USA SABAH 20 Nisan 2014 Pazar
Güncel
  • Haber giriş tarihi: 28 Haziran 2012 Perşembe 10:24
  • Güncelleme saati: 10:34

"Sağduyuluyuz, zayıf değiliz"

(AA)

Başbakanlık Başdanışmanı İbrahim Kalın, Suriye'nin Türk askeri uçağını düşürmesiyle ilgili olarak, ''Bölgedeki her türlü savaşa karşıyız. Bu nedenle, uçağımızın düşürülmesine dair yanıtımız iyice düşünülmüş ve soğukkanlıydı. Ama hiç kimse Türkiye'nin sağduyulu yaklaşımını zayıflık işareti olarak algılamamalı'' dedi.


Kalın, ABD'deki düşünce kuruluşu Middle East Enstitüsü tarafından düzenlenen ''3. Yıllık Türkiye Konferansı''na video-konferansla bağlanarak konuştu.

Suriye rejiminin son dönemlerde kendini kurtarmaya yönelik acımasız bir oyun içine girdiğini belirten Kalın, Suriye rejiminin kendi insanlarına saldırarak en temel insan haklarına, kimliği açık şekilde, silahsız ve yalnız uçan Türk askeri uçağına saldırarak da uluslararası kanunlara saygı göstermediğini ortaya koyduğunu kaydetti.

Suriye'nin uluslararası hava sahasında Türk uçağını düşürmesi olayının, rejimin sadece kendi halkı için değil, Türkiye'nin de dahil olduğu komşuları için bir tehlike haline geldiğini de gösterdiğini belirten Kalın, rejimin meşruluğunu ve ülkedeki kontrolünü kaybettikçe, daha agresif ve düşmanca hale geldiğine dikkati çekti.

Kalın, Türkiye'nin, uçağının uluslararası hava sahasında düşürülmesine yanıtını uluslararası kanunlar çerçevesinde vereceğini belirterek, bu kapsamda NATO'nun istişareye çağrılması dahil, atılan adımları aktardı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin angajman kurallarının yeni duruma göre değiştirildiğini hatırlatan Kalın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Suriye'den Türkiye sınırına yaklaşan herhangi bir askeri unsurun, askeri tehdit olarak görüleceği ve buna göre buna göre davranılacağına'' dair sözlerini hatırlattı.

Kalın, Türkiye'nin, olayın ertesindeki sağduyulu yaklaşımının, ''kimse tarafından bir zayıflık işareti olarak algılanmaması'' gerektiğini söyledi.

''Bölgede her türlü savaşa karşıyız''

Kalın, Türkiye'nin ''Suriye veya bölgedeki herhangi bir ülkeyle gerilimi yükseltme gibi bir isteğinin'' olmadığını ifade ederek, ''Ama Türkiye, kararlılığının da test edilmesine izin vermeyecek. Türkiye'nin hiçbir ülkenin iç işlerine karışma gibi bir merakı da yok ve her ülkenin siyasi egemenliğine saygı duymaktadır. Ama bu, Suriye rejimine, kendi halkına karşı gaddar ve kirli bir savaş yürütmesi için de hiçbir mazeret vermiyor'' dedi.

Kalın, Türk uçağına yönelik hasmane saldırının Türkiye'nin, Suriye halkının taleplerinin karşılık bulmasına yönelik desteğini kırmayacağını da vurguladı.

Bir soru üzerine, uçağın düşürülmesinin Suriye hava sahasını ihlalden 15 dakika sonra gerçekleştiğine dikkati çeken Kalın, bunun kafada sorular yarattığını söyledi ve ''Bizim vardığımız sonuç, Suriye'nin uçağın ayrılmakta olduğunu ve inkar etmelerine rağmen onun Türk uçağı olduğunu bildikleri yönünde'' dedi.

Kalın, bir soru üzerine, Türkiye'nin bölgedeki her türlü savaşa karşı olduğunu belirterek, ''Bu nedenle bizim uçağımızın düşürülmesine dair yanıtımız iyice düşünülmüş ve soğukkanlıydı. Ama daha önce belirttiğim gibi bu bir zayıflık işareti olarak görülmemeli. İlişkilerin bu noktaya gelmesinin sorumlusu Suriye'deki rejimdir ve biz, sınırımızda herhangi bir askeri sürtüşmenin meydana gelmemesi için elimizden geleni yapacağız'' diye konuştu.

Suriye'deki sorunun çözümünde Rusya ve İran'ın dahiliyetine dair soru üzerine Kalın, Türkiye olarak, başından bu yana Rusya ve İran'a sorunun çözümünün parçası olmasını söylediklerini belirterek, Suriye'de şiddetin durmasına katkı yapabilecek her ülkenin katılımından memnuniyet duyacaklarını bildirdi.

Mavi Marmara ve Türk uçağının düşürülmesi...

Kalın, ''Türkiye'nin, askeri uçağının düşürülmesinin ardından, NATO'yu, 4. madde çerçevesinde istişareye çağırırken, bunu neden Mavi Marmara baskını sonrasında da yapmadığına'' yönelik soru üzerine, iki konunun birbirinden farklı olduğunu söyledi.

Mavi Marmara baskınının uluslararası sularda sivil girişimle yola çıkan bir gemiye yönelik olduğunu, dolayısıyla 4. madde çerçevesine girmediğini belirten Kalın, ancak Türk uçağının düşürülmesi olayında, NATO'nun bir üyesine, NATO üyesi olmayan üçüncü bir taraf tarafından saldırı olduğunu kaydetti.

Kalın, Türkiye'nin iki olaya da cevabının, uluslararası normlar çerçevesinde aynı olduğunu belirterek, İsrail'den taleplerinin hala değişmediğini hatırlattı. Başka bir soru üzerine, ''sıfır sorun politikası''nın bir prensip olduğunu ve buna devam ettiklerini belirten Kalın, bir soru üzerine de, AB üyeliğinin Türkiye'nin hala stratejik amacı olmaya devam ettiğini, Türkiye'nin üyeliğinin önüne geçen şeyin, AB bürokrasisi ve yönetimi olduğunu söyledi.

Kalın, Türkiye'nin Somali'ye yönelik ilgisine dair soru üzerine de, Somali'ye hem Afrika'da önemli bir yerdeki bir ülke olarak siyasi açıdan hem de insani açıdan önem verdiklerini belirterek, Türkiye'nin insani yardımlarının dünyanın Somali'ye ilgisini artırdığına dikkati çekti.

Ortadoğu'daki Arap ayaklanmalarına değinen Kalın, Ortadoğu'daki halkların meşru talepleriyle demokrasiye ne kadar hazır olduklarını gösterdiklerini, buradaki asıl sorunun dünyanın diğer ülkelerinin Ortadoğu'da demokrasiye hazır olup olmadıkları sorusu olduğunu söyledi. Kalın, ayrıca, bölgedeki tehlikenin, İslami hareketlerin hız kazanması değil, otoriter rejimlerin arkalarında bıraktıkları derin devlet yapıları olduğunu kaydetti.

Kalın, bölgedeki değişime yönelik birçok zorluklar bulunduğunu ama kendisinin bölgenin geleceği konusuna olumlu baktığını dile getirdi.

Etiketler : , , ,

Diğer Haberler Tüm Güncel Haberleri
röportaj arşiv
HAVA DURUMU