USA SABAH 20 Aralık 2014 Cumartesi
Ekonomi
  • Haber giriş tarihi: 04 Mayıs 2012 Cuma 09:52
  • Güncelleme saati: 09:59

Sabancı'dan 28 Şubat yorumu

(USASABAH)

Nur Özkan Erbay / Washington DC

28 Şubat'ın on beşinci yıldönümünde TÜSİAD ve Demokrasi etrafında yükselen tartışmalara, o dönemde derneğin yönetiminde olan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da Washington'dan katıldı.

Bu yıl Brookings Enstitüsü ve Sabancı Üniversitesi tarafından 8.'incisi düzenlenen Sakıp Sabancı Konferansının ardından Washington'da basın mensupları ile biraraya gelen Sabancı, TÜSİAD'ın 1997'de hazırladığı Demokratikleşme Raporu'nun günün koşullarında Türkiye için çok önemli bir adım olduğunu belirterek "O dönem, TÜSİAD'ın Yönetim Kurulu Türkiye'de hiçbir sivil toplum örgütünün yapmadığı bir çalışmayı yaptı. Demokratikleşme raporu Türkiye için önemli bir adımdı, kolay da değildi" dedi.

Türkiye'nin yeni anayasa çalışmalarında evrensel doğruları hedeflemesi gerektiğine işaret eden Sabancı, "Türkiye yine önemli bir dönemden geçiyor. Yeni bir anayasa yapacağız. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen gün söyledikleri hepimize bir rehber olmalı" diye konuştu.

Sabancı, TÜSİAD'ın süreçteki duruşu ile ilgili yer yer farklı algılamalar olduğuna değinerek, "O zamanlar görev yapmış birisi olarak nerede olduğumuzu söylüyorum. Ve diyorum ki tek tek üyelerimizin farklı görüşleri olabilir ama TÜSİAD'ı bağlayan yönetim kurulunun görüşü, çalışması ve duruşudur. Bunu teyid etmek istiyorum" diye konuştu.

"Hepimiz bir yerinden çekersek doğruyu bulamayız"

Sabancı, amcası merhum Sakıp Sabancı'nın Demokratikleşme Raporunun TÜSİAD Genel Kurul'una sunulduğu gün kürsüde ilk konuşmacı olarak söz aldığını ve "Arkadaşlar hepimizin farklı görüşü olabilir ama bizim seçilmiş bir yönetim kurulumuz var. Arkadaşlar öngörmüşler, çalışmışlar, ortaya Türkiye'nin önünü açacak bir rapor koymuşlar. Hepimize bunu desteklemek düşer" şeklindeki sözlerini aktardı.

Güler Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi Türkiye yine önemli bir dönemden geçiyor. Yeni bir anayasa yapacağız. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen gün söyledikleri bir rehber olmalı hepimize...Bir örnek vereceğim, o demokratikleşme raporunun içinde de yazar. İdam cezası kaldırılsın denir. Biz Özdemir Sabancıyı kaybetmiştik ailecek. O rapora, o maddeye rağmen Sakıp bey yine destek verdi. Yani mesele..Herkes kendine göre çekerse doğruyu bulamayız. Evrensel doğruya gitmemiz lazım. Anayasa'da da öyle. Evrensel doğruya gitmek lazım."

"Seçilmiş Yönetim Kurulu bağlar"

Sabancı, demokratikleşme raporunun 24 Ocak 1997'de TÜSİAD Genel Kurul'una sunulduğunda rapora karşı olan, farklı üyelerin de bulunduğuna işaret ederek, "Ama bir kaydı düzeltmek istiyorum. Şunu Türkiye'de çok karıştırıyoruz: TÜSİAD şöyle idi böyle idi değil. TÜSİAD'ı bağlayan o gün 250 üyesi vardı bugün 600 üyesi var. TÜSİAD bir siyasi parti değil, dolayısıyla herkes aynı şeyi düşünecek diye bir şey yok. Herkesin ayrı fikri var, görüşü var. TÜSİAD'ın seçilmiş bir yönetim kurulu var. TÜSİAD'ı bağlayan yönetim kurulunun sözü ve çalışmalarıdır. TÜSİAD yönetim kurulu o gün ülkenin içinde bulunduğu karışık gidişatın farkına varmış, demokratikleşme raporunu, o gün hiç kimsenin yapamadığı bir demokratikleşme raporu yapmıştır" diye konuştu.

"Kurumlarla kişileri çok karıştırıyoruz"

Kendisinin de Demokratikleşme Raporu yayınlandığında görevde olduğunu kaydeden Sabancı, "Biraz da kurumlarla kişileri çok karıştırıyoruz. Ben üniversitede daha fazla görev aldıkça bunlara daha hassas oluyorum. Üniversitede bir öğretim üyesinin görüşü Sabancı Üniversitesinin görüşüymüş gibi...Bu Sabancı Üniversitesinin görüşü olamaz. Öğretim üyelerimizin tek tek görüşleri olur. Biraz önce TÜSİAD için söylediklerimin tam tersini söylüyorum Üniversite için. Yani bunlar çok farklı şeyler. Bunları birbirine karıştırmamak lazım diyorum. Bir algı var da böyle, işte onun için geçmişin kaydını iyi yapmak lazım" dedi.

Sakıp Sabancı Konferansı 8. Yaşında

ABD'nin saygın düşünce kuruluşlarından biri olan Brookings Enstitüsü ile düzenledikleri Sakıp Sabancı Konferansı'nın ilkinin 2005 yılında gerçekleştirildiğini belirten Güler Sabancı, konferansın aradan geçen 8 senede kat ettiği mesafeden büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Sabancı, "Sakıp Bey'in arzusu oldu. Bu konferans sadece bir konferans ve düzenlen bir yemek olarak kalmadı. Washington'da birkaç gün Türkiye konuşulsun istedik. Artık bu bir ritüel haline geldi" dedi. Brookings ile başta 3 yıllık bir antlaşma yapıldığını ancak yıllar içerisinde devamının geldiğini aktaran Sabancı, "9.yılı ve 10 yılı tamamlarız diye düşünüyorum. Başta sadece konferans olarak diye başladık ama Washington'da birkaç gün gündemi yaratan bir şey oldu. 10.yılı daha özel yapmamız lazım" diye konuştu.


"Türk-Amerikan ilişkileri en iyi döneminde"

Sabancı, konferans için geldiği Washington'da aradan geçen 8 yıl içerisinde Türk-Amerikan ilişkilerinin bugünkü durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede ise "İlişkiler bugün en iyi dönemini yaşıyor. Buna emek verenlere de çok teşekkür etmek lazım. Sayın büyükelçiye de teşekkür ettim, katkısı olanlara da. Bu hakikaten memnuniyet verici birşey" şeklinde konuştu.

Güler Sabancı, MIT'de Danışma Kurulu'nda

Washington'daki ziyaretinin ardından dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri olan Boston'daki MIT'e bir ziyaret gerçekleştireceğini aktaran Sabancı burada MIT İşletme Okulu'nda bir konuşma yapacağını, MIT'nin Enerji Güvenliği alanındaki insiyatifinde de danışma kuruluna getirildiğini söyledi.

Etiketler : , , , ,

Diğer Haberler Tüm Ekonomi Haberleri
Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu:Hamburgerin merkezinde simit burger satıyoruz
röportaj arşiv
HAVA DURUMU