USA SABAH 19 Ekim 2017 Perşembe
Gezi - Mekan
  • Haber giriş tarihi: 24 Eylül 2012 Pazartesi 17:13
  • Güncelleme saati: 21:41

Dünya'nın en güzel yerlerinden birine gidiyoruz: Orlando! (1)

(USASABAH)

Esra Yerebakan / ORLANDO

Öncelikle herkese merhaba…

Bundan böyle şu anda odaklandığınız bu köşede, gezdiğim gördüğüm yerleri hatta bazen gezip görmek istediklerimi paylaşacağım. Öncelikle tanışmak gerekir değil mi? Ben kısaca, "@basharfiie", gezmeyi çok seven meraklının tekiyim. Yaşarken denk geldiğim anları unutmamak için sıkça not alırım. Son derece amatör fotoğraflar çekerim, paylaşmayı severim, yay burcuyum (tüm özelliklerini taşırım, sırt çantası ve spor ayakkabı insanıyım yani).

Aynı zamanda bir blogger'ım. Son derece zayıf bulduğum hafızama derman olsun diye başladım yazmaya, sonra işler değişti ve buradayım artık. İlk ikametgâhımı terk edip taşındım da denebilir aslında. Yazdıklarımla gitmiş kadar olma garantisi vermeyeceğim belki, ama ekran başından kalktığınızda hafiflemiş olacağınızdan eminim… Başlayalım o halde, bugün Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan, eğlence parklarıyla dolu son derece keyifli bir yere, Orlando'ya gidiyoruz…


Orlando hakkında genel bilgi



Orlando, Amerika Birleşik Devletlerinin 50 eyaletinden biri olan Florida eyaletinde bulunuyor. ABD'nin güneydoğusunda yer alır, parkları ve eğlence merkezleriyle ünlü bir şehirdir.

150 hektar gibi devasa bir alana kurulu Walt Disney World, tüm parkların toplandığı ayrı bir şehir gibidir aslında. Walt Disney World'de, Magic Kingdom, Epcot, Animal Kingdom, MGM Stüdyoları, Universal Studios, Sea World eğlence parkları ayrıca 3 ayrı su parkı, 25 otel ve alışveriş merkezi yer alır. Saydığım bu parklar dışında birçok irili ufaklı parkla karşılaşmanız mümkün olsa da en meşhur ve gezilesi parklar bunlarla sınırlandırılabilir. Unutmadan her bir park için bir tam gün ayırmanızda fayda var, gezi planınızı yaparken bu ayrıntıyı atlamamanızı tavsiye ederim. Hava şartları dolayısıyla tatil planınızı sonbahar mevsiminde uygulamaya koymanızı da şiddetle tavsiye ederim, yaz ayları okulların tatil olması sebebiyle hem çok kalabalık hem de aşırı sıcak olacaktır.

Kalacak yer seçimi

Disney World'ün içinde konsepte uygun birçok otel mevcut, bu otellerde kalırsanız, şehirde genel olarak hâkim olan gizlice bir film stüdyosuna girmiş olma halini devamlı yaşayabilirsiniz. Ancak ekonomik bir tatil yapmak istiyorsanız bu otellerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Orlando'nun merkezinde kalarak da tatilinizden keyif alabilirsiniz. Her gün ve düzenli saatlerde tüm otellere uğrayarak Disney World bölgesine hareket eden, daha da önemlisi tüm parklara uğrayan ücretsiz servisler mevcut. Geziniz bittiğinde yine otelinize kadar sizi bırakma garantisi de var.

Eğer bu tatile kalabalık bir grupla çıktıysanız şehirde bulunan beş yıldızlı otel standardındaki devre mülkler, otel masrafınızı neredeyse %50 oranında düşürmenize yardımcı olabilir. Bir de beraberinizdeki arkadaşlarınızla ev fiyatını paylaşacağınızı düşünürsek, konaklama masrafınızı daha da düşürmeniz mümkün. Orlando, ABD vatandaşlarının da sıkça tercih ettiği bir tatil bölgesi, düzenli olarak her yıl gelen Orlando sevdalıları devre mülk sahibi olmayı tercih ediyorlar. Devreleri olduğu halde gelemeyenler ise, haklarını kiralama yoluna gidiyorlar. Son derece temiz, birkaç ailenin bir arada kalabileceği şartlara sahip, (ebeveyn banyolu iki ayrı yatak odası ortak bir salon ve mutfak) sabah kahvaltısının da fiyata dahil olduğu World Quest Orlando Resort'ü kesinlikle tavsiye ederim. Bahsettiğim ücretsiz servis hizmeti burada da mevcut.

Yeme-İçme

Orlando'nun şehir merkezini gezmek için de mutlaka zaman ayırmalısınız. Hakim temadan uzaklaşmamış son derece şirin bir yer. Etrafta bolca restoran, kafe ve hediyelik eşyalar bulabileceğiniz şirin dükkânlar mevcut. Dolayısıyla yemek yemek için menüden istediğinizi seçmek dışında bir zahmete katlanmanız gerekmiyor.




Alışveriş

Orlando çok zengin bir alışveriş kültürüne sahip, aradığınız her şeyi kolayca ve bir arada bulabileceğiniz bir şehirdir. Orlando'da dokuz büyük alışveriş merkezi, üç toptan satış merkezi, tasarım butikleri, Disney temalı hediyelik eşya mağazaları vardır.

Başlıcaları, Orlando Premium Outlets, Prime Outlets dir. Her iki alışveriş merkezinde de aradığınız tüm markaları bulmanız mümkün. Buralara ilk girdiğinizde, mağazalardan önce müşteri hizmetleri ofisine uğrayarak turistlere özel kupon kitapçıklarını mutlaka almalısınız. Bunun için pasaportunuzu göstermeniz yeterli olacaktır. Ekstra indirimlerle çok daha ekonomik alışverişler yapabilirsiniz. Bazı otellerde yine dünyaca ünlü markların indirim kuponlarının bulunduğu kitapçıklar da, otel müşterilerine ücretsiz olarak veriliyor. Kaldığınız otelde mevcut ise mutlaka temin etmelisiniz.



Magic Kingdom




Magic Kingdom Orlando'da kurulan ilk park olma özelliğine sahip en güzel parklardan biridir. 15 hektar alan üzerine kurulu oldukça büyük ve eğlenceli bir parktır. İçeriye girdiğinizde tüm Walt Disney parklarının simgesi olan Sindirella Kalesi'ni görebilirsiniz. Öncelikle bir park turu atmak isterseniz gerçek bir şehir hatları vapuruyla aynı boyutlarda olan tur vapuruna ücretsiz olarak binebilirsiniz.



Magic Kingdom 7 ayrı bölümden oluşan bir parktır. Öncelikle yapmanız gereken tüm parkı detaylarıyla gösteren bir harita edinmeniz olmalıdır. İkinci adım ise, girişte bulunan gişeye uğrayıp belirlenen restoranlarda geçerli, gün boyu sınırsız faydalanabileceğiniz yeme-içme kuponlarını satın almaktır. Bu satış noktalarında, oldukça yüksek fiyata satılan bardaklardan bir kez alıyorsunuz ve içeceğiniz bittikçe belirlenen yerlerde sınırsız doldurabiliyorsunuz. Böylece uzun ve yorucu bir gün geçireceğiniz bu parkta yeme-içme sıkıntınızı en ekonomik yoldan halletmiş olacaksınız. Burada ufak bir tavsiye, Her bir kişiye bir bardak almaktansa ortak bir bardak almanız sizin için daha avantajlı olacaktır.



Magic Kingdom daha çok çocuklara hitap eden bir parktır. Özellikle bazı bölümlerinde son derece eğitici birçok bilgi verilmektedir. Bu sebeple çocuğunuz bu muhteşem tatili ileride hatırlayamayacağı bir yaşta ise ya da aktivitelerin içine sıkıştırılmış eğitici bölümleri kavrayacak İngilizcesi henüz yok ise bu tatili bir süre ertelemekte fayda var demektir.

Peter Pan, Winnie the Pooh ve Uçan Fil çocuklarınızın çok hoşlanacağı bölümlerden sadece bir kaçıdır. Tabi ki sadece çocuklar değil büyükler için de bir şeyler düşünülmüş. Mesela, parkın Macera Adası denilen bölümü büyükler için tasarlanmış. Kayaların arasından geçen bol adrenalin yüklü roller coaster, 80 derecelik bir açıyla sizi yüksekten aşağı, suların içine bırakan su vagonu kesinlikle denemeye değer…



Parkın bir diğer bölümü ise Mickey Mouse karakterleri için özel olarak ayrılmış. Bu bölümde Mickey ve Minnie Mouse ile tanışıp fotoğraf çektirebilir, orijinal boyutlardaki evlerini gezebilirsiniz.



Yarının Dünyası adlı bölümde ise, makinistsiz bir trene binip park turu yapabilir, otomobil yarışlarına katılabilir ya da saatte 60 km hızla ilerleyen özel bir araca binip uzay yolculuğu yapabilirsiniz.

Çocuklarınızı üç boyutlu gösterilerin yapıldığı sinema solanlarına götürmenizi özellikle tavsiye ederim, öylesine etkili ver gerçekçi ki zaman zaman kendinize hakim olamayıp gözünüzün önüne kadar gelen figürlere dokunmak isteyeceksiniz. Hatta yayınlanan filmin bazı anlarında -kahramanlar tükürürken mesela- yüzünüzün ıslandığını ya da bacaklarınıza tekme atıldığını hissedebilirsiniz.

Eğer Macig Kingdom'ı geziyorsanız, öğlen saatlerinde muhakkak ortalarda olun. Çünkü öğlen saatlerinde tüm Walt Disney karakterlerinin bir arada olduğu müzikli ve danslı eğlenceler başlıyor. En çok fotoğrafı bu aktiviteyi yakaladığınızda çekebileceğinizi garanti ederim.

Epcot



Epcot, içerik ve bilgilendirme açısından çocuklara hitap etse de büyükler için de harika şeyler bulabilirsiniz. Bu parkın öncelikli amacı geleceğin dünyasını inşa etmektir. Hatta yapım aşamasında NASA'dan uzmanlar çağırılmış ve geleceği şekillendirebilecek hayalleri sorulmuş, verilen cevaplar sonucu bu park ortaya çıkmış. Parkın girişinde çok büyük boyutlarda top biçiminde bir bina ile karşılaşacaksınız. Bu binaya muhakkak girin, bineceğiniz özel bir araçla binlerce yıl öncesinden bugüne kadar dünyayı izleme şansı bulacaksınız.



Epcot, iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde bilgilendirici ve eğlenceli aktiviteler mevcutken ikinci bölümünde 17 dünya ülkesini tanıtan bölümler yer alıyor. (Almanya, Çin, Fas, Japonya, Fransa, Meksika, İngiltere, Canada, Norveç, İtalya…) 17 dünya ülkesinin tanıtıldığı bölümler deyince aklınıza basit bir sergi gelmesin sakın. Çok büyük bir alana kurulu bu bölgede her bir ülke için özel bir yer ayrılmış. Bu bölgelerde gördüğünüz her şey bizzat temsil edilen ülkeden getirilmiş. Kullanılan seramiklerden hediyelik eşyalara kadar her şey… Her bir ülkenin kendine özgü yemeklerini yiyebileceğiniz restoranları ve söz konusu ülkeyi temsil eden bazı yapıları da bu alanda görebilirsiniz. Kısacası, burada küçük bir dünya turu da yapabilirsiniz.



Parkın birinci bölümündeki aktivitelerin en meşhurlarından birisi de aya yolculuk simülasyonudur. Girişte yeşil ve turuncu ile ifade edilen iki ayrı seçenek sunuluyor, turuncu simülasyonu seçerseniz adrenalin seviyenizin tavan yapacağı garantisi var demektir. Bir uzay mekiğine biniyor ve aya gidiyorsunuz, sanal bir ortamda olduğunuzu bildiğiniz halde indiğinizde gerçek olduğuna yemin bile edebilecek kıvamda oluyorsunuz. Ben turuncu olanı tecrübe ettim ve size kesinlikle tercihinizi yeşilden yana kullanmanızı öneriyorum.

En meşhur ikinci aktivite ise, üç boyutlu bir ekranın önüne kurulu olan yamaç paraşütüne binerek Amerika'nın en ünlü yerlerini havadan gezme olanağı sağlayan adrenalin yüklü Soarin'dir. Orlando gezimizden aklımda kalan en eğlenceli şey bu turdu desem yalan söylemiş olmam. Bir ara ayağımdaki sandaletlerimin 15 metrelik bu yükseklikten düşeceğini sandım.



Diğer parklar ve Orlando tüyoları için ikinci yazımda buluşmak üzere…

NOT: Yazımda kullandığım fotoğrafların bir kısmı kopyalama izni veren internet sitelerinden alınmıştır.

eybakan@gmail.com





Etiketler : , , , , , , ,

röportaj arşiv
HAVA DURUMU