USA SABAH 20 Kasım 2017 Pazartesi
Güncel
  • Haber giriş tarihi: 03 Eylül 2012 Pazartesi 16:45
  • Güncelleme saati: 23:22

Obama mı, Romney mi? Adaylar hakkındaki her şeyi sizin için araştırdık!

(USASABAH)

Ragıp Soylu

Dünya'nın en güçlü devleti ABD, dört yıllığına ülkeyi yönetecek yeni Başkan'ını Kasım ayında seçmeye hazırlanıyor. İki partili sistemin geçerli olduğu ülkede muhalefette bulunan Cumhuriyetçiler yaklaşık 8 ay süren bir ön seçim sürecinin ardından Başkan adaylarını geçen Salı günü resmen belirledi.


Tüm dünyayı sarsan büyük bir ekonomik kriz, Afganistan ve Irak Savaşları sonrasında yüzde 52 oy alarak ABD Başkanı olan Barack Hussein Obama'nın yeni rakibi eski Massaschussets Valisi ve milyoner iş adamı Mitt Romney oldu. ABD'nin ilk siyahi Başkan'ı olma ünvanını taşıyan Obama'nın karşısındaki aday kimilerine göre toplumun en beyazı olarak kabul edilen en zengin yüzde 1'lik bölümden geliyor. Seçimlere aylar kala ABD'yi ve Dünya'yı yönetecek bu adayların aralarındaki benzerlikler ile kişisel yaşamları ve politikaları arasındaki büyük farklar milyonların kaderini etkileyecek.

Biz de seçimlere aylar kala iki adayın hayat hikayesini, kişisel özelliklerini ve vaatlerini sizin için özetledik.


***

AİLELER YARIŞIYOR

Obama fakir ama gururlu

Başkan Barack Obama'nın ailesi, tam anlamıyla çok dilli ve çok kültürlü bir yapıya sahip. Baba Barack Obama, Kenyalı Müslüman siyahi bir komünist. Anne, Ann Dunham ise Hawaii doğumlu, liberal bir aileden geliyor. İkilinin Hawaii'de başladıkları evlilikleri çok uzun sürmedi. 4 Ağustos 1961'de dünyaya gelen ve gençken kendisine "Barry" diye hitap edilen Barack Obama, anne ve babasının boşanmasının ardından dede ve ananesi ile büyüdü. Obama, annesinin erkek arkadaşı dolayısıyla da uzun yıllar Endonezya'da kaldı. Hawaii'deki yıllarında uyuşturucu kullanma alışkanlığı elde eden Obama'nın basketbola ilgisi bu yıllarda başladı.Kurduğu esrar çetesiyle çiçek çocukların bir dönem fırtınalar estiren Volkswagen minibüsüne binen "Barry", o dönem çapkınlığıyla da adından söz ettiriyordu.

Romney zengin ve köklü bir aileden

12 Mart 1947'da doğan Mitt Romney, Michigan Valiliği ve Bakanlık yapmış bir babanın çocuğu. Romney de, Başkan Obama gibi kendisine en çok babasını örnek alıyor. Özellikle babasının Cumhuriyetçi Parti içerisindeki seçim çalışmalarını izleyen Romney, babasının liderlik özelliğini kendisine rol ediniyor. Romney, lise yıllarında atletik açıdan pek öne çıkmazken, okul arkadaşlarına karşı yaptığı ilginç şakalar dolayısıyla geçtiğimiz günlerde özür dilemek zorunda kaldı. Bu şakalar içerisinde bir arkadaşının uzun sarı saçlarını kesmek de bulunuyor.

İKİSİ DE HARVARD MEZUNU

Obama üniversitede hoca oldu

Liseyi bitirdikten sonra Los Angeles'ta eğitim hayatını sürdüren Obama 1981 yılında Güney Afrika'daki Apartheid rejimini eleştiren bir konuşma yaparak daha Lise'deyken adından söz ettirdi. Obama bu andan itibaren kalabalıklara önderlik eden ve onları motive eden güçlü bir hatip olarak öne çıkmaya başladı. O yılın sonunda Columbia Üniversitesi'ne Uluslararası İlişkiler okumak üzere giden Obama, 1988'de Harvard Hukuk Fakültesi'ne kabul edildi. Kısa sürede Fakülte'nin en önemli akademik dergisi Harvard Law Review'da editör ve Başkan olarak görev yapmaya başladı. 1991'de mezun olduktan sonra Chicago'ya yerleşerek avukatlık yapmaya başlayan Obama, Chicago Hukuk Fakültesi'nde 12 yıl ders verdi.

Romney Fransa'da din adamı

ABD'de yüzyıllarca ayrımcılık görmüş olan Mormon Kilisesi'ne bağlı Romney, bir yıl kadar Stanford Üniversitesi'nde okudu. Eğitimi sırasında Vietnam Savaşı karşıtlarının yaptığı gösterilere karşı da bir protestoya katılan Romney'nin bu dönemde politik bir duruşu yok gibi. Sıkı bir Mormon olan Romney, 2,5 yıl Fransa'nın Le Havre bölgesinde Mormon Kilisesi için misyonerlik yaptı. Flört, sigara ve içkinin yasak olduğu Mormon ritüelleri Fransızlara uymadığı için Romney'nin buradaki çalışmalarında ancak 10 ila 12 kişiyi Mormon inancına bağladığı tahmin ediliyor. 1968 olaylarına şahit olan ve Fransa'daki toplumsal dönüşümden etkilenen Romney, kısa sürede Fransızca öğrendi ve misyoner grubun liderliğini yapmaya başladı. Daha sonra ABD'ye geri dönen Romney burada Lise'deyken tanıştığı Ann ile 1969 yılında evlendi. Brigham Young Üniversitesi'nden İngiliz Edebiyatı alanında lisansını alan Romney, eğitimini Harvard Hukuk Fakültesi ve Harvard İşletme Fakültesi'nin ortak düzenlediği bir doktora programında tamamladı.

SİVİL TOPLUM VE İŞ DÜNYASI FARKI

Obama: gerçek bir sivil toplumcu ve siyasetçi

Chicago'da yaşadığı yıllar boyunca sivil haklar avukatı olarak görev yapan Obama, buradaki zamanını siyahilerin ve diğer mağdur grupların haklarını savunmak için kullandı. Üniversiteden beri verdiği coşkulu konuşmalarla kitleleri etkileyen Obama, kısa süre içerisinde siyasete atılmaya karar verdi. 1997-2004 yılları arasında Eyalet Senatörü olarak görev yapan Obama, bu yıllarda ırkçı ayrımcılığa büyük cezalar getiren yasal değişikliklerin öncülüğünü yaptı. Demokratların azınlıkta olduğu Senato'da Obama'nın güçlü konuşmaları iki partinin destek verdiği kanunlar çıkarılmasını sağladı. 2003 yılında Irak işgaline karar veren Başkan George Bush yönetimine karşı Chicago'da bir savaş karşıtı mitingin de öncülüğünü Obama yaptı. Başkan'ın Washington tecrübesi ise 2004 yılında Illinois Senatörü olmak için Demokrat Parti'den yarışa katılmasıyla başladı. Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nde bu yıl verdiği konuşma 8 milyondan fazla kişi tarafından seyredilen Obama kısa sürede partinin ağır toplarından biri oldu. 2005 yılında kendi bölgesinde oyların yüzde 70'ini kazanarak ABD Senatosu'na giren Obama, Kongre'deki Siyahi Parti Grubu'nun ilk Senatör üyesi oldu. 2008 yılında Başkan adayı olana kadar Obama bu görevde kaldı.

Romney, iş adamı ve tecrübeli bir yönetici

Kariyerine Boston Consulting Groups'ta başlayan ve birkaç yıl içerisinde yatırım tavsiyeleri alanında önemli bir tecrübe kazanan Romney, bu şirkette önemli siyasetçilerle tanıştı. 1977 yılında Bain & Company tarafından işe alınan Başkan adayı, bir süre sonra şirket sahiplerine özel sermaye şirketi kurma teklifiyle geldi. Bu teklif, şirketin danışmanlık hizmeti verdiği firmaları satın alarak kâra geçirme ve daha sonra elden çıkarma stratejisi üzerine kuruluydu. 1984 yılında 37 milyon dolar yatırımla kurulan şirkette 2001 yılına kadar aktif görev alan Romney, büyük bir servet elde etti. Bu dönemde satın aldığı şirketlerde gerçekleştirdiği işten çıkarmalar ve maliyetleri azaltmak için işçi haklarında yaptığı kısıtlamalar bugün hala eleştiri konusu yapılıyor. 2002 yılında Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nın CEO'su olarak seçilen Mitt Romney, adeta çıkmaza giren kaynak sorununu gönüllüler ordusundan kurduğu çalışanlar ve sponsorluk anlaşmaları ile kısa sürede çözdü. 2003 yılında Massaschusetts Valisi olan Romney, büyük bir bütçe açığı olan eyaleti vergi reformu, üniversite eğitimine verilen desteğin azaltılması, genel sağlık sigortasının uygulamaya sokulması, benzine ek vergi koyulması, bürokratik işlemlerden alınan harçların artırılması gibi değişikliklerle düzlüğe çıkardı.. 2008 yılında Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde Senatör John McCain'e karşı yarışan Başkan adayı kaybetti.

BAĞIŞLARDA KAFA KAFAYALAR

Obama, rakibinin yanında fakir kalıyor

Çıkardığı çok sayıda kitabının yüksek satış rakamlarıyla 2011 yılında 5 milyon dolar aile gelirine ulaşan Obama, kazancının yüzde 10'undan fazlasını ise bir hayır kurumuna bağışlıyor. Seçim kampanyası için bağımsız politik komitelerle (Super PAC)'lerle birlikte toplamda 587 milyon dolar toplayan Obama rakibinin biraz önünde. Şu ana dek harcadığı para ise 502 milyon doları buldu.

Romney'nin paraları Cayman Adaları'nda

Romney ise büyük serveti ile gözleri kamaştırıyor. Eşi ile yaklaşık 250 milyon dolarlık bir serveti bulunan Başkan adayının sadece 2010 yılında 20 milyon dolardan fazla kazandığı biliniyor. Her yıl kazancının bir bölümünü bağlı olduğu Mormon Kilisesi'ne vermek zorunda kalan Romney, 2010 yılında 1,5 milyon doları Kiliseye verdi. 3 milyon dolardan fazla da bir hayır kurumuna bağışta bulundu. Başkan adayının Cayman Adaları'ndaki banka hesaplarında, İsviçre'de ve vergi cenneti pek çok ülkede yatırımları bulunuyor. Başkan adayı geçmiş 10 yıla dönük vergi ödemelerini de halen resmi olarak açıklamadı. Romney, bağımsız politik komitelerle (Super PAC)'lerle seçim kampanyası için 524 milyon dolar topladı.

FIRST LADY'LER DE YARIŞIYOR

Michelle Obama, "kızgın siyah kadın"

ABD'nin halihazırdaki First Lady'si Michelle Obama tüm dünyada büyük bir moda ikonu, çocukların sağlığı için kampanyalar düzenleyen iki kız annesi ve sıcakkanlı bir hanımefendi olarak görülüyor. Aslına bakılırsa 48 yaşındaki Michelle Obama, eşininin başkan adaylığı sürecinden bu yana aktif olarak politikanın içinde yer aldı. Eşi gibi kendisi de Harvard Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Obama, 1992 yılında Chicago'da geleceğin ABD Başkanı ile evlendi. O yıllardan itibaren eşinin azınlık hakları ve özgürlükler için gerçekleştirdiği yürüyüşlere katılan First Lady, kimilerince "kızgın siyah kadın" olarak anılıyor. 2008'deki adaylık sürecinde kocasının sigaraya bırakması ve çocuklarını seçim çalışmalarına getirebilmesi karşılığında aktif bir şekilde yer alan Obama, çoğu zaman not almadan uzun ve kuvvetli konuşmalar yaptı. Başta Oprah Winfrey olmak üzere pek çok TV programına çıkan First Lady, kocasını birçok törende tek başına temsil edecek kadar kocasının müttefiği ve iş arkadaşı.


Ann Romney, evine bağlı bir eş

Ülkenin yeni First Lady adayı Ann Romney ise kocasının inancına sonradan ihtida etmiş ve daha çok yakalandığı talihsiz hastalıklarla bilinen bir ev hanımı. Fransız Edebiyatı mezunu olan Romney, beyindeki sinir hücrelerine büyük zarar veren MS hastalığına 1998 yılında yakalandı. Çeşitli alternatif tedavilerle büyük ölçüde sorunsuz bir şekilde yaşamına devam eden Romney, aynı zamanda ülke çapında derece elde edecek kadar iyi bir at binicisi. 2008 yılında göğüs kanserine yakalanan talihsiz kadın, yapılan ameliyat sonrası bu hastalıktan da kurtuldu. 1970 ve 81 yılları arasında 5 erkek çocuğu dünyaya getiren 63 yaşındaki Romney'nin 18 torunu var. Çocuklarına sabah vaazı verecek kadar dindar olan Romney, hayatında tek bir gün bile çalışmış değil. Yoksul ve mağdurlara yönelik hayır çalışmalarıyla bilinen Romney, kocasının resmen aday gösterildiği Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi'nde ise iyi karşılanan güçlü bir konuşma yaptı. Romney, kocasının ABD'yi seven, ailesine bağlı, hastalık durumunda bile eşini yalnız bırakmayan biri olarak ülkeyi tekrar eski istikametine kavuşturacak tek kişi olduğunu söyledi.

#Sayfa#

DİNİN İNANÇLAR DA TARTIŞMA KONUSU

Obama: Seçerek Hıristiyan oldum

Dindar olmayan bir aileden gelen ABD Başkanı Barack Obama'nın 1988 yılından bu yana bir kiliseye bağlı olduğu biliniyor. Başkan, "Seçerek Hristiyan oldum. İsa Mesih bana yaşamımı yönlendirirken, kardeşlerime ve kız kardeşlerime bakıcılık yaparken ve diğerlerine davranışlarımı şekillendidirken hep yol gösterdi" diyerek dini inancını açık etmişti. Obama'nın bağlı olduğu Trinity United Church of Christ'ın Vaizi Jeremiah Wright'ın ABD karşıtı sözleri ise halen tartışılıyor.

Romney, Mormon bir Başkan adayı

Çoğunlukla Hristiyanlıktan ayrı bir din olarak görülen, içki ve sigarayı yasaklaması, ailevi değerlere önem vermesi, çok eşli evliliklere yasak getirmemesiyle bilinen Mormon inancına sahip Mitt Romney oldukça dindar bir isim. Fransa'daki Mormon Misyonu'nda uzun yıllar görev yapacak kadar dinine bağlı olan Romney, her yıl kazancının bir bölümünü Kilise'ye veriyor. ABD'de genellikle kendi peygamberi ve İncil'in yanında başka bir kutsal kitabı olan bir mezhebe karşı düşmanca bir tutum hakim. Ağırlıklı olarak muhafazakarların yer aldığı Cumhuriyetçi Parti'den Mormon bir Başkan adayının çıkmış olması bu açıdan şaşırtıcı bulunuyor. Romney, kendisi için hukuk ve görev yaptığı makamdan daha üstün bir Kilise olmadığını açıkça deklare etti.


NE VADEDİYORLAR?

Obama: Yarım kalan işi bitireceğim

EKONOMİ: 787 milyar dolarlık kurtarma paketini çıkardı. General Motors gibi büyük otomotiv firmalarını batmaktan kurtardı, yine de işsizliği yüzde 8'in altına düşürmeyi başaramadı. Altyapı yatırımlarını artırdı, üniversite öğrencilerine kredi kolaylığı sağladı. İşsizlik maaşlarını ve ikramiyelerini uzattı. Başkan, altyapı yatırımları gerçekleştirmek, bütçede tasarruf yapmak, zenginlerden daha fazla vergi almak istiyor.

DIŞ POLİTİKA: Irak Savaşı'nı bitirdi. El Kaide Lideri Usame Bin Ladin'i öldürülmesini sağladı, Afganistan'daki ABD askeri varlığını ise artırdı. Libya'ya askeri müdahalede bulundu. Rusya ile nükleer silahların azaltılması anlaşması imzaladı. İsrail ve Filistin sorununu çözemedi. Çin'le ilişkileri geliştirdi. İslam Dünyası ile sıcak bir temas kurdu. ABD'yi Pasifik'te güçlendirerek Çin'e karşı hareket etmek istiyor. Ortadoğu'da barış ve istikrarın hakim olması için diyalog yanlısı.

ULUSAL: Sağlık Reformu Yasası'nı çıkararak 30 milyon kişiye sağlık güvencesi sağladı. Eşcinsellerin ABD Ordusu'nda görev yapmasına izin verdi ve Eşcinsel evliliğini destekleyen ilk ABD Başkanı oldu. Göçmen çocuklarının sınır dışı edilmesini 2 yıllığına engelledi. Yeşil enerji yanlısı olan Obama, kadınlara eşit ücret verilmesi, kürtajın yasal bir hak olarak varlığını koruması, kök hücre çalışmaları yapılarak tedavi süreçlerinin geliştirilmesini savunuyor.


Romney: İşsizliği ben çözerim

EKONOMİ: Orta ve alt sınıflara yeni vergiler getirilmesini, altyapı yatırımlarının azaltılmasını, bütçede tasarruf yapılmasını, 2008 krizine neden olan Wall Street denetimsizliğine dönülmesini istiyor. Buna karşılık zenginlerden daha az vergi alınmasını talep ediyor. Yeşil enerjiye mesafeli ve sendikal hakları desteklemiyor.

DIŞ POLİTİKA: Kayıtsız şartsız bir İsrail destekçisi ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun yakın bir dostu olarak muhtemel bir İran müdahalesini destekliyor. Suriye'de daha aktif bir tutum takınıyor. Afganistan'da askeri müdahalenin artırılması yanlısı.

ULUSAL:
Sağlık Reformu Yasası'nı yürürlükten kaldırmayı, kürtaj haklarını engellemeyi vaat ediyor. Eşcinsel evliliğine karşı ve göçmenlik reformu konusunda isteksiz.

ÜNLÜLER KİMİN TARAFINDA?

Hollywood, Obama'nın arkasında

Başkan Obama'nın destekçileri arasında Microsoft'un sahibi Bill Gates'ten, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'e kadar pek çok ünlü isim bulunuyor. Hollywood'ta Michael Douglas'tan George Clooney'e, Eva Longoria'dan Sharon Stone'a kadar birçok sanatçının onayını alan Obama, Steven Spielberg ve George Lucas'ın da favori ismi olmayı sürdürüyor. Özellikle George Clooney, Obama'nın bağış gecelerinin ayrılmaz bir ismi.

Romney'in destekçisi yok

Romney'i Hollywood'tan destekleyen en ünlü isimse yönetmen ve oyuncu Clint Eastwood. Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi'nde ABD Başkanı Barack Obama ile dalga geçen 11 dakikalık bir konuşma yapacak kadar kampanyada aktif rol alıyor. Porno yıldızı Jenna Jameson'ın da desteğini alan Romney, muhafazakar medya patronu Rupert Murdoch ve ünlü iş adamı Donald Trump'ın favorisi.

KÖPEKLER DE KAMPANYADA

ABD Başkanı Barack Obama'nın en yakın dostu olarak gördüğü Bo da seçim kampanyasında ön plana çıkıyor. Obama'nın kızları Sasha ve Malia için aldığı Portekiz su köpeği, adeta kampanyanın maskotu haline gelmiş durumda. Mitt Romney ailesinin başı ise köpeklerinden dolayı dertte. 1983 yılında çıktıkları bir aile gezisinde arabada yer kalmadığı için köpekleri Seamus'u aracın üstüne kafesiyle birlikte bağlayan Romney bu hatasının bedelini ödemeye devam ediyor. Yolculuk sonrası dakikalarca kusan ve uzun süre kendine gelemeyen Seamus'un içler acısı durumu aradan neredeyse 30 yıl geçmesine rağmen Başkan adayının hayvanlara muamelesi olarak propoganda amacıyla kullanılmaya devam ediyor.



Etiketler : , , , , , , , , , , ,

Diğer Haberler Tüm Güncel Haberleri
röportaj arşiv
HAVA DURUMU