USA SABAH 19 Kasım 2017 Pazar
Güncel
  • Haber giriş tarihi: 04 Aralık 2012 Salı 04:27
  • Güncelleme saati: 04:32

"Türkiye'nin güvenliğine adandık"

ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Eric Rubin, ''Biz Türkiye'nin güvenliğine ve korunmasına kendimizi adamış durumdayız'' dedi.


Rubin, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği ABD'nin Adana Konsolosluğu'nda yaptığı açıklamada, Sadece Türkiye-ABD ilişkileri için değil, bölge ve Türkiye için de önemli olan bir zamanda buraya geldiğinden dolayı mutlu olduğunu belirtti.

Suriye ile ilgili olarak çok önemli sorunlarla karşı karşıya kalındığına değinen Rubin, ''O sorunla da birlikte mücadele edeceğiz. Şunu önemli şekilde vurgulamak istiyorum; biz Türkiye'nin güvenliğine ve korunmasına kendimizi adamış durumdayız. Hem yarım yüzyıldan bu yana NATO üyesi olduğundan, hem de çok yakın dost ve müttefikimiz olduğundan dolayı biz bu korumayı yapıyoruz. Tabii bu destek sadece güvenlik konularıyla uğraşmak demek değildir. Aynı zamanda meydana gelen mülteci konusu ve söz konusu olan giderleri paylaşmaktan geçer'' dedi.

Rubin, dünyadaki herkesle birlikte Suriye'de meydana gelen trajediyi, insanların acı çekmesini üzüntüyle izlediklerini belirterek, şunları kaydetti:

''Sadece Türk hükümeti tarafından değil, aynı zamanda Türk halkı tarafından da Suriyelilere gösterilen cömert tutumdan dolayı teşekkür ediyoruz. Ekonomik sonuçlarının da olduğunu biliyoruz, toplumun tüm kesimlerini etkilediğinin farkındayız.

Ekonomik canlanma ve başarı Türkiye'nin dünya için örnek olmasına ve dünyanın gündemine gelmesine katkı sağlamıştır. Öyle görüyorum ki başkan Obama ile Başbakan Erdoğan arasındaki bu kişisel dostluk ve yakınlık, iki ülke arasındaki günlük işleyişe de olumlu yansımaktadır. Bütün sorunlara ve meydan okumalara karşı, bu yakın işbirliği başarılı olmamızı sağlayacaktır.''

Barack Obama'nın yeniden başkanlığa seçilmesiyle ilişkilerin aynı şekilde devam edeceğini anlatan Rubin, Türkiye ile olan bütün ortaklıkların süreceğini, kabinede yaşanacak değişikliklerin Türkiye ve Suriye ilişkilerini etkilemeyeceğini söyledi.

Rubin, Suriye'de hali hazırda gerçek bir muhalif grubunun oluşması yönünde önemli adımlar atıldığını, bunu olumlu bir adım olarak gördüklerini belirtti.

BM'deki oylama

Filistin'in gözlemci devlet olarak kabul edilmesiyle ilgili Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan oylamada ABD'nin red oyu vermesiyle ilgili soru üzerine Rubin, şöyle devam etti:

''Biz orada anlaşmazlığımızı, hemfikir olmadığımızı kabul ediyoruz. Bizim Dışişleri Bakanımızın söylediği gibi, İsrail ile Filistin arasındaki barış yolu New York'tan değil, Kudüs ve Ramallah'tan geçer. Son zirve için söylüyorum, öyle bir hareketin Filistin ile İsrail arasındaki anlaşmaya çözüm olmayacağını düşünüyoruz. Sayın Obama'nın ikinci döneminde de vurgulamış olduğu gibi, bu konu en önemli gündemimiz olacak. Hepimiz bu konunun çok daha iyi bir yöne doğru gitmesini istiyoruz. Soru biz bir Filistin ülkesi nasıl kurabiliriz. Biz öyle sanıyoruz ki bu konuda taktik üzerinde bir anlaşmazlık vardı.''
Rubin, NATO heyetinin Adana'nın da aralarında bulunduğu bazı illerde incelemelerde bulunmasıyla ilgili soruyu da, ''Türkiye bizim müttefikimiz. Türkiye kendisine komşu olan bir ülkenin iç savaş sonuçlarıyla uğraşır durumda. Türkiye, Brüksel'deki NATO merkezine müracaat edip, müttefiklerinden yardım istedi. Hem NATO anlamında hem de ABD ve Türkiye arasındaki ikili ilişkiler çerçevesinde ABD üzerine düşeni yapmaya hazırdır'' şeklinde cevapladı.

Türkiye-ABD ilişkileri

Rubin, Türkiye'nin, AK Parti iktidarıyla çok dinamik bir dış politika yürütmesi ve bu politika ABD'de nasıl karşılık bulduğuyla ilgili bir soru üzerine dinamik bir politika konusunda hem fikir olduğunu vurguladı.

Bugünkü Türkiye hakkında konuşurken ''dinamik'' sözcüğünü kullanmayı tercih ettiğini dile getiren Rubin, ''Dış politika, ekonomik politika, kültürel politika, tüm konularda dinamik. AK Parti iktidara gelmeden önceki dönemle kıyasladığımız zaman bugün ilişkilerimizin daha dinamik, daha önemli, daha canlı olduğunu söyleyebilirim. Beraber çok daha fazla şeyler yapıyoruz. Çalıştığımız konular üzerinde daha fazla temas halindeyiz. Öyle inanıyorum ki Türkiye tam demokrasiye geçtiği zaman partnerliğimiz daha da güçlenecektir'' diye konuştu.

Rubin, PKK terörünü çok ciddiye aldıklarını, PKK ve KCK tarafından kullanılan taktiklerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini daha önce de açıkladıklarını belirtti.

Türkiye'nin bu tehdidi yenmesi için yardım ettiklerine değinen Rubin, ''Yardımcı olabileceğimiz ilave yolları Türk hükümetiyle konuşmaya çalışacağız. Sorunun sosyal yönüyle de ilgilenme konusunda Türkiye'nin yapmış olduğu çabaları destekliyoruz. Bu konuda Türkiye bizim her alanda desteğimizi alacaktır'' dedi.

''Doha'da ulaşılan anlaşmayı biz çok olumlu buluyoruz''

Rubin, ''Suriye sorunu ne zaman çözülür? Esed'in gidişiyle ilgili tarih öngörünüz var mı?'' şeklindeki soruya, ''Hayır böyle bir öngörü yok. Hepimiz açık belli bir çözümü olmasını umut ederiz. Hepimiz bu krizin en kısa zamanda çözülmesini istiyoruz. Uluslararası kamuoyu olarak beklenti ve keşkelerle duramayız, bu hedefe doğru çalışmamız lazım. Doha'da ulaşılan anlaşmayı biz çok olumlu buluyoruz. Fakat CNN'i izlerken durumun iyileştiğini söylemek mümkün değil'' diye cevap verdi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ve merkezi yönetim arasındaki problemlerle ilgili soruyu da cevaplayan Rubin, ''Irak'taki durumla ilgili Türkiye'nin endişelerini çok iyi anlıyoruz. Bunun Irak halkı arasında çözülmesi lazım. Türkiye'nin çok meşru olarak güvenliği hususunda endişelerini anlıyoruz. Bu bizim hükümetimiz ve Irak hükümeti arasında tartışılan en ana konulardan birisidir. Türkiye'nin kendisine yönelen saldırılara karşı desteğimizi sürdürüyoruz'' ifadelerini kullandı.

Rubin, yarın Gaziantep'e gideceğini, ancak Suriye'deki olaylardan kaçanlar için kurulan konteyner kentleri ziyaret etmeyeceğini, bu hususta yerel yöneticilerle görüşeceğini belirtti.

(AA)

Diğer Haberler Tüm Güncel Haberleri
röportaj arşiv
HAVA DURUMU