USA SABAH 21 Kasım 2017 Salı
Ekonomi
  • Haber giriş tarihi: 09 Mart 2012 Cuma 16:59
  • Güncelleme saati: 17:01

ABD kredileri Türk çiftçisinin belini büküyor

(A.A)

ABD'nin tarımsal ürün ihracatını artırmak amacıyla kullandırdığı GSM kredilerine karşı Türk tarım kesiminin tepkisi büyüyor.


Kredilerin ithalatı cazip kıldığı, cari açığa neden olduğu ve Türk tarım ürünleri karşısında haksız rekabet yarattığını savunan sektör temsilcileri, hükümetin yeni teşvik paketinde Türk tarım ürünlerinin kullanımında da benzeri bir finansal destek sağlanmasını bekliyor.

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre, tarım ürünlerinin ihracatı için alıcılara ödeme kolaylığı sağlayan ve Türkiye'de özellikle mısır, soya ve pamuk ithalatçılarının yararlandığı GSM 102 ve 103 kredi programları kapsamında, 2012 yılı için ayrılan fon, 425 milyon dolar olarak belirlendi.

ABD'den tarım ürünü ithal edenlerin yararlandığı GSM kredilerinde 1999'dan bu yana kullandırılan kredi miktarı ise 1 milyar 588 milyon dolara ulaştı.

GSM kredileri, ABD'den tarım ürünü ithal edenlere iki yıla kadar ödeme kolaylığı getirmesi nedeniyle başta pamuk üreticileri olmak üzere yerli üreticinin rekabetini büyük ölçüde güçleştirdiği gerekçesiyle tepki çekiyor.

Türkiye'nin önemli pamuk üretim merkezlerinden olan Aydın'ın Söke ilçesinde, pamuk fiyatlarının beklentinin altında oluşması, üreticinin GSM kredilerine karşı tepkisini artırıyor.

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz, GSM kredilerinin, Türk pamuk üreticisinin en büyük rakibi olan ABD'li çiftçiye, ithalatçılar için yaratılan avantajlı ödeme sistemiyle sağlanan önemli bir destek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''GSM 102 kredileri yıllardır Türk pamuğu için dezavantajlı bir durum yaratıyor. Türk tarımının uluslararası rekabet gücünde geri kalmasında GSM kredileri de sorumludur. Fakat bu kredilerin engellenmesi için yapılacak çok fazla bir şey yok. Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayette bulunulabilir. Ancak kazanma şansı ne olur bilemiyorum. Sonuçta ABD'nin ihracatını teşvik etmek için şirketlerine kullandırdığı bir kredi.
Türk pamuğu kullananlara da benzer finansman olanakları sunulması için çalışıyoruz. Geçtiğimiz aylarda Çeşme'de düzenlenen Pamuk Arama Konferansı'nda bu konudaki taleplerimizi hükümet temsilcilerine ilettik. Türk malı tarım ürünü kullananlara benzeri finansman imkanı getirecek bir teşvik mekanizması kurulmasını talep ettik. Hükümetin açıklayacağı yeni teşvik sistemi içinde üreticiye güç katacak düzenlemeler bekliyoruz.''

''Yerli pamuğun fiyatını aşağı çekiyor''

Söke Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Bertan Balçık da ABD Tarım Bakanlığına bağlı rehin kredi kuruluşunun ''İhracat Kredi Garanti Programı'' uyguladığını belirterek, bu kapsamda ABD'li ihracatçı firmalara kullandırılan krediler sayesinde, ABD'den ürün ithal etmek isteyen firmaların aldıkları ürünün parasını 2 yıl sonra ödeme imkanına kavuştuğunu söyledi.

Böyle bir finansman kolaylığının Türkiye'de hiçbir kurum tarafından karşılanmadığını, ithalatçının da doğal olarak ABD ürünlerini tercih etmek durumunda kaldığını kaydeden Balçık, Türkiye'de pamuk üreten ve satan kesimlerin böyle bir imkanı sağlamasının mümkün olmadığını, bu nedenle haksız rekabet yaratıldığını savundu.

İç piyasada yeteri kadar pamuk satılamadığı için pamuk fiyatlarının dünya fiyatlarının gerisinde gerçekleştiğini, İzmir Ticaret Borsası'nda 3,60 liradan işlem gören ''Standart 1'' pamuğun muadilinin dünya borsalarında 4,10 liradan işlem gördüğüne dikkati çeken Balçık, yerli üretimi olumsuz etkileyen bu kredilere karşı yıllardır tepki vermelerine rağmen henüz sonuç alamadıklarını anlattı.

Bu konuda ilgili bakanlar ve bölge milletvekilleriyle de görüşerek bir rapor sunduklarını, GSM kredilerinin engellenmesi için çalışma yapılmasını istediklerini ifade eden Balçık, ''Türkiye'de iplikçi lobisi çok güçlü. Bizlerin talepleri ikinci planda kalıyor. Tabi bir de Amerikan hükümetinin lobisi var. Biz taleplerimizi ısrarla dile getirmeye devam edeceğiz. Hükümetimizin de Türk tarımının gördüğü zararı görüp bu kredilere karşı önlem alacağını düşünüyoruz'' görüşünü dile getirdi.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Haksız rekabet var"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise bu programlarla ABD'den Türkiye'ye pamuk gibi bitkisel ürünlerin yanında damızlık hayvan gibi üretim materyallerinin de ithalatının yapıldığını söyledi.

ABD ve AB üyeleri gibi gelişmiş ülkelerce başvurulan bu desteklerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kararlarına rağmen haksız rekabet unsuru olarak, özellikle soya, soya küspesi, pamuk, beyaz et gibi ürünlerde devam ettiğini belirten Bayraktar, bu durumun, ithalatçı ülkelerin tarımsal üretim ve ticareti üzerinde bozucu etkiler yarattığını kaydetti. Gelişmekte olan bazı ülkelerin, ABD, Çin ve AB gibi ülkelerin ''tarımsal ürünlerde önemli boyutlara ulaşan sübvansiyon uygulamalarıyla pazarı bozdukları ve dünya fiyatlarında düşüşe sebebiyet vererek ihracatçı ülkelerin gelir kaybına neden oldukları'' gerekçesiyle DTÖ nezdinde şikayetçi olduklarını anlatan Bayraktar, söz konusu ülkelerin netice alamadıklarını söyledi.
Pamuğun bu kredilerden en fazla etkilenen ve dünya piyasasında çok fazla ülke müdahalesiyle karşı karşıya kalan bir ürün olduğunu kaydeden Bayraktar, Türkiye'nin bu ürüne sağladığı desteğin yetersiz olduğunu, ayrıca pamukta dış ticaret ve kur politikalarından kaynaklanan sorunların da Türkiye'yi ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

DTÖ Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi gibi uluslararası kuruluşların pamuk sektörünü olumsuz etkileyen hükümet önlemlerinin kaldırılması yönündeki kararlarına rağmen ABD ve AB'nin pamuk üretimlerini yüksek oranda desteklemeye devam ettiğine dikkati çeken Bayraktar, ''Bu ülkelerin uyguladığı ihracat politikaları, sübvansiyonlu ithalat için sağladığı GSM benzeri krediler, Türkiye'de pamuğun herhangi bir dış ticaret aracıyla korunmaması yerli üretimi tehdit etmektedir'' görüşünü ifade etti.

Etiketler : , ,

Diğer Haberler Tüm Ekonomi Haberleri
röportaj arşiv
HAVA DURUMU