USA SABAH 22 Kasım 2017 Çarşamba
Gezi - Mekan
  • Haber giriş tarihi: 18 Kasım 2013 Pazartesi 10:33
  • Güncelleme saati: 10:37

Jekyll & Hyde ile buluşmak ister misiniz?

Esra Yerebakan / NEW YORK

Çocukluğumdan beri kapıları hep sevmişimdir. Açılıp kapanmalarıyla değişen hayatları, ardında veya dışında kalmanın katıp eksilttikleri ve bu sayede oluşan hikâyeler hep merakımı cezbetmiştir.


Yıllar önce çıktığım bir Güney Doğu Anadolu turunda fark ettim bu merakımı.

Kapıları sevmenin içimdeki karşılığı olan merak duygusunu, yaptığım o yolculukta aralanan kapılardan gördüğüm çiçekli avlular perçinledi sanırım. Sadece bir anlık görüntüler üzerine yazdığım kısa hikayelerin mutlu kahramanları, o avlularda evleniyor ya da bebeklerini ilk kez o avlularda alıyordu kucaklarına. Sonu güzel biten hikâyelerimin tamamına inanırken kapıyı aralayanın gözlerinde fark ettiğim hüznün kaleme aldığı hikâyeler, yazıldıkları anda unutuldular.

Bunca uzun ve aslında bu haftanın mekânıyla pratikte hiç bir bağı olmayan bu girizgâhın konumuzla tek ilgisi, New York'ta da benzer 'kapı' hikâyeleri yakalamamdır.

New York'un sokaklarında etrafınızdakilere çarpmadan yürümeye çalışırken, gideceğiniz yerdeki muhtemel kuyruk çok uzamadan yakalamaya uğraşırken, kalkış saati bir dakika şaşmayan otobüsünüze yetişmeye çabalarken ya da -buradaki meraklı turistlerden biri iseniz- bulutlara değmeye çalışırcasına yükselen binalara bakarken bahsettiğim kapıları muhtemelen görmemiş ya da üzerinde düşünecek vakti bulamamış olabilirsiniz.

Benim için durum biraz farklı, sizlere her hafta yeni bir mekân ya da bir etkinlik tanıtmak için çıktığım gezilerde, detaylara ayıracak bol bol vaktim oluyor. Yazdığım birçok mekân ve etkinliğin New York gibi dünyanın her yerinden insanı barındıran bir şehirde beğenilip ayakta kalabilme mücadelesinin ortaya çıkardığı farklılık arayışı, sıradan gibi görünen kapıların ardında can buluyor. Kısacası New York'ta gördüğünüz her şey aslında sandığınızdan farklı...

Bu hafta da New York turistlerinin görmekten keyif alacağını düşündüğüm ve yediğiniz yemekten çok mekan atmosferinin hafızanızda yer edeceğine inandığım bir restoranı tanıtmak istiyorum. Jekyll & Hyde Club, siz yemeğinizi yerken son derece meşhur bir kitap ve filmden esinlenerek biraz korku ve biraz eğlencenin başarıyla harmanlandığı bir gösterinin size eşlik edeceği bir mekan.



Dr. Jekyll ve Mr. Hyde İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson'ın 1886 yılında yazdığı romanın adıdır. Yayımlandığı ilk günden beri ilginç konusu ve başarılı anlatımıyla çok satanlar listelerinde ilk sıralardaki yerini hemen almış ve uzun süre muhafaza etmeyi de başarmış bir eser.

İlk olarak 1942 yılında İki Yüzlü Adam ismiyle Türkçeye de çevrilmiş ve Türk okuyucular tarafından da hatırı sayılır bir beğeniyle karşılanmış.

Dönemin ünlü doktorlarından olan Dr. Jekyll'ın tamamen iyi niyetle başlayıp adeta bir trajediyle sonuçlanan meşhur araştırmasını konu alan kitabın birçok kez filmi de çekilmiş. (yaklaşık 50 farklı film çalışması yapılmış) Bu filmler arasında en beğenileni 1931 yapımı -ilk sesli versiyonu olan- yine aynı adı taşıyan Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'dir.

Hikâye, Dr. Jekyll'ın tüm insanların aslında iyi ve kötü yanları olduğuna, devamlı çatışan bu iki taraftan iyi olanının kazanması gerektiğine ve bu sayede dünyanın çok daha yaşanır bir yer olacağına inanmasıyla başlıyor.

Hikâyenin devamında Dr. Jekyll, iyiliğin kazanması için çok tartışılan bir yol izlemeye karar veriyor. Jekyll'nin teorisine göre, insanlara tüm kötülükleri yaptıran 'kötü yanımız' öncelikle serbest kalmalı. Böylece zincirlerinden kurtulan kötü fikirler savaşmak zorunda kalmadığından kolayca tatmin olup -savaşmaktan vazgeçerek- meydanı iyiliğe bırakabilir.

Dr. Jekyll'ın iyilik duygularını bastırarak kötülüğe yol veren bir ilaç keşfetmesiyle devam eden hikâyede, ilacı ilk kez kendi üzerinde denemesiyle dehşete düşüren olaylar da yaşanmaya başlıyor.

Dr. Jekyll keşfettiği ilacı her aldığında, cinayetten işkenceye kadar sayısız suç işleyen ikinci bir adama dönüşüyor. İşte kendinden bağımsız ama bir o kadar da içinde barındırdığı kötü yanını temsil eden bu ikinci adamın adı da Mr. Hyde. Sürekli dönüşen bu iki karakterin anlatıldığı roman çarpıcı olması adına uçlarda gezinse de her dönemin insanlarının ve insanlığının özeti gibi aslında.



Ortaya çıktığı ilk günden beri son derece beğenilen bu hikayeden çok etkilenen bir grup arkadaş, aynı adı taşıyan bir restoran açmaya karar verdiklerinde takvimler 1931'i gösteriyormuş. Hikayenin kahraman ve olaylarını konu alan bir konseptle dekore ettikleri mekanlarına eşlik eden lezzetli yemekleri, zamanla oldukça beğenilmiş ve Jeklly&Hyde adıyla Amerika genelinde yeni şubeler açmaya başlamışlar.

1989 yılına gelindiğinde kurulan The Jeklly and Hyde Entertaintmant Group konsepti geliştirmeye karar vermiş ve benzerine çok az rastlanan projeleri için kolları sıvamış.

Müşterilerine eğlenceli ve lezzetli bir akşam yemeği vaat eden grup, mekâna Dr. Jeklly'ın hikâyesinin canlandırılacağı bir tiyatro sahnesi de ekleyerek olay ve karakterleri simgeleyen figürlerle dekore edilmiş restorana yepyeni bir soluk getirmişler. Bu yeni haliyle akşam yemeklerine bir tiyatro oyunun da eşlik etmesini isteyenler tarafında oldukça beğenilerek bu günlere kadar gelmeyi başarmışlar.



Jeklly & Hyde Club'ta yapılabilecekler

New York'un adeta kalbi sayılan Times Square'de hizmet veren bu 'tiyatro restoran' da keyifli bir akşam yemeği yemek istiyorsanız sokağın başına kadar uzayan muhtemel kuyruğu göze almanız gerekiyor demektir.

Haftanın her günü öğlen ve akşam yemeği servisi yapan bu mekânın menüsünde Amerikan mutfağı temsil ediliyor. Tavuk ve deniz ürünleriyle çeşitlendirilen bir başlangıç menüsüyle başlayan servis seçenekleri, makarna, pizza ve hamburger çeşitleriyle devam ediyor. Kalabalık bir grupla gittiğiniz taktirde fiks menü seçeneği de sunan restoranda bu sayede hiç bir lezzeti kaçırmamanız da mümkün. Doğum günü ve özel partileriniz için de rezervasyon yapabileceğiniz Jeklly & Hyde Club her bütçeye hitap eden bir fiyat aralığını benimsemiş durumda.

Haftanın her günü 11.00-23.00 saatleri arasında hizmet veren mekan, Cuma ve Cumartesi akşamları gece yarısına kadar açık tutuluyor. Tam da bu noktada belirtmek isterim ki Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri dışında kalan günlerde Dr. Jeklly & Hyde adlı oyun sahnelenmiyor. Bu üç günün dışında mekana gittiğinizde yapacak bir şey olmadığını da düşünmeyin. Farklı dekorasyonu, korku filmlerini andıran ışıklandırması ve renkli garsonlarıyla farklı bir tecrübe yaşayabilirsiniz.



Oyunun sahnelendiği günlerde Jeklly & Hyde'a gitmek isterseniz muhakkak bilet almanız gerekli. Keyifle akşam yemeğinizi yerken mini bir korku filmini andıran oyunu ailenizle birlikte izlemek isterseniz çocuklarınız için 8 yaş sınırının olduğunu da bilmenizde fayda var.

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 18.00-23.00 saatleri arasında sergilenen oyunu izlemek için gerekli giriş biletlerinizi internetten alabileceğiniz gibi restoranın girişinden de temin edebilirsiniz. Hiç sıra beklemeden masanıza geçebileceğiniz 'hızlı bilet' ve 'normal bilet' olmak üzere iki farklı türde satılan biletlerden hızlı giriş için olanını almak isterseniz kişi başı 23, normal giriş hakkı veren bilet için ise kişi başı 18 dolar ödemeniz gerekmekte.

Ödediğiniz bilet ücretlerinin akşam yemeğiniz için gelecek olan hesaptan ayrı tutulduğunu bilmenizde fayda var. Ancak hesabınızı öderken bilet bedeli karşılığında aldığınız fişinizi gösterirseniz 5 dolar indirim kazanabilirsiniz.

Yazımın başında da bahsettiğim gibi mekana ilgi son derece yoğun. Özellikle akşam yemeği saatlerinde sokağın başını bulan kuyruklar oluşuyor. Bu rahatsız edici durumdan korunmak isteyenler için Jeklly & Hyde'ın üyelik sisteminden yaralanabilirsiniz. Yıllık sadece 50 dolar ödeyerek dahil olabileceğiniz üyelik paketinde bir yıl boyunca hangi saatte giderseniz gidin sıra beklemeden masanıza geçebilir, özel gün ve gecelerde düzenlenen partilerden öncelikli haberdar olabilir ve belirli zamanlarda indirim kuponları kazanabilirsiniz.

Bir diğer üyelik paketi içinse yıllık 100 dolar ödemeniz gerekli. Bu üyelik paketinin diğerinden en belirgin farkı ise içeri girdiğinizde hemen görebileceğiniz korku temalı hediyelik ve hatıralıkların satıldığı küçük dükkandan payınıza düşeni alabilecek olmanız.

Jekyll & Hyde hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz youtube adlı video sitesinde ufak bir arama yapmanızı tavsiye ederim. Müşterilerin bir kısmının paylaştığı videolar sayesinde sizi nelerin beklediğini görebilirsiniz.

Bu hafta da New York turistleri için son derece farklı bir tecrübe yaşayabilecekleri bir mekandan bahsetmeye çalıştım. Önümüzdeki hafta yine aynı yerde buluşmak üzere...

@basharfiie

eybakan@gmail.com


Diğer Haberler Tüm Gezi - Mekan Haberleri
röportaj arşiv
HAVA DURUMU