed rejimi Türkiye ile ortak bakanlar kurulu toplantıları düzenlemiştir. O zaman bu tarz iddiaları ileri sürmüyorlardı. Suriye'de güvenlik ve şiddet ile ilgili ne olursa olsun bu Türkiye'yi ilgilendirecektir doğal olarak.

Suriye Muhalefeti sürecin başından bu yana herhangi bir askeri müdahaleye karşı. Bu ortak duruş devam ediyor mu Ulusal Konsey'de?

Suriye devrimi barışçıl bir devrimdir. Suriye Muhalefet Hareketi Barışçıl bir devrimi istemektedir ve bu nedenle herhangi bir uluslararası askeri müdahaleyi desteklememektedir. Sorun şudur; rejim silahsız sivil halka yönelik şiddet eylemlerini bir seviyede tutarak devrimi militarize etme niyetindedir.Esed yönetimi muhalefet eline silah aldıktan sonra devrimi askeri güçlerin etkisiyle silip süpürmeyi amaçlamaktadır. Sivilleri hedef alınca, aileler artık kendilerini savunmak için silahlanmadan başka çare göremiyor. Bu nedenle Suriye Ordusu'ndan ayrılan birçok asker de silahlanmak zorunda kalıyor. Esed rejiminin şiddeti artırarak Suriye'yi bir iç savaşa sürüklemeye çalışmaktadır. Eğer bu olursa, uluslararası alanda Suriye'ye yönelik hesaplamalar değişmek zorunda kalacaktır.

"ABD VE TÜRKİYE'NİN TAVRI PARALEL"


ABD ise Suriye konusunda Libya ve Mısır'da olduğu kadar hızlı bir müdahaleye taraftar görünmüyor?

Libya'ya askeri müdahale Arap Ligi'nin kararı sonucunda oluşmuştur. Sonrasında konu BM Güvenlik Konseyi'ne getirilmiştir. Güvenlik Konseyi de NATO'ya askeri müdahale için bu izni vermiştir. ABD şimdi Afganistan'da ve Irak'tadır. Bence ABD'nin bir başka askeri müdahaleye iştahını olacağını zannetmiyorum. ABD bunun için Güvenlik Konseyinin yetkisine bakacaktır ki bu çok uzak bir ihtimal. ABD'nin kendisi de Esed rejimi konusunda sabırlı davranmaktadır. Bu anlamda ABD'nin tavrı Türkiye ile paralel ve benzerlikler taşımaktadır.

Suriye'deki etnik-mezhepsel farklılıkları göz önünde bulundurduğumuzda ülkede yaşananların Irak'taki gibi bir çatışmaya dönüşme ihtimali nedir?

Tabi, Suriye toplumu mezhepsel ve etnik farklılıklar arz etmekte. Ancak Suriye devrimi topyekûn olarak mevcut tükenmiş ve şiddet yanlısı rejime karşıdır. Bu süreçte Kürtler, Araplar, Sünniler, Aleviler, Hıristiyanlar ve tüm farklı azınlıklar Esed rejimine karşı ortak seslerini yükseltmektedirler. Zaten etnik farklılıklarda olduğu gibi mezhepsel çeşitlilik de Suriye Ulusal Komitesi'nde temsil edilmektedir. Bu tüm açıklığıyla ulusal bir başkaldırıdır. Suriyeliler uzun yıllardır yan yana birlikte yaşamayı başarmışlardır. Esed rejimi bundan sonra da birlikteliği mezhepsel, etnik farklılıkları kullanarak bozamayacaktır. Rejim şu anda en güçlü kuvvetleri olan Shabbiha'ları özellikle bazı mezheplerin üzerine göndermektedir ve böylelikle mezhepsel çatışmaları körüklemeye çalışmaktadır. Biz barışçıl kalmaya devam edeceğiz.

Suriye Ulusal Konseyi'nin lider olarak ilan edebileceği ve üzerinde mutabakat sağlanan herhangi bir isim var mı ?

Şu anda Suriye Ulusal Konseyi'nin başkanlık konseyi var zaten ve başında da De-Facto lideri olarak Suriye'nin önde gelen entelektüellerinden Sorbonne Üniversitesi'nden Prof. Burhan Ghalion var.

"SURİYE PKK'YI KULLANIYOR OLABİLİR"


PKK'nın Esed Rejimi tarafından Türkiye'ye karşı bir baskı aracı olarak kullanılabileceği yönündeki değerlendirmelere ne diyorsunuz?

Esed rejimi ve ailesinin hedefi Suriye'de yönetimde olmaya devam etmek. Bu yüzden bu amaca ulaşmak için Esed ve ailesinin her şeyi kullanabileceğini düşünüyorum. Bunun içinde Kürt meselesinin Türkiye'ye karşı baskı unsuru olarak kullanması da var. Böylelikle Türkiye'nin muhalefete verdiği destekte geri adım atacağını düşünüyorlar. Esed rejimi amaçlıyor ayakta kalmak için mümkün olan tüm enstrümanları kullanmayı amaçlıyor.

Suriye'de de bir Mısır'ın geçtiği gibi bir süreci mi yaşayacağız sonunda?

Mısır'da 34 partiden oluşan demokratik ittifak var, hepsi Suriye Ulusal Konseyi'ni Suriye'nin meşru temsilcisi olarak tanımaktadır.. Evet, sanırım geçiş döneminde askeri vesayetin olması dışında Mısır'daki gibi bir süreci yaşayabiliriz diye düşünüyorum.

"TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYORUZ"


Bundan sonraki süreçte özellikle Türkiye'den beklentileriniz neler olabilir?

Türkiye'ye Suriye halkının yanında yer aldıkları için özel teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz. Türkiye Suriye halkının problemlerini çok iyi anlamaktadır. Bunun yanında Esed rejiminin amaçlarının da farkında olarak olaya sadece dostluk olarak bakmamış insanlık için pozisyon almıştır. Esed rejimi üzerinde daha fazla baskı kurmak her zaman için önemli çünkü çöküşünü hızlandıracaktır. Çöküşün hızlanması da daha az masum insanın ölümü demektir. Türkiye'nin şu anki mevcut pozisyonunu sürdürmesini ve yaptığı baskılara bu trajik olayların sona ermesi için devam etmesini bekliyoruz.

DİĞER RÖPORTAJLAR Tüm Röportajlar